Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
597
 

Mesleki eğitim -1-

Mesleki eğitim -1-
 

Ben bundan sonraki yazılarımda da, ülkemizdeki mesleki eğitimin, belli başlı sorunlarını yazmaya devam edeceğim. Bu yüzden yazımın başlığını Mesleki Eğitim -1- şeklinde yazdım. Hemen altta göründüğü gibi, mesleki eğitime farklı ve bugüne kadar dile pek getirilmemiş, açılardan bakarak, sizlere bilgi sunmaya çalışacağım.

Mesleki Eğitim’e başlama yaşı ve meslek seçim yaşı.

MEVCUT DURUM 1: Ülkemizde Mesleğe başlama yaşı, Meslek Liseleri düşünüldüğünde, İlköğretimden hemen sonra gerçekleşmektedir. Yani 14-15 yaşlarında. İlköğretimi, bitiren bir çocuk, Meslek Lisesi 1. sınıfında, Tanıtım ve Yönlendirme dersi yoluyla meslek seçimi için yönlendirilmeye çalışılmaktadır.

MEVCUT DURUM 2: Tanıtım ve Yönlendirme dersinin tam olarak, işe yaradığı söylenemez. Bu ders yokken, öğrenciler, ilköğretimden mezun olurken aldıkları diploma notuna göre rast gele (istekli, isteksiz) meslek seçimine zorlanmaktaydı. Şimdi de değişen hiçbir şey yoktur. Tanıtım ve Yönlendirme dersi sadece, mesleklerin az çok tanıtılmasına yaramaktadır. Mesleğe geçiş, ilköğretimde aldığı diploma notu ve bu okulda, ilk yılda almış olduğu derslerin ağırlıklı olarak ortalamasıyla, ders öğretmeninin de katkılarıyla gerçekleşmektedir. Yazıyı okuyanlar, daha ne olsun diyebilirler. Ama gerçek öyle değildir. Diploma notu iyi olan (eski sistem) derslerde zaten genelde başarı sağladığından, değişen bir şey yoktur. Bu ders; iki denk mesleğin seçiminde işe yarayabilir. Tabi meslekler arasında öğrenci kayıtlarının sayısında bir problem yoksa. Aşağıda açıklamaya çalışacağım nedenlerden dolayı, bütün bunların önemi zaten yoktur.

PROBLEM : Her durumda asıl meslek seçimini, öğrenciler veya uzman öğretmenler değil, aileler yapmaktadır. Ör. Ortalaman yüksek, ama sen SOĞUTMA ve İKLİMLENDİRME bölümünü istiyorsun. Ailen hayır diyecektir. Çünkü, onlara göre öncelikle Elektronik veya Bilgisayar bölümü seçmelisin. Zaten, çevrede bulunan etkileşim sonunda hiçbir öğrenci aldığı yüksek notla, ilk sıralamada, yüksek notla öğrenci alan bölüm dururken, diğer bölümleri seçmeyecektir.

Ülkemizde sistem bu olduğu ve meslek seçimini aileler yaptığı sürece, herkes istemediği bir meslekte çalışmaya devam edecektir. Yetkililer, iyi bilir istatistikleri. Meslek Liselerinden mezun olanların, çok yüksek bir kısmı, kendi mesleğinde kalmamaktadırlar. Meslek seçim yaşının çok erken gerçekleşmesi, ailelere bu hakkı vermektedir. Çünkü meslek seçim yaşında, öğrenci henüz daha çocuktur. Ve çocuklar meslek seçemezler. Meslek seçim yaşının , AB ülkeleri arasında, sadece bir ülkede 16 yaşında oluğunu biliyorum.

ÇÖZÜM: Meslek seçim yaşı, 19-22 yaş arasında olmalıdır. Hemen bazıları atılacaktır. “Ağaç yaşken eğilir” diye. Maalesef öyle değil “Ağaç yaşken Dikilmelidir” . Çocuklar, meslek seçimini yapamaz. Adı üzerinde çocukturlar zaten. Ailenin düşünceleri, meslek seçimini etkileyen en büyük nedendir. Ülkemizde, meslek seçiminde, çocuklarımızın yerine, aileler birinci derecede etkilidirler. Bu da çok normaldir. Çünkü, çocukların okumama hakkı olamayacağı gibi (Temel Eğitimde) yüksek puanla, Metal İşleri mesleğini de seçme hakları yoktur.

Bundan sonraki bölümde, çocuk yaştaki öğrencilerin nasıl meslek öğretilmeye çalışıldığını, anlatacağım.

Yorum Dükkanı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlki 19 Nisan olmak üzere serinin dördüncü ve de son bloğu 29 Nisan 2007’de kaleme alınmış. Yıl 2019, 12 yılda Mesleki Eğitim’de değişen ne var? Bu dört bloğu sıralı okumama müteakip üzerinde düşünmek için çay molası vermiştim. Bu mola bloğun yazıldığı yıllardaki şartları vb. etkenleri de düşünmeme ve hatırlamama vesile oldu. Tabii bu yorum enseye karatma yorumu olsun istemezdim ama gerçek tüm çıplaklığıyla ortada bağırıp duruyor. 12 yılda ne değişti? Değişen hiçbir şey yok ki! İşsizlik oranları (rakamlar yalnızca İş-Kur’a kayıtlı olanları kapsıyor) ortada, kalifiye eleman açığı da ortada daha da acısı mesleksiz işsiz ordusu da diğer tarafta. Ört ki ölem… Bu arada size de selam olsun Durmuş bey, Sağlıcakla Kalın İnşaallah…

Yorum Dükkanı 
 10.10.2019 22:41
 

İlki 19 Nisan olmak üzere serinin dördüncü ve de son bloğu 29 Nisan 2007’de kaleme alınmış. Yıl 2019, 12 yılda Mesleki Eğitim’de değişen ne var? Bu dört bloğu sıralı okumama müteakip üzerinde düşünmek için çay molası vermiştim. Bu mola bloğun yazıldığı yıllardaki şartları vb. etkenleri de düşünmeme ve hatırlamama vesile oldu. Tabii bu yorum enseye karatma yorumu olsun istemezdim ama gerçek tüm çıplaklığıyla ortada bağırıp duruyor. 12 yılda ne değişti? Değişen hiçbir şey yok ki! İşsizlik oranları (rakamlar yalnızca İş-Kur’a kayıtlı olanları kapsıyor) ortada, kalifiye eleman açığı da ortada daha da acısı mesleksiz işsiz ordusu da diğer tarafta. Ört ki ölem… Bu arada size de selam olsun Durmuş bey, Sağlıcakla Kalın İnşaallah…

Yorum Dükkanı 
 10.10.2019 22:41
Cevap :
Her yerde aslında "değişen bir şey yok" eskisinden daha kötü. Selamlar.  24.10.2019 21:01
 

Kerim Korkut eğitim sistemlerinde 6-16 yaş arası TES(Temel Eğitim Sistemi), 16 yaşında branşlaşma(meslek seçimi) 16-21 yaş arasında üniversiteyi kazananlar üniversiteye, kazanamayanlar ya da tercih etmeyenler MES(Mesleki Eğitim Sistemine alınırlar)Herkesin sadece bir mesleği olur.Üniversite ve meslek eğitimi işe girme garantilidir.Üniversite mezunları konusunda "uzman", MES-Halk Üniversitesi mezunları "çalışan" olur.Uzman yönetici, planlayıcı vs olur. Çalışan malum. Uzman çalışandan %30 daha fazla maaş alır.

Kerim Korkut 
 15.10.2017 17:40
 

Üniversiteyi ailesi için bitirip, başka iş yapanlar az mı? Sağlık Bakanlığı'nda çalışırken, eğitim toplantılarımıza katılanlar olurdu ve MEB'dan gelen katılımcılar çok değerliydi; sanırım Eğitim Şurası'ndaydılar. Ve şunu algılamıştım; sistem de kurulsa herşeye rağmen işlerimiz hala "kişisel". Karar verici makamdaki kişi ne kadar iyiyse, yapılan iş te o kadar iyi oluyor maalesef. Çünkü bunun tersi de doğru; şu an yaşananlar gibi.

derinmavi.. 
 11.06.2007 10:26
Cevap :
Elbette doğru. Sistem tek başına yetmiyor. Fakat sistemin düzgün çalışması, Karar vericinin doğru kişi olmasını sağlıyor.  11.06.2007 12:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 138
Toplam yorum
: 559
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 903
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster