Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
9586
 

Nedir bu mezhep kavramı?

Nedir bu mezhep kavramı?
 

Sünni ve Şii coğrafyasının dünyadaki dağılımı


Bu yazımda mezhep kavramının ne olduğunu, mezheplerin nasıl doğduğunu, mezhep sorun ve çatışmalarının temellerini ve tarihsel geçmişini kısaca açıklamaya çalışacağım. Sizi yüzlerce sayfa okumaktan kurtararak konuyu kısaca özetlemeye başlayayım.

MEZHEP NEDİR?

Mezhep sözcüğü Arapça’ da takip edilen yol anlamına gelmektedir. Bu açıdan tarikat sözcüğünün anlamıyla paraleldir. Mezhepler bugünkü anlamıyla din büyüklerinin Kuran ve Hadislerde açıkça belirtilmeyen konular hakkında üretmiş oldukları icmalar (İslam yorumu) dan ibarettir. Bu icmaların ne olduğu konusunda detaylı bilgiyi BURAYI tıklayarak alabilirsiniz.

MEZHEPLER NASIL DOĞMUŞTUR?

Hz. Muhammed (S.A.V) döneminde İslam’a dair herhangi bir konunun açıklığa kavuşturulması için konunun peygamberimize sorulması yeterliydi. Oysa gerek O aramızdayken gerekse aramızdan ayrıldıktan sonra icmalar üretilmesi mezheplerin doğuşuna neden olmuştur.

Konuyu kısaca örneklerle açıklayalım. Şafi mezhebinde kadınlara dokunmak abdestin bozulması için bir sebepken Hanefilikte bu durum söz konusu değildir. Bu durumun sebebini farklı kaynaklar farklı şekilde aktarmaktadır. Kimi kaynaklarda İmam Şafii’nin Nisa Suresinin 43. Ayetini kadınların abdesti bozuğu şeklinde yorumlamasından ötürü böyle bir inancın doğduğunu iddia ederken kimi kaynaklar ise olayı rivayetlere dayandırıyorlar.

Bu rivayet meselesini biraz açalım. Zira mezhep konusunun özü bu rivayetlerde gizli… Rivayetlere göre Hz. Muhammed Hz. Hatice validemizle otururken namaz vakti girer. Kısa süre önce validemizin elini tutan peygamberimiz namaz öncesinde abdest alır. Kıyamet de buradan kopar. Hemen görüş ayrılıkları başlar. Acaba Hz. Muhammed abdestinin bozulduğunu düşündüğü için mi abdest aldı yoksa yeni aldığı abdestle namaz kılacağı için mi abdest aldı? (ki Hz. Muhammed’in tüm namazlarını yeni abdest alarak kıldığı rivayet edilir.) Bu ve benzeri olaylar karşısında büyük imamlar derhal yorumlamaya girişmiş ve mezheplerin doğuşunu tetiklemişlerdir.

Mezhep konusunun özü bu şekilde özetlenebilir ancak her şey bu kadar basit değil. Bu anlatılanlar mezhep kavramının yalnızca bir boyutudur. Öncelikle mezhep kavramının kaça ayrıldığını, hangi tanımın neye göre sınıflandırıldığını bir görmek lazım.

MEZHEPLER KAÇA AYRILIR?

Mezhepleri Sünni, Şii ve Harici olarak 3 temel gruba ayırabiliriz. Şimdi kısaca bu kavramların neler olduğuna da bir bakalım.

Sünnilik nedir?

Sünnilik kendi içerisinde de inanç ve uygulama boyutunda ikiye ayrılır. İnanç olarak Maturidi ve Eşari, uygulama olarak da Hanefi, Şafi, Hanbeli, Maliki olarak dörde ayrılır. İnanç olarak ayrılan Maturidilik ve Eşarilik kavramları isimlerini Türk İslam düşünürü olan Maturidi ve Arap İslam düşünürü olan Eşari’den almıştır. Maturidilik inancı Türkiye, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Orta Asya ülkelerinde kabul edilmiş olup aklın inanca ulaşabileceği felsefi görüşüne dayalı bir düşünce sistemidir diyebiliriz. Eşarilik de tam tersine aklın gerçeğe ulaşmada yetersiz kalacağını savunan bir diğer felsefi görüşe dayanmaktadır.

Uygulamalara dayanan dört mezhep ise yazımın başında da belirttiğim islamın uygulanması konusunda günlük yaşama rehberlik eden olaylara göre gerçekleştirilmiş bir sınıflamadır. Yani abdesti ne bozar ne bozmaz, namaz kaç rekât ve nasıl kılınır vs. gibi konulardaki uygulamaları kapsar.

Şiilik Nedir?

Temel sınıflamalardan olan Şiilik ise kökeni Hz. Muhammed döneminden sonra yaşanan halifelik olaylarına dayanan ve kendi içerisinde birçok kola ayrılmış olan bir inanç sistemidir. Kısaca nereden doğduğuna bir bakacak olursak karşımıza Hz. Muhammed (S.A.V) nin aramızdan ayrılışına müteakip gelişen halifelik seçimleri çıkmaktadır. Şiiler halifelik makamının Hz. Muhammed’in ardından Hz. Ali’ de olması gereken bir makam olduğunu düşünürler. Oysa yapılan seçimle Hz. Ebubekir halife seçilmiştir. Ayrıca Hz. Muhammed’in bıraktığı toprak ve malların miras yoluyla dağıtılması sırasında Hz. Ebubekir’ in peygamberimizin mirasını pay ederken Hz. Muhammed’in dul eşlerine devletten maaş bağlarken Ali, Fatıma ve İbn Abbas’a hak ettikleri iddia edilen payı vermemiş olması da Hz. Ali’ye yapılan bir haksızlık olarak görülmektedir. Bu olaylar Şiilik inancının doğuşuna neden olmuştur.

Sadece ismen bilmeniz için yazıyorum; Şiilik kendi içerisinde Caferilik, Keysanilik, Zeydilik, İsmaililik ve Karmatilik olarak beş temel mezhebe ayrılır. Karmatilik olarak bilinen beşinci kol da kendi Dürzilik, Nizarilik, Mustalilik, Nusayrilik olarak dört alt mezhebe ayrılır. Bu mezheplerin çoğunun isimleri çeşitli imamlardan gelmektedir. Örneğin Zeyd bin Ali, Zeydilik inancının temeli olan kişidir.

Şiilik kendi içerisinde çok fazla kola ayrıldığından bu kolları tek tek açıklamayacağım zira bu konuyu çok uzatır. Meraklıları inceleyebilir.

Alevilik nedir?

Alevilikle ilgili tam olarak bir fikir sahibi olabilmek için biraz fazla okumanız gerektiğini söyleyebilirim. Çeşitli Alevi kaynaklarından derlediğim bilgileri son derece kısa şekilde özetleyebilirim. Alevilik aslında Şiilikle eş anlamlı olmasına karşın Türkiye’de Anadolu Aleviliği denilen ve İslam coğrafyasından farklı yorumlamalar gösteren bir yapı söz konusudur. Türkiye’deki Alevilerin bir kısmı kendisini Şii olarak tanımlamamaktadır. Bir kısmı kendisini İslam dışı bir tanım içerisine koyarak Ateist Aleviler gibi bir tanım kullanmakta, kimileri ise Hz. Muhammed’i reddederek Hz. Ali’ye inanç gösterdiklerini belirtmektedir, kimileri ise kaynaklarda tanımlandığı gibi Şii inançlarına tam olarak uyan Alevilik inancını benimsediklerini ifade etmektedirler.

Piyasada bulunan Alevilikle ilgili yazılmış olan bu ve benzeri pek çok popüler kitabı okuduğunuzda bu bilgilere ulaşabiliyorsunuz ve Türkiye’deki Alevilikle ilgili olarak kesin bir tanımlamanın yapılamadığı, bir uygulama birliği olmadığı ve diğer İslam ülkelerinden farklı oluşumlar gözlendiği sonucuna varabiliyorsunuz. Ancak Anadolu’daki Alevilik inancı üzerine bu kadar kitap yazılmasından da anlaşılacağı gibi bir araştırma konusudur ve öyle görülüyor ki daha yıllarca da araştırılacaktır. Bu iki paragrafı okuyarak öğrendikleriniz de sizi temin ederim ki piyasada okuyabileceğiniz kitapları okuduktan sonra edineceğiniz ana fikirle eş değerdir.

HARİCİLİK

Haricilik inancı ise Muaviye ve Hz. Ali taraftarları arasında yaşanan Sıffin savaşına dayanmaktadır. Hariciler Hz. Ali’nin savaşı kaybetmekte olan Muaviye’ nin isteği doğrultusunda hakeme başvurma önerisini kabul etmesi dolayısıyla yoldan çıktığını düşünmektedirler. Yani ne Hz. Ali ne de Muaviye tarafını tutmamaktadırlar. Kendi içerisinde Ezarika, Necedat, Acaride, İbadiyye kolarına ayrılmaktadır.

Şiiliğe ait olan iki kol daha bulunmaktadır. Bunlar Meymuniye ve Yezidiye kollarıdır. Ancak bu kollar İslam inancı dışında değerlendirilmektedir. Meymuniye mezhebindekiler Kuran’ın Yusuf suresini reddettikleri ve Kuran yasaklarının bir kısmını kabul etmedikleri, Yezidiler de başka kutsal kitaplara (Mashad Reş, Kitap el Cevre)  inandıkları için İslam dışı olarak değerlendirilir. Yezidi isminin Muaviye’nin oğlu olan Yezid ismine olan benzerliği ile ilgili olarak bir araştırmaya henüz denk gelmedim. Ancak şu anki bilgilerime göre buna ancak bir benzerlik deyip geçebiliyoruz. Bu ilişkiyi bulur bulmaz da büyük bir zevkle paylaşırım.

Tüm bu bilgilerin ardından umarım mezhep nedir, ne işe yarar, ben kimim, niye falanca mezheptenim, diğer mezheptekilerle alıp veremediğim neymiş gibi sorulara yanıt bulmanıza yardımcı olabilmişimdir.

Hepimizin ana-babadan kalma bir mezhebi var ancak Türkiye’de çoğu insan Maturidi olduğunun farkında değildir. Ya da Hanbeli ve Malikiliğin bir mezhep olduğunu dahi bilmezler. Olmaz demeyin, pek çok tanıdığım bu durumda ancak bu yazıyı okuduktan sonra siz bu sınıfta değilsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 281
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2179
Kayıt tarihi
: 05.06.10
 
 

Jack Amca, düşünsel dünyasındaki gelişmeleri dışa vurmak niyetiyle başladığı yazı yazma sevdasına..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster