Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '06

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
2372
 

Patates tarlasından yaratıcı zekaya

Patates tarlasından yaratıcı zekaya
 

Aslında kişisel gelişim kitaplarından hiç hazzetmem ama yine de ne yazmış bunun yazarı diye sayfalarını karıştırmaktan geri kalamıyorum işte. Mesela adamın biri kalkmış aldatma ile ilgili kişisel gelişim kitabı yazmış. Üstelik yazan da daha 25 yaşında. Daha kendi kişisel gelişimini tamamlamamış birinin kişisel gelişim kitabı yazması ve bunu bastırmasına da ancak bizim ülkemizde rastlanır zaten. Neyse, bu tür kitaplardan bir tanesi de Epsilon Yayınevi’nden çıkan “Yaratıcı Zekanın Gücü”.

Nebraskalı yaşlı adamın hikayesini belki siz de bir yerlerden duymuşsunuzdur. Patates tarlasını belleyemediği için yakınan adama, hapisteki oğlundan tarlayı kazmamasını, cesetleri oraya gömdüğünü söyleyen bir mektup gelir. Ertesi gün sabaha karşı baskına gelen FBI ve yerel polis, tüm tarlayı kazmasına rağmen bir şey bulamayınca, yaşlı adamdan özür dileyerek gider. Aynı gün yaşlı adamın oğlundan aldığı mektupta şuna benzer bir cümle yazar: Şimdi patatesleri ekebilirsin baba. Bu şartlarda yapabileceğimin en iyisi buydu.

Internet sağ olsun, böyle hikayeler gün be gün e-posta kutularımızı işgal edip duruyor. Üstelik çoğunun doğruluğunu da kesin olarak bilmiyoruz. Gerçi şimdi niyetim bu hikayenin doğruluğunu tartışmak falan değil sizinle. Benim asıl ilgimi çeken, gerçek ya da uydurma olsun, hikayeyi anlatan kişinin yaratıcı düşüncesi. Yani şimdi nerden nereye… İnsanın dudağına bir gülümseme gelip yerleşiveriyor ister istemez. Yaratıcılık bizim ülkemizde ne kadar da içi boş bir kavram oysa. Çalıp çırpmanın adına esinlenme dendiği, “Amerika’yı yeniden keşfetmeye ne gerek var canım” deyip geçiştirildiği güzide bir memlekette yaşıyoruz. Acayip bir pratik zekamız var, kabul. Ama hep mi hinliğe çalışır be arkadaş?

Yaratıcılık derken, ille de bir sanat eseri ortaya koymaktan bahsetmiyorum. Bazen çeşitli kararlar almamızda, bazı sorunlarımızın çözümünde de yaratıcı zekanın yardımı gerekebilir. Patates tarlasının kazılması hikayesinde olduğu gibi… Mesela sorunların çözümü için bana göre işe yarayan bir yöntem yürüyüşe çıkmaktır. Yürüyüş yaparken düşünmeye o kadar çok vaktim olur ki, normalde gözümün önünde olup da göremediğim pek çok şeyi fark ederim… Bunun da tesadüfi olmadığını, işte geçen gün okuduğum kitaptan öğrendim. “Yaratıcı Zekanın Gücü” isimli kitabı, dünyanın en yüksek yaratıcı IQ’a sahip insanı ünvanıyla anılan Tony Buzan yazmış. Dünyanın çeşitli ülkelerinde zekayı ilgilendiren pek çok konuda konferans veren Buzan, ülkemize de gelmişti, belki hatırlarsınız…

Buzan ağabeyimizin dediğine göre, Romalıların solvitas perambulum diye bir sözü varmış Türkçe meali “yürürken çözün”. Nedeni de basit yürüyüş yaparken kalp daha güçlü atıyor ve beyne daha fazla kan gidiyor. Eh tabi doğal olarak da kafanız daha iyi çalışıyor ve aklınıza takılanları çözüyorsunuz. Kitapta Albert Einstein, Beethoven, Da Vinci gibi bilim ve sanat dünyasının yaratıcı isimlerin yaratıcı zekalarını nasıl kullandıklarıyla ilgili ilginç anektodlara da yer verilmiş. Yaratıcı zekanızı geliştirmeyi öğrenmek isterseniz, bir göz atın derim.

Keyifli okumalar!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3790
Kayıt tarihi
: 25.04.06
 
 

Okumayı beş yaşında söken blog yazarınız “kendini bildi bileli” okur. Lisede İtalyanca ve İngilizce ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster