Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
473
 

Profesyonel futbol

Profesyonel futbol
 

Doğrusu bu, galibiyet tam da bir ulus olarak ihtiyacımız olduğu bir zamanda gerçekleşmesi hepimizin göğsümüzün kabarmasına yol açmıştır.

Yerellikte ısrar edip, kendi kabuğumuza çekilerek, köyden gelip kentte, köylü gibi yaşamak isteğimizin, kendi kendimizde ağır basan bir zenci duygusunun girdabında boğulmamıza neden olduğunu ve bununda profesyonelliğe geçmemize engel teşkil ettiğini görebilmek için daha ne kadar galibiyet lazım, daha ne kadar süre lazım.

Bosna Türkiye maçı 1-0 lehimize bitiyor. Bu sonuç Avrupa şampiyonasına katılmamızı sağlıyor.

Maçın sonunda (aynısı Norveç maçında da kısmen görüldü) herkes ağlıyor. Bu ağlama durumu belki genç futbolcular arasında görülmesi doğaldır. Ama teknik direktöründen, federasyon başkanına kadar herkes ağlıyor. Neden?

Tamam, bu milli bir duygu. Duygulanmamak ve gururlanmamak elde değil fakat nedir bu ağlama faslı Allah aşkına?

Ülkemiz bundan öncede dünya üçüncüsü oldu. Bu şampiyonda kaçan onca fırsatlar kaderimizi son iki maça sakladı. Diğer takımları kolaylıkla geçebilecekken ard arda yapılan seri hatalar ağlamakla veya sağı solu suçlamakla düzelirmi, düzeldimi?

Ağlamak veya sağa sola sinirlenmek yerine, her maç bir öğreti olmuş olsaydı ve bir profesyonellik becerisi içinde analizler yapılsaydı seri hatalara devam edilirimiydi? Ya da yapılan olumlu eleştiriler (İşe yaramış olmalı) yerini daha önce bulmuş olsaydı şimdiye kadar çoktan Avrupa şampiyonasına katılmış olmaz mıydık?

Yani insana önce ………kaybettiriyorlar, sonra buldurunca sevindiriyorlar. Aslında ağlayıp, ağlattırıyorlar.

Neyse kısaca söylemek istediğim; Türkiye ileriye bakıp kendi kabuklarını çatlattığında, yılların fakirliğinin vermiş olduğu kıskanç, köylü ezilmişliğinden yırtıp, dünyaya açıldığı süre içinde, hem ekonomik bakımdan ve buna paralel olarak gelişen diğer önemli lokomotifler bakımından dünyada hak ettiği yeri alacaktır.

Bu başarıya ağlayıp sızlayarak ulaşılmıyor.

Sadece profesyonellik dürbününden dünyada olup bitene, evrensel bakış açısı yeterli olacaktır.

Yerel kalıpların etkisindeki duygusal bakış açısına malik “Türk Futbolu” sadece geçici başarılara imza atmaya devam edecektir. Hemde ağlatacaktır.

Foto: flicker photo from chekers

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve iyi olan, güzel olan toplumsal başarılarda hemen mutlu olabiliyoruz. İyi niyetli bir milletiz biz... Futboldan anlamam ama yazınızı anladım. Sevgiler

Ozlem Ozkulak 
 23.11.2007 20:49
Cevap :
Bende sizi anladım. Katkınız için teşekkr ederim. Neşemiz, sevincimiz her zaman avrupa ve dünyaya meydan okur.  23.11.2007 23:59
 

Mac sonrasi goruntulere bakinca bunun milli macla pek alakasi olmadigina karar verdim. Bence bu bir toplumsal patlamaydi. O kadar kotu olayi ust uste yasadik ki yasanan ilk sevindirici olayda bu hale geldik. Elbette en iyi 16 takimdan biri olmak guru verici ama bogazi patlayana kadar acaip cigliklar atarak sabahlara kadar gezmenin de pek anlami yok gibi. Cunku hemen hemen ayni sahislar iki gun sonra yakitin ne kadar pahali oldugundan yakinacaklar.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 22.11.2007 10:02
Cevap :
Güzel yorum. Tabiki tüm türkiye sevindi. Mahallede. inanın abartmıyorum silah sesleri hiç eksik olmadı. Bunlara alıştık zaten. Demek istediğim, yapılan bunca yanlış son iki maçta düzeltildi. Bu konular inanmanın yanında profesyonellik gerektirir. Saygılar sunarım.  22.11.2007 18:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 138
Toplam yorum
: 559
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 907
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster