Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
509
 

MB sosyal ortam mıdır, yazı ortamı mıdır?

MB’de beni en çok rahatsız eden şeylerden birisi burada belli kişilerin burayı kendilerine mal etmeye çalışması. Bunlar güya burayı düzeyli kılmaya, temizlemeye, Milliyet’e yakışır hale getirmeye, herkesin gerçek adıyla fotografıyla görünür olmasını sağlamaya çalışıyorlar. Birbirleriyle ahbap çavuş ilişkisi içine girerek alanlar yaratmaya ve böylelikle bazılarını yabancılaştırarak, burdan uzaklaştırmaya yeltenmeye çalışıyorlar. Birbirlerine, laylaylom, anlamsız, abartma övgüler içeren yorumlarla etki yaratmaya uğraşıyorlar. 

Ve bu karşılıklı çıkar dengesine dayalı canımcı cicimci paslaşmalar aslında sahtekarca, hepsi bu etki adına. 

Bunlar tabi bir ölçüde normal, burası amatör bir ortam, ama bu kişiler kalkıp zamanla burayı kendi dar yaklaşımlarıyla biçimlendirmeye kalkınca işte o zaman bu olağan karşılanacak sosyalleşme hareketleri ortamı yozlaştırmaya ve diğer kişileri rahatsız etmeye başlıyor 

Bunların altında ise buranın sosyal ortam ile yazı ortamı olması arasındaki bağlantının -iyi ya da kötü niyetle- yanlış kuruluyor olması yatıyor.  

Burası esas olarak bir yazı ortamıdır, sosyal bir ortam değildir, bunu söylemek yanlış olmaz. Ama burası salt bir yazı ortamı da değildir. 

İki nedenle; birincisi burada yazı yazıyor olmak, kaçınılmaz bir sonuç olarak sosyal ortam/lar doğuracaktır. İkincisi ise burası amatör bir ortam olduğu için profesyonel yazı ortamlarına göre insanların sosyalleşme tatminlerine yönelik hareketlerini daha çok içerecektir. 

Burada sık sık yaşanan sorunların kaynağında ana nokta olarak bu iki özelliğin birbiriyle karıştırılması durumu yatıyor bence. Bu sorun, buranın temel ve öncelikli varlık nedeni yazı olduğu halde, öncelikli niyeti sosyalleşmek olan kişilerin yazılarını ve bu yazı ortamını bu ikincil duruma alet etmesi, yani burayı amacına aykırı kullanmaya ve sosyalleşmesindeki tatmini artırmaya dönük yönlendirmeye çalışmasından çıkıyor. 

Salt sosyalleşme için burada olup bunu saklamayan ve bu doğrultuda hareket eden kişinin yaptığını yanlış görmüyorum. Çünkü amacıyla yaptığı tutarlıdır. Ama amacı sosyalleşmek iken, bu ortamın özsel niteliğini bu amaca ulaşmada araç olarak kullanmak yanlıştır. 

Burda bence öyle kişiler var ki, blog yazdığı için sosyalleşiyor değil, sosyalleştiği için blog yazıyor izlenimini vermektedir. Yani sosyalleşiyor olmasaydı yazı yazıyor olmayacaktı. 

Burada yukarıda saydığım temizleme harekatını destekleyenler genelde bu tip insanlar. Yani sosyalleştiği için yazan ya da bu yönü ağır basan kişiler. Bu kişileri, özel olarak değil de izlenim olarak takip ettiğinizde görürsünüz, yazdıkları yorumlar, yorumlara verdikleri cevaplar bu saik üzerinden yürür. 

Bana kalırsa, eğer MB’de bir temizlik işi yapılması şartsa, işe bu kişilerden başlamak gerekirdi: 

Burayı temizlemek isteyenler; 

Burayı Milliyet’e yakışır hale getirmek isteyenler; 

Burayı grup psikolojisi içinde kendi alanları haline getirmek isteyenler; 

Burada insanların birden fazla hesap açmasını reddedenler; 

Burada sözde adlarıyla ve fotolarıyla bulunmayı asli bir durum sanan ve öne çıkartanlar; 

Buraya belli bir yapı kazandırmak için manipülasyonlar yapanlar; 

Burada nick kullanımını ortadan kaldırmak isteyenler; 

Burada insanların fotograflarını sunmalarını bekleyenler; 

MB'yi biçimlendirmeye kalkarak burayı yozlaştırıyorsunuz. Yarattığınız irritasyon ile MB'nin tadını kaçırıyor ve insanların MB'den uzaklaşmasına neden oluyorsunuz. 

MB ve benzerleri çağın bir getirisi olarak, amatör, noname, kitleye açık özgür ortamlardır. Ve bu ortamlar nitelik olarak hep var kalacaktır. İstediğiniz kadar dayatınız, bunun için ortamı yozlaştırınız, birilerine saldırınız bu değişmeyecektir. Burada dönüşecek olan sizlersiniz. Çünkü işin doğasına aykırı olan sizsiniz. 

Buranın temel ilkesi gönüllülüktür. Gönüllülük ise paşa gönlün her ne istiyorsa o olsun demektir. 

İsteyen yüz tane nick alır. İsteyen gerçek adıymış gibi başka ad kulllanır. 

İsteyen gerçek fotosuymuş gibi başka foto kullanır. 

Aynı kişi istiyorsa on ayrı temada on ayrı perspektifte yazı yazabilir. İster bunu açık eder, ister etmez. 

İsteyen on dakikada bir blog yazabilir. 

İsteyen saçmalar. 

İsteyen mizah yapar. 

İsteyen copy paste yapar. 

İsteyen başkasının yazısını alıntılar. 

İsteyen başkasını yazısının altına imza atar. 

İsteyen teorik yazar. 

Çünkü aslında hiçbir isim ya da imza gerçek, hiçbir foto asıl ve resmi değildir.  

Gerçek sandığınız bir isim sahte, sahte sandığınız bir nick çok daha gerçek olabilir. Ama sonuçta hiçbiri görselliğin sembolizmi dışında bir anlam taşımaz. Bir isim ya da nick sadece görsel bir kimliktir. 

Blogu blog yapan bu özelliklerdir. Siz kendi güvenliğiniz için, iyi ilişkileriniz için, ahbap çavuşluklarınız için burada bu bakımlardan daha rahat at oynatmak için, binlerce insanın gönüllüce katıldığı bir ortamı kendi çıkarınıza şekillendirme hakkına sahip olamazsınız. 

Bu serbestlik içeren nitelikleri kötüye kullananlar çıkabilir elbette, -serbestliklerin verdiği alanı doğallığı içinde kullanmayı kötüye kullanma olarak görmeden- bu gayet normal. Ama blogu bu niteliklerinden arındırarak kendi sosyal grubunuza, kendi siyasal görüşünüze, kendi tarzınıza ait kılmaya çalışmak da aynı derecede kötüye kullanmaktır. 

Ve bu kullanım tarzı, ilk kullanım tarzına karşı geliştirildiğinde kendisini aklamaz. Kötüye karşı olan iyi olmak zorunda değildir. Kötü de, kötüye karşı gelebilir. Kötülüğü iyilikle değil başka bir kötülükle ortadan kaldırmak da mümkündür. Çünkü kötülükler tek bir tane değildir. 

Ben şahsen serbestliklerin kötüye kullanılmasından dolayı rahatsızlık eşiğimi aşan durumlar yaşamadım. 

Ama 'MB'yi düzeltelim, burayı temizleyelim, buranın kalitesini yükseltelim, gerçek kimliğimizle olalım' diyenlerden gına geldi. Şahsen, sizin ne adınızı ne gerçek fotonuzu ne kimliğinizi gram merak etmiyorum ve dikkate almıyorum. 

Ama birilerinin habire bunu öne çıkarıp MB'yi kendi gibi tiplerin hakimiyet alanı yapmaya çalışmasına itiraz etmek gerekiyor. Burada kişisel olarak kendini öne çıkarmaya çalışma da var aslında, burada bunun gerisinde sosyalleşme tatmini yattığını söyledim. Bir diğer neden ise kişilik problemleri. Burada adı sanı ve fotosu görününce bir şey olacağını sanıyor. Oysa bunu zorlamak bir kibirden başka bir şey değil, üstelik ortada -konuşuyor olmanın kağıda aktarılmasını aşacak düzeyde- bir yazı bile yokken. Olsa bile bu değişmezdi, çünkü buranın yapısal özelliği no name özgürlüktür. İsim vermek de vermemek de, diğer saydığım her türlü tutum da aynı özgürlükten ve gönüllülükten çıkar. 

tijence bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazar, kendi önlemini almadığı sürece "açık deniz" örneğinizin doğru olduğu düşünülebilir. (Finders, keepers.) Öte yandan, internette dahi olsa, herhangi bir yazının "sahipsiz" olduğunu varsaymak, açıkça cingözlük yapmak demek. Kişinin ona ait olmayan birşeyi sahiplenmesi hırsızlıktır. Bu yolla edinilen kazanç, ister maddi ister manevi olsun, davranışın yanlış olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu da benim düşüncem :-) Selâm ve saygılarımla.

uhudedipuhu 
 07.07.2011 13:43
Cevap :
Benim dediğimden farklı bir şey demiyorsunuz aslında. Gerçek kişinin başkasının yazısını sahiplenmisini zaten kabul etmiyorum. Ancak internette olan şeyin, gerçek kişilikler üzerinden yürümediğinde, yapılan copy paste, gerçek bir kişinin başkasına ait bir yazıyı kendi adına maletmiş olması olmaktan çıkıyor. Orada bir nüans var.  07.07.2011 16:38
 

Madem benzetme yapacağız, akıl ve izan çerçevesinde benzetsek! Keşke örnekler verirken biraz daha derin düşünsek. Milliyet Blog eğer "han" ise editörler han' ın oda başları değil mi? İp' ini koparan bu han' a giremiyor diye biliyoruz. Hürmetlerimle.

Doğrucu Davut 
 06.07.2011 18:41
Cevap :
Yanlış anlamadıysam, sanırım yorumcuma eleştiri getiriyorsunuz.. editörler var ve gerçekten de mb'nin standardını tutturacak müdahalelerde bulunmak niyetiyle çalışıyorlar, bu bakımdan yol geçen hanı değil, başkalarının bu işe soyunması, işgüzarlık, bekçi murtazalık oluyor.  06.07.2011 19:23
 

...söylediklerinizin büyük bir kısmına katılıyorum aslında. Ama yine de o kadar yol geçen hanı olmamalı sanki. En azından beşyüz kimlikle yazarken, yüzyüze tanışalım diye tutturan birinin tanışma partisine hangi yüzünü getireceğini bilsek fena olmaz diyorum mesela..:)) Ama onun Allahı var yine... Bir yerde yüzlerine sahip çıkıyor ve ben değilim demiyor..:)) Neyse şaka bir yana, ortam söylediğiniz boyutta kuralsız ve yol geçen hanı olacaksa; o zaman disiplin kurulu yapalım, denetleyelim. sosyalleşelim, gruplar kurup birbirimize övgüler düzelim, bizden olmayanı dışlayalım diyenlerin de istediklerini yazmaya hakları var. Canları ister disiplin kurulu önerirler canları ister şunlar şunlar gitsin diye posta koyarlar. Ha sonuç değişir mi..?? Hayıırr... E bırakın onlar da dilediklerini yazsınlar di mi ama... Selamlar..:))

Yıldız... 
 05.07.2011 0:08
Cevap :
Pire yüzünden yorgan yakmak diye bir deyim var. Hiçbir negatif tekil bir durum genel ilkeyi ortadan kaldırmaz. Onun bir eşiği vardır. MB'de bu eşiği aşacak bir durum yok. Ama aslında belki de bu tekil durumlara verilen tepkiler bence eskiden beri varolan başka foyaları ortaya çıkartıyor.  05.07.2011 3:17
 

"Cins" olduğunuz resminizden belli:)

Ümit Culduz  
 04.07.2011 18:02
Cevap :
Sizinle onun arasında bir benzerlik var bir de farklılık. Benzerlik, o benim kuçum kuçum, siz de MB'nin. Fark ise o kolay kolay ısırmaz, siz ise devamlı paçalardasınız. Daha önemlisi ne biliyor musunuz, birine saldırmak için onun adını, nickini, fotosunu malzeme olarak kullanmaktaki basitliktir.  05.07.2011 3:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 465
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 937
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster