Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

perihan reyhan ALKAN

http://blog.milliyet.com.tr/pra

20 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
68
 

Orda bir köy var!..

Orda bir köy var uzakta

Gitmesek de, görmesek de

O köy bizim köyümüzdür…

Bu şarkıyı kim bilir kaç kez söyledik avaz avaz çocukluğumuzda. Hiç düşünmedik, o köy gerçekten bizim mi, ne kadar, ne anlamda bizim? Bizim mademki, bizim olana ne yapmalıyız, bize düşen ne bu konuda, öz mü, üvey mi gösterdiğimiz yakınlık, uzatıyor muyuz ellerimizi, yanında mıyız, karşısında mı? Daha birçok soru hiç gelmedi aklımıza. Gelemezdi de, o şarkının gerçekte ne anlam taşıdığı da. Çocuktuk, hele de batıda, bir eli yağ, bir eli baldaysak, dünyadan bir haber ve pembe görmede var olanakların yanı sıra çocuk oluşumuzla da.

Çocukluğumuzda iletişim araçları böylesi çeşitli ve yaygın değildi. TV yok, internet yok, dolayısıyla sanıyorduk ki ülkenin her yeri bizim bulunduğumuz ortam gibi güllük gülistanlık ve ben sanıyordum ki oralardaki çocuklar da kaloriferli okullarda okuyor. Bir giydiklerini bir daha giymiyor, yediği önünde yemediği ardında, evine her gün birkaç gazete giriyor, istediği her kitap, oyuncak onlara da alınıyor, anne babaları kendilerine alırken, çocuklarına da çeşit çeşit çocuk dergileri alıyor, sinema, tiyatroya gidebiliyorlar, opera, baleye de. Yazın tatil yapıyorlar, çeşit çeşit mayolarıyla denize giriyorlar.

Bu nedenle ki tüm çocuklar mutlu zannıyla çok mutlu çocukluk geçirmiştim.

Ne zaman ki büyümeye başladık, ne zaman ki gerçekleri görmeye başladık, gazeteleri farklı açılardan okumaya, farklı kitaplar okumaya başladık, o köylerden arkadaş, dostlar edinmeye başladık, öğrendik, çok acıyarak içimiz öğrendik!

Sonrasında da ülke gerçeklerini, o köy bizim diye, o köylere hizmet götüreceğiz diye hizmete talip olanların, nerelere nasıl hizmet götürdüklerini gördükçe, unuttukça verdikleri sözleri, o köy benim deyişlerinin laftan ibaret olduğunu, oy alana kadar olup sonradan unutulduğunu da öğrendik.

Çok şükür bahar geldi ama malum havalar iyiden iyiye soğuk ve kar yağışlı geçti bu kış, büyük şehirlerde bile ulaşım aksadı. İnsanların kiminin yakacağı yoktu, olanlar idareli kullanmaya çalışıyordu, yiyecek ekmeği yoktu kimilerinin aynı zamanda, kirasını ödeyemiyor, pek çoğu işsiz, çoğu da çıkarılma planlarıyla perişan ediliyordu ya, hele de peş peşe gelen zamlar… Düşününce, aklıma yine doğu geldi, hele de Van...

Her karda yüreğim yanar, aklım doğuda takılı kalır…

Bu yıl iyice acıdı içim, bu yıl çok farklı ve fazla konuda acıdı! İyice utandım çocukluğumdaki yaşamımdan, iyice utandım utanmayan, sorumlu lakin sorumsuzlar adına da.

Bizim zamanımızda internet arkadaşlıkları falan yoktu, kolay da değildi arkadaşlıklar ve bizim en popüler etkinliğimiz mektup arkadaşlıklarıydı. Buradan yola çıkarak, lisede İngilizce öğretmenimiz bize İngilizce yazışacağımız mektup arkadaşları edindirmiş o mektuplardan da not veriyordu.

Bir mektup arkadaşım Türk’tü, İstanbul’da yaşıyordu ve İngilizcesini geliştirmek istiyordu o da. Diğeri Pakistanlıydı, varlıklı ve üst düzey bir ailenin oğlu ve kolej öğrencisiydi o da, Türkçesini geliştirmek istiyordu bildiği üç lisan yanı sıra. Aynı mektubu İngilizce, Türkçe ve Urduca yazıyordu, O sayede Urduca bile öğrenmeye başlamıştım. Ben de ona aynı mektubu, İngilizce ve Türkçe yazıyordum. Bir diğeri de, İngilizce yanı sıra, Türkçe de öğrenmeye çalışan bir Fransız, onunla da İngilizce ve Türkçe mektuplaşıyorduk. Onun da anne ve babası üniversitede profesördüler.

Yine tozpembeydi bildiklerim…

Ne zaman ki; Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanmış doğulu bir mektup arkadaşım oldu, işte o zaman anladım, halk deyişiyle hanyayı konyayı.

Bir gün saldırgan yazıları, düşmanca söylemlerinden hem ürkmüş, hem de sinirlenmiştim ve de azarladım satırlarla, “Kendine gel” diye ama cevabi mektubunda okuduklarıma da inanamadım. “Senin dünyadan haberin yok” diyordu. “Ankara’ya geldiğimde, Paris’e ya da Amerika’ya falan mı geldim dedim, şaşırdım, çok şaşırdım. İlk kez lavaboyu, ev içinde tuvalet ve banyoyu gördüm, ilk kez sinemaya gittim, daha tiyatroyu bilmiyorum. Ayağımıza giyecek kara lastik bulamıyorduk diğer köydeki ahır kılıklı, sobasına atacak odunu bile olmayan okula gidebilmek için. Çantam hiç olmadı benim, doğru dürüst kitap, defterim de. Paltom da olmadı, ellerimize çorap geçirirdik donmasın diye… Ve daha neler neler, ne yoksunluklar dile getirmişti sayfalar dolusu mektubunda.

Donmuş kalmıştım…

Utanmış, çok utanmış ve ağlamıştım…

Kulakları çınlasın, o arkadaşım ve anımı hatırlattı bu seneki soğuklar ve kar yine bana…

Orda bir köy var uzakta. O köy… Diye başladım…

Devam edemedim… Yine ağladım…

Bu defa daha bir, daha başka ağladım!!!

p.r.alkan

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anadolu'nun bir köşesinde minik bir köyde okudum ilk okulu. Orada doğup, orada büyüdüm. Yokluğun ve çaresizliğin ne olduğunu iyi bilirim. Bilemeyenlere değil sözüm ama bilmmek istemeyenlere yazıklar olsun demeden geçemeyeceğim. Sonuçta hepimiz insanız işte...

A y s a n c a 
 21.04.2012 18:40
Cevap :
Öncelikle, yanıtlamada gecikişimi bağışlamanızı rica ederim Sn.Aysanca. Bence de yazıklar olsun, hele de tüm siyasilere, tüm iktidarlara, seçimden seçime laf ola hatırlayanlara. Utanmayayanlara ama utanma ne gezer onlarda, utanabilseler, biraz yürekleri sızlayabilse, hâlâ oralarda aynı yoksunluklar yaşanmazdı. Ben uzaktan uzağa, hiç görmediğim halde, tahminle bu denli acı duyabilyorken, onlar bizzat gidip gördükleri, bildikleri, hatta bazılarının o zorluklarla büyümüş olmalarına rağmen nasıl olup da etkilenmediklerine, unutabildiklerine, umursamadıklarına hayretler ediyorum. Allah yardımcıları olsun o yörelerdekilerin demekten başka da bir şey gelemiyor elimizden ne yazık ki. İlgi ve görüş bildiriminize teşekkür ederim efendim. Selam ve saygımla...  02.06.2012 12:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 290
Toplam yorum
: 291
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 535
Kayıt tarihi
: 11.03.08
 
 

İlk ve orta öğrenimimi Gölcük/ Kocaeli, lise ve üniversite öğrenimimi Ankarada gördüm. İlk okuldan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster