Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
286
 

NewYork Times'a tepki!

NewYork Times'a tepki!
 

NewYork Times a Tepki !


Değerli okurlar, açıkçası ben ülkem hakkında yazılanlara şahsım adına tepki vermeyi uygun gördüm ve aşağıdaki metni NewYork Times gazetesine mail olarak gönderdim. Türk Halkı olarak kendimizi ifade edemediğimizi düşünüyorum. Sesimizi yükselterek, bir şekilde ülkemizin dışarıdan görüldüğü gibi olmadığını göstermemiz gerektiğine inanıyorum. 

Saygılayla kalın. 

 

Merhabalar,

Gazetenizde yayınlanan Türkiye ile ilgili tespitlerinizi, değerlendirmelerini ve tavsiyelerinizi okudum. Öncelikle Ülkem ile ilgili olarak iyi dilekleriniz için teşekkür ederim.

Sayın Editör, Türkiye özgürlükler ülkesidir. Siz nasıl izliyorsunuz bilmiyorum ama ben bu ülke de yaşıyorum.

Din Özgürlüğü : Ülkemde dini bakımdan özgürlükler, kişilerin dinlerini istedikleri gibi yaşamalarına olanak sağlayacak kadar geniştir. Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Musevi veya Ateist... herkes dininin gereklerini istediği gibi yerine getirmekte veya getirmemekte serbesttir. Burası bir Arap ülkesi değildir. Yani, illaki Namaz kılacaksın veya illaki başını örteceksin diye kriterleri olmayan Müslüman bir ülkedir.
Basın Özgürlüğü : Türk basını sözü edildiği gibi baskı altında değildir. Aksine, gazetenizin yorumlarından daha uç noktalarda fikir beyan edebilen yazarlarımız ve gazetelerimiz vardır. Türk basını Cumhuriyet tarihinin en özgür yazabilen kurum ve kişileri durumundadırlar. Özgürlüklerden kastınız, kişileri ve kurumları karalama kampanyaları ise, bu öncelikle insan, akabinde meslek ahlakına sığdırılabilcek bir konu değildir. Son dönemde tutuklanmış olan gazeteciler konusunda çok büyük feryatlar kopartıldı. Bugün son tutuklanan gazetecilerin sorgulama tutanaklarını okudum. Tutanaklarda gazetecilerin henüz cevap veremediği birçok soru mevcut. Sizlerin de okumanızı tavsiye ederim. Sonra meslektaşlarınızın yazdıkları yazılarla ilgili değil, bir örgütün mensubu olabilecekleri iddasıyla tutuklandıkları konusunda çok daha net fikirler edinebilirsiniz. Ayrıca, bu Hukuk alanına giren bir konudur. Nasıl olur da bir Başbakan, yargı ya direkt olarak etki eder ve bu kişileri tutuklayın veya serbest bırakın diyebilir. Hangi hukuk devletinde örneği vardır ? Yargılamaların uzun sürmesi ile ilgili Sayın Başbakanın da belirttiği, Türk Halkı açısından da rahatsızlık yaratan uzun süreçler mevcuttur. Fakat bu üzün süreçler yeni başlamış değildir. Sadece Sayın ERDOĞAN ın Başbakanlık yaptığı dönemde değil, önceki siyasi iktidarlar döneminde de uzun süren hukuki süreçlerin olduğu biliyoruz, okuyoruz.
BDP : Öncelikle gündemde olan bir konu, Yüksek Seçim Kurulu'nun 12 bağımsız milletvekininin adaylıklarını iptal etmesi demokratik hakların kullanımının kısıtlanması ile alakalı bir konu değildir. Bu hukuki bir süreçtir. Malumunuz, bazı olayları önceden öngörmek ve tedbir almak mümkün değildir. Yaşandıkça, tecrübelerle gerekli önlemler alınır ve hayata geçirilir. Yaşananlar da buna en güzel örnektir. Yüksek Seçim Kurulu, ilgili adaylara eksik evraklarının bulunduğunu ve bunları tamamlamaları gerektiğini bildimiştir. Öyle ki, adaylar eksik evraklarını tamamlamış ve gereken yapılmıştır. Bu siyasi bir konu değil, hukuki bir süreçtir. Fakat, BDP nin desteklediği ve eksik evraklarının tamamlanması istenilen Milletvekili adayları ile birlikte yaptıkları açıklamalar, tehditler göz ardı edilebilecek nitelikte değildir. 30 yıldır PKK ile uğraşmış bir ülke olarak bu konuda devlet olarak hatalarımız olmuştur. Fakat bu zamandan sonra hata yapmak gibi bir lüksümüz yok. BDP arkasına aldığı halk desteğini sokakları kana bulamak, banka şubelerini içerisinde insanlar varken yakmak, polisi taşlamak için kullanmaktadır. Hukuki olarak kendilerine tanınmış bir süre varken, " Bizim istediğimiz yapmassanız, kan dökülür" şeklindeki bir yaklaşım hangi demokrasi anlayışına sığmaktadır ! Eğer BDP, PKK yı terör örgütü olarak nitelendirerek, ben Kürt halkının hakları için mücadele ediyorum demiş olsaydı, Türkiye de Kürt sorunu çoktan ortadan kalkmış olurdu. Ama çıkar da ben PKK nın devamıyım ve onunla aynı çizgideyim derseniz, Türkiye'de terör e verilecek bir hak yoktur ve olmayacak.
Dil konusunda özgürlük : Anadil olarak Kürt halkının kullandığı dil çok karmaşık bir dildir. Mardin de konuşulan Kürtçe, Diyarbakır'da terccüme edilmekte zorlanılmakta ve Kürtçe diye belirtilen dilin yarısından fazlası Türkçe kelimelerden oluşmaktadır. Kürtçe dilinin bir geçmişi yoktur ve anadil niteliğinde değildir. Mesela, en son Almanya " Herkes Almanca Bilecek!" dedi. Fakat Türkiye de doğmuş, Türkiye de büyümüş, Türkiye de halen yaşamakta olup, Türkçe bilmeyenler var. Şimdi nasıl çıkar da, " Türkiye de dil konusunda özgürlük yok" dersiniz. Hiçkimseyi Türkçe konuşmak için zorlamıyoruz. Fakat, ben ülkenin batısında yaşayan biri olarak, doğu illerinden birine gittiğimde oradaki kişilerle nasıl irtibat kuracağım ? Devlet dairelerinde nasıl işimi göreceğim ? Türkiye Cumhuriyetinin ana dili, Türkçe dir. Bunun dışında da yöresel olarak kullanılabilen her türlü dil serbesttir. Sizin de belirttiğiniz gibi, Kürtçe yayın yapan bir Devlet televizyonumuz var. Yani Kürtler ve Kürtçe görmezden geliniyor değil. 


Sivil İtaatsizlik : Sivil itaatsizlik, şiddeti öngörmeyen bir eylem veya eylemsizliktir. Fakat BDP sivil itaatsizlik olarak nitelediğini sözde barış operasyonlarını şehirlerde uygulamaya çalışırken bir taraftan polise, kamu binalarına saldırıyor diğer taraftan da siyasi kanadını oluşturduğu terör örgütü, Kürt sorununa çözüm bulunursa yeni oluşumda kendine yer bulamamanın kaygılarıyla silahlı mücadeleye dağda devam ediyor. Bu şekilde bir samimiyetsizlik karşısında Türk Devleti nin çok fazla seçeneği bulunmamaktadır. Yani Türkiye de uygulandığı söylenen sivil itaatsizlik, size anlatıldığı gibi barış içeren değil, tamamiyle saldırgan bir tutum içermektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kusursuz değildir. Fakat hala Avrupa ve ABD de Türklere sıfat olarak uygun görülen şekilde " barbar" hiç değildir. Türkiye Cumhuriyeti, Demokratik bir Hukuk devletidir. Yazacağınız yazılarınızda, Türk Halkının hassasiyetlerini dikkate alacağınızı, olaylara objektif olarak yaklaşıp biraz daha fazla araştırma gereği duyacağınızı temenni ediyorum.,


Saygılarımla,
.........................
Vatandaş. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 425
Kayıt tarihi
: 23.04.10
 
 

Merhabalar, Balıkesir de ikamet ediyorum. 30 yaşındayım. Muhasebe işi ile ilgileniyorum. Genel olara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster