Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
259
 

Okur ya da blog okuru kimdir?

Okur ya da blog okuru kimdir?
 

Okuyan us


Blog okuru veya genel anlamda okur kimdir? Öncelikle okuma becerisi olandır. Yazılı metnin anlaşılması için gereken çabayı gösterendir. Başka bir ifade ile basılı, yazılı veya görsel sayfaya bakarak onunla iletişim sürecine giren kişidir okur. Bunun için de yazarın yazılı metni oluştururken takındığı iletişim konumunu da takınan kişidir. Okur, yazarın metninin dokusuna sindirdiği iletiyi ya da bildirimi, mesajı algılamaya, kavramaya çalışır. Yazı yazmak, yazarlık nasıl bir yazma donanımı gerektirirse okurluk ta aynı donanımı gerektirir. Bu donanım, öyle bir çırpıda kolayca elde edilecek bir şey değildir. Öncesinden başlayan bir kültür faaliyetine ihtiyaç duyar, değişik çok farklı yapıda metinler üzerinde okuma deneyimi ister.

Peki, neleri içerir okurluk donanımı?

-Yazının düşünce ve duygu yapısını oluşturan öğeleri ayırabilmeli, yazarın amacını kestirebilmelidir.

-Okuma metninin yazı türünü (makale, köşe yazısı, deneme, eleştiri, tarih, sosyoloji, psikoloji, güncel vb.) belirleyebilecek durumda olmalıdır.

-Yazarın seçtiği konuya, ana temaya karşı takındığı tutumu, yazının dil ve anlatım özelliğinden çıkarabilmelidir.

-Yazının dokusu içinde yer alan anahtar kavramları, cümleleri, paragrafları ve bunların birbiri ile ilişkisini araştırıp bulabilmelidir.

-Yazının duygusal ve düşünsel gelişimini, yere ya da zamana göre düzenleniş biçimini anokranizme (zaman dışılık) düşmeden, neden-sonuç ilişkisini kavrayabilmelidir.

-Yazının sözcük örgüsünü oluşturan öğeleri, bunların temel, yan değişmeli anlamlarını metin içindeki konuma göre adlandırabilmelidir.

-Yazarın başvurduğu anlatım biçimlerini, düşünceyi geliştirme yollarını metne bağlı kalarak seçebilmelidir.

-Algıladığı düşüncelere karşı eleştirel bir tutum takınabilmelidir.

-Okumayı bir öğrenme ya da dinlenme veya eğlenme aracı olarak kullanabilmelidir.

-Öğrenme amaçlı soruların yanıtlarını yazıda bulabilmeli, belirli bir konuda bilgi toplayabilmek için yazılara nasıl başvuracağını bilmelidir.

Okurluk donanımını oluşturan bilgi ve beceriler daha da çoğaltılabilir. Ama iyi bir okuyucu yazarın gönderdiği iletiyi anlama çabası içindeyse en azından bunlara sahip olması gerekir. İyi okur, niçin nasıl okuyacağını bilen kişi olup; yazarlar arasındaki farkı görebilmeli çelişkili durumu tespit edebilmelidir. Okuma metinleri ile ilgili algılama tutarsızlığı göstermemelidir.

Bazıları okuduklarında duru fikirleri bazıları ise ayrıntılı bir biçimde anlatılan duygu ve hayalleri arar. Kimisi, yazarların, ozanların ya da bilginlerin eserlerinde kendi ruhunun yankılarını arar. Biri kendi içine dönmek için okur öteki içinden uzaklaşmak için. Öğrenmek için, zevk ya da gösteriş için okuyanlar, sanat anlayışı için ya da sadece olaylar üzerinde duranlar, okumaktan az ya da çok şey bekleyenler, seyrek ya da durmadan okuyanlar, düşünce bolluğu ya da düşünce kıtlığı ile okuyanlar, zekâsı işlek ya da durgun olanlar… Edindiği bilgiyi kulpuna getirip göstermek amacı ile eline geçeni plansız bir şekilde okuyan ayaklı ansiklopediler de var.

Yazanları tanımak, tarihe mal olmuş insanların biyografilerini okuyup, hayatını öğrenip onları kendine örnek almak, kısacası okuduklarında faydalanarak düşünce ve fikir hayatını geliştiren iyi okuyucudur. İyi bir okur için, okumayı; “hobi” olmaktan çıkar, hayatın amacı yapar. Kitap, onun en yakın dostudur.  Onun okumaktan duyduğu tat, bir müzik parçası çalanın, açık havada bir gezinti yapanın ya da doğayı seyre dalanın zevkinden daha fazladır.

Okuyucu,“iyinin”, “güzelin” yetiştiricisi etkisi altında dünya üzerinde bilgisini artırmak ve derinleştirmek amacıyla yanar. Fikirlerini yanılmaz bir şekilde tahkim eder. Okuma sayesinde kendini tartar, kişiliğini ve geleceğini görür, tanır. Okur için; Toplumda, okumanın gereksizliği saldırısı ve kitap kurdu diye tiye alınma riski de vardır. Oysa dünya tarihinde nice büyük başarılar elde etmiş, adını tarihe yazdırmış önder, kahraman, nitelikli kişilerin çoğu da okuma sevdalısıdır. Atatürk’ün 4000’e yakın kitap okuduğu bilinir.

Büyük Friedrich ve Napolyon’da son sevgililerinin kitaplar olduğunu ve mutluluğun azımsanmayacak bir kısmını okumakta bulduğunu söylerler.

Amaç; ister kendini geliştirmek, ister bir soruya karşılık bulmak, ister bir konuda bilgi edinmek, isterse hoşça zaman geçirmek olsun, okur, amacı ile yazı arasında sağlıklı ve rasyonel iletişime girendir.

Okur ya da Blog okuru kimdir sorusuna; ben; insanın kendisinin ne kadar cahil olduğunu öğrenmesi için merak ederek okuyandır, diye yanıt veririm!

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okudukça, öğrendikçe en iyi bildiğim, hiç bir şeyi bilmediğim kanısı oluşuyor bende. Okuyucu, öğrenme, dinlenme ve eğlenme amacıyla da olsa okuduğu kitap veya yazı konusu ile sağlıklı bir bağ kurabiliyorsa işte o kişi gerçek okur oluyor sayın yazarım. Ben veya bizler mi? Amatör okur sınıfındayız, selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 10.11.2016 23:49
Cevap :
Kesinlikle insan okudukça ne kadar cahil olduğunu görüyor çünkü okumak o algıyı veriyor ve insanın gözlüğünü o yönde dolduruyor. sizin de belirtmiş olduğunuz gibi kitapla, yazanla sağlıklı bir diyalog kuran kişi sonuçta iyi bir okurdur, okuyanın bilinci açık olduğu sürece sorun yoktur kanımca, teşekkür ederim Yurdagül hanım, iyi dileklerimle   11.11.2016 14:12
 

Merhabalar. Gerçi son yıllarda kitap okuma performansımda düşme olsa da,okuduğum kitap sonrası,bu kitabı okumasaydım öğrendiklerimden mahrum kalırdım diye düşünürdüm. Bir şiirimde söz etmiştim,kitap almak yerine biftek yemek diye,dizelerini tam hatırlayamadım.Okumak,öğrenmek bir tutkudur.Kimi meyhanede mutlu olur,kimi kahvehanede,kimi seyahat etmede.Daha da çeşitlendirilebilir.Okur yazar olan herkes okur adayıdır.Ancak okumaya başlarsa okur olur.Selamlar,saygılar.

Gılgamış Kavasoğlu 
 10.11.2016 23:27
Cevap :
İsmail bey, Kitap okuduklarınızı belleğinize yerleştirdiği gibi okumadan önceki belleğinizdeki boşluğunda farkında olmamımızı sağlıyor. Okumanın yaşamın bir amacı hatta hobiden öte bir tutku olacağı konusu benimde benimsediğim bir düşüncedir doğrusu. teşekkür ederim, selam, saygı ve iyi dileklerimle.  11.11.2016 14:16
 

Donanımlı ya da donanımsız olsun, yeterki okusun insanlar Nizamettin Bey. Okudukça, anladıkça bir şeyleri, karşılaştırdıkça, gelecek daha güzel gelecek inanıyorum...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 10.11.2016 16:46
Cevap :
Aslında bende sizin gibi düşünüyorum ama sanırım blog yazısında durumu fazla idealize ettik, kesinlikle insanlar fotoroman okunsa bile mutlu olurum, çok teşekkür ederim, iyi dileklerimle  10.11.2016 17:03
 

Merhabalar Öncelikle toplum olarak okuma alışkanlığını kazanabilsek derim ben. Keşke okusak ta kitap kurdu olabilsek. Okul ve aile basamaklarıyla çıkabileceğimiz bu yolda da fikir ve para engelleriyle karşılaşılıyor ne yazık ki. Selamlar ile Sevgiyle kalın.

SAHAFÇA 
 08.11.2016 1:21
Cevap :
Merhaba; Evet işin sanırım işin en önemli eşiği okuma alışkanlığı, davranışı edinilmesi, bilirsiniz keşke başarısızlığı ifade eden bir sözdür. Fizyolojik ihtiyaçların doyurulmadığı hallerde diğer ihtiyaçlar arka planda kalıyor tabii, eğitim bu işin motoru ama niteliklisi. Çok teşekkürler, bil mukabele, iyi dileklerimle.  08.11.2016 8:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 814
Toplam yorum
: 3540
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2342
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster