Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
219
 

Proje Temelli Eğitim

Proje Temelli Eğitim
 

Kütüphane örnek proje


Eğitimin amacı, öğrencilerin belleklerini soyut bilgilerle doldurmak değil; yaparak yaşayarak öğretmek olmalı. Köy Enstitüleri’nin başarısı, yaparak, yaşayarak yapılan eğitimdedir.

Hasanoğlan Köy Enstitüsü Müdürü Rauf İnan anlatmıştı. Mezuniyet sınavında öğrencilere, kümes yapma görevi verilir. Projelendirmesini yapımını öğrenciler yapacaktır. Gecenin geç saatinde Rauf İnan’ın kapısı çalınır. Kapıyı çalan kümes yapma görevi alan öğrencilerden biridir. Karşı grubun çimentolarını çaldığını söyler. Karşı grup, daha iyi kümes yapmak için çimento çalmakta, diğer grup da kümes yapma çimentolarına sahip çıkmakta, çimentolarını çaldırmamaktadır. Bu, grupların sorumluluk bilinci içinde olduklarını gösteriyor. Bugünkü öğrencilere, bu sorumluğu ve yaparak, yaşayarak öğrenme bilincini verebiliyor muyuz?

Farklı düşünen, yaratan, üreten, rekabet edebilen, eleştirel bakabilen ve problem çözebilen çocuklar yetiştirilmesi, proje temelli eğitim izlencelerinin uygulamasıyla gerçekleşebilir. Bu dizge, her alanla ilgili projeleri içerir. Öğrencinin yaşına, algılama, geliştirme düzeyine göre olmalı projeler. Öğrencilerin gelişimsel becerilerinin ve öğrenim değerlerinin farklılaşmasında önemli bir adım olmalı, proje. Doğru proje seçimiyle, hafıza, okuma, motor becerileri, el-göz koordinasyonu ve öğrenme bilinci gibi beceriler geliştirilir ve kuvvetlendirilir. Proje stratejilerine dayanan yöntemler, öğrencilerin soyut kavramları kolaylıkla anlayabilmeleri ve başarılarını yükseltmeleri için gereklidir.

Öğretmenler, her öğrencinin öğrenmesine uyum sağlayabilecek dersleri tasarlamasına ve farklılaştırabilmesine neden olacak çok yönlü bir yaklaşım sağlar. Projeler tasarlama, öğrencinin, tüm öğrenme yöntemlerini ve farklılıklarını ele alarak, sınıf içinde her öğrenciye başarılı olabilmeleri için fırsat sağlar.

Proje temelli öğrenme, öğrenmeyi projeler etrafında düzenleyen bir modeldir. Proje temelli öğrenme ile ilgili yapılan tanımlara göre, projeler sorular veya problemlere dayanan karmaşık görevlerdir. Proje temelli öğrenme, öğrencilerin tasarım yapma, problem çözme, karar verme ve çeşitli etkinlikleri gerçekleştirmelerini gerektirir. Belli bir zaman dilimi içerisinde öğrencilere bağımsız olarak çalışma fırsatı verir ve gerçek ürünler veya sunumlarla sonuçlandırır. Literatürdeki diğer tanımlara göre ise proje temelli öğrenme, otantik içerik, otantik değerlendirme ve açık eğitim hedeflerini içerir. (1)

Projeler öğrencinin yaparak öğrenmesini sağlar. Aslında öğrencinin yaparak ve yaşayarak öğrenmesi yeni bir fikir değildir. Bu fikrin kökü Dewey’e kadar uzanmaktadır. Projeler öğrencinin ilgisini artırabilir; çünkü öğrencilerin otantik problemleri çözmesine, akranları ile birlikte çalışmalarına ve gerçek çözümler veya ürünler geliştirmelerini sağlar. Projeler, derinlemesine öğrenmeyi artıran potansiyele de sahiptir, çünkü öğrenciler bir proje geliştirirken öncelikle ilgili kavramları, ilkeleri ve bilgileri edinmeleri ve ardından da bunları uygulayarak ortaya bir ürün çıkarmaları gerekmektedir. Ayrıca projeler, öğrencilerin planlama yapmalarına, işi yönetmelerine, çözümler üretip çözümü değerlendirmelerine fırsat verdiği için düşünme yeteneğini artıran bir potansiyele de sahiptir

Proje temelli öğrenmede öğretmen, bilgiye erişimi sağlayarak öğrenme için fırsatlar yaratmalı ve tüm süreçte öğrencilerin etkili ve verimli öğrenmelerini sağlayacak ortamı oluşturmalıdır. Ayrıca öğrenme sürecinin aşamalarını belirleyip düzenlemeli, öğrencileri yönlendirerek öğrenmeyi desteklemeli ve rehberlik etmelidir. Bütün süreci yakından takip etmeli, problemler hakkında bilgi vermeli, geri bildirimler sağlamalı ve bütün süreci, sonuçları ile birlikte değerlendirmelidir (Thomas, 2000). Proje temelli öğrenme, öğretmenlerin proje süreci boyunca öğrencilerin anlama düzeylerini ve sonuçta ne öğrendiklerini bilmesini gerektirir.

Değerlendirme, dereceli puanlama anahtarları ile öğrenci sunumlarını ve ürünlerini değerlendirme, öğrencilerle proje süreci boyunca yapılan görüşmeleri değerlendirme, öğrencilerin kendi grup çalışmalarını, arkadaşlarının çalışmalarını ve kendilerini değerlendirmeleri gibi öğrencilerin projedeki tüm süreçlerinde gösterdikleri performansların değerlendirmesini sağlayan değişik değerlendirme yöntemlerinin kullanması gerekmektedir. Performans değerlendirme, baştan sona tüm sürecin ve süreç sonunda üretilen ürünlerin birlikte değerlendirilmesini sağlayan bir yöntemdir. Performans (2) 67 değerlendirme ile öğrencilerin baştan sona tüm proje sürecinde gerçekleştirdikleri etkinlikler, çalışmalar ve ürünler bir arada ele alınarak değerlendirilir.

Performans değerlendirmenin yanı sıra grup değerlendirme de, öğrencilerin proje sürecinde gerçekleştirdikleri çalışmaları tekrar gözden geçirmeleri, bundan sonra yapacakları grup çalışmaları için yeni fikirler ve dersler çıkarmalarını sağlar (Çepni, 2006). Performans değerlendirmede öğrenciye verilen araştırma projesinin sonucunda, öğrencinin bu süreci nasıl kullandığına, süreçteki performansına, yaptığı işe karşı tutum ve kararlılığına ve sonuçta ortaya koyduğu ürüne bakılır. Bireysel değerlendirmelerin yanında grupla birlikte değerlendirmelere de önem verilir. Bu süreçte bireyin grupla olan iletişimi ve etkinliği de değerlendirilir,

Bir dersin tasarımında kullanılabilecek birçok yöntem, ortam ve değerlendirme yöntemi bulunmaktadır. Değişik öğrenme, öğretim tasarımının bu boyutları açısından dersin amaçları ve hedef kitlenin özelliklerine göre farklı ağırlıklarda değişik yöntemler düşünüldüğünde bir ders için birçok farklı öğretim yapılabileceği de açıktır. Bu araştırmada ise lisans düzeyindeki bir teknik derste; yüz yüze ve çevrimiçi ortamlar birlikte kullanılarak, temel bilgilerin sunulmasındır.

Gagne’nin bilişsel öğrenme modeline göre öğrenme; çevredeki uyarıcıların alınması, kısa süreli bellekte yapılan tekrarlar sonucu uzun süreli belleğe kodlanması ve gerektiğinde bu bilgilerin alınarak davranışa dönüştürülmesi süreçleri ile açıklanmaktadır. Bu modele göre bir dersin işlenişinde 9 aşama bulunmaktadır. Bunlar; dikkat çekme, hedefler hakkında bilgi verme, ön bilgilerin hatırlatılması, uyarıcı materyalin sunulması, öğrenciye öğrenme sürecinde rehberlik etme, davranışı ortaya çıkarma, geribildirim verme, değerlendirme ve öğrenilenlerin kalıcılığını ve transferini sağlamaktır.

Seviye Belirleme Sınavı’nda ilk 100 giren Türk kızına 1 milyon liralık burs kazandı. Burs sorularının amacı, kurgusal proje tasarlama yeteneğini ölçmekti.

İstanbul (Erkek) Lisesi’nden bu yıl mezun olan 19 yaşındaki Şeyda Takış, yıllık 77 bin dolar bursla Cornell Üniversitesi’nde okuma şansı kazandı.

Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS) ilk 100’e giren ve liseyi birincilikle bitiren Şeyda Takış, başvurduğu 7 üniversitenin üçünden burs kazandı. Bu burslardan biri ise Cornell Üniversitesinden ve 1 milyon lira değerinde oldu.

1Milyon liralık burs sorusu:
Köklü üniversitelerden kabul almasında, okul dışı aktivitelerinin ve kendini iyi ifade edebilme yeteneğinin etkili olduğunu söyleyen Takış, 1 milyonluk bursu nasıl kaptığını şöyle anlattı:
-“Cornell Üniversitesi mülakatında, insanlığın sonu geldiğinde Mars’a yerleşecek 100 kişilik bir koloni tasarlamam istendi. Bu en ilginç soruydu. 700 kelimede yepyeni bir toplum oluşturmak zordu. Ama toplumdaki sorunları azaltıp yeni bir yaşam alanı kurmayı özetledim” .

3 Burs daha kazandı.
Şeyda Takiş, bilgisayar mühendisliği eğitimi alıp, yapay zekâ üzerine çalışmak istiyor. 19 yaşında olan Şeyda Takiş başarısı ile 3 ayrı üniversiteden burs aldı. Şeyda aldığı burslarla ilgili şunları anlattı:
-“ABD’den yaklaşık 10, Avrupa’da da birkaç okula başvurdum. Amerika’da Cornell, Duke ve Pennsylvania üniversitelerinden tam burs aldım. İhtiyaç bursunun yanı sıra Duke Üniversitesi’nin dünyanın her yerinden başvuran 35 bin kişi arasından 9 kişiye verdiği başarı bursuna ve UPenn tarafından World Scholars adlı bir gruba seçildim. İngiltere’de King’s College London, University College London, University of Bath ve İsviçre’de ETH Zürich’i kazandım. Amerika’da Harvard, Yale, Columbia ve Chicago üniversitelerinde yedekteydim. Cornell Üniversitesi’nde 4 yılda 300 bin doları yani 1 milyon lirayı aşacak tam bursla okuyacağım.”

Şeyda Takış ’in,onun yetişmesinde,başarılı olmasında emeği olan ailesini,öğretmenlerini kutlamak gerekir.Şeyda,bu başarıyı nasıl yakaladı, araştırılmalı.Bu tür çocuklar için “proje okulları” açılmalı. Başarılı okulların, proje okulları olarak yapılanması da düşünülmeli.  Sorgulayan, araştıran, inceleyen; projeler üreten öğrencilerin önü açılmalı. Eğitim izlenceleri, proje hazırlamaya göre bilimsel veriler ışığında geliştirilmeli. Öğrenciler, ilgi duydukları alanlarda ya da öğretmenin önereceği bir alanda proje hazırlamalılar. Projeyi gerçekleştirme düzeyine göre öğrenci başarısı değerlendirilmeli.

Peki, bu okulların öğretmenleri, nasıl seçilmeli, yetiştirilmeli? Toplumlar, insanlara birlikte yaşamanın gerektiğini, toplum bilincini vermek için eğitim sürecinin amaçlarını ve içeriğini belirlemiş ve onu kontrol altına almışlardır. Bu suretle eğitim bir kamu hizmeti olarak kurumlaşmıştır. Artık, birçok bilgi ve becerinin uzman öğretmenlerce verilmesi zorunluluk durumuna gelmiştir.

Proje eğitimi alan öğretmenler bu okullarda görevlendirilmeli. Lise ve dengi okullara nitelikli öğretmen yetiştirmiş Yüksek Öğretmen Okulları uygulamasına benzer bir uygulamayla da bu okullara uzman öğretmen yetiştirilmeli

Proje eğitimi alan öğrenciler, şu etkinlikleri gerçekleştirebilirler:

*Düşüncelerini, sözlü ve yazılı anlatabilirler.
*Bir konu üzerinde tartışabilirler.
*Arkadaş ve öğretmenler ile işbirliği içinde çalışabilme
*Sorunların çözümünde farklı yöntemler bulabilmek için farklı düşünebilmek
*Sorunların ve çözümlerini değişik biçimlerde anlatabilmek
*Sınıfta,hazırlanan bir konuyu sunabilmek
*Öğrenme deneyimlerini sahiplenebilmek
*Kendi  başına çözümler ve cevaplar bulabilmek için kendi yeteneklerine güven duyabilmek

Dokunarak-yaparak-yaşayarak öğrenme stratejilerine dayanan yöntemler sadece öğrencilerin kavramları kolay kavrayıp sahiplenmelerini sağlamaz, aynı zamanda tüm öğretim sürecini en etkili hale getirir.

    Eğitimsel simgeler ile gerçek-yaşam durumlarını ilişkilendirebilme
Aile, sokak ve iş yeri gittikçe gelişen ve çeşitlenen teknolojilerin aktarılmasını başaramaz. Vatandaşlık görevinin gerektirdiği bilgi, beceri ve değerlerin herkese aynı şekilde verilmesi herkesin ortak bir eğitim sürecinden geçirilmesi ile mümkün olur. Belirttiğimiz bu durumlar eğitimin "okul" olarak kurumlaşmasını ortaya çıkarmıştır.(Nurettin Fidan, Okulda Öğretme, Öğrenme)

Son söz: Proje izlenceleri temelli eğitim,daha çok öğrencinin 1milyonluk burs almasını çoğaltır.Daha çok Şeyda Takış’ lar yetişir.


(1)- Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi. Haziran 2009. Cilt:V1, Sayı:I, 60-84 http://efdergi.yyu.edu.tr 66
(2)- Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi. Haziran 2009. Cilt:V1, Sayı:I, 60-84 http://efdergi.yyu.edu.tr

 

Şahin ÖZŞAHİN, NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Düşünen,sorgulayan,"proje temell eğitim"ile üreten ve yaratan o köy enstitüleri halâ içimde asrın bir acısıdır.Siyasi güvencelerin çıkarını zay olup gittiler.Yüksek Köy Enstitüleri de,yatılı bölge öğretmen okularını da kapattılar.Ya hepsi kalsalardı,eğitim o şekilde devam etseydi bugün dünyanın en gelişmiş ülkesi olurduk.Bilimsel,bağımsız bir eğitim olmadığı sürece köle anlayışından kurtulmamız da mümkün değildir...Elinize sağlık Hüseyin bey.Ne güzel yazmışsınız yine!Selamlar.

Abbas Oğuz 
 06.01.2018 17:28
Cevap :
Abbas Bey,araştırma,inceleme bulgularına dayanmayan eğitim,belirttiğiniz gibi bağımsız değildir.Eğitimin bağımsız olmadığı ülkeler,bağımsız olamazlar.Katkıların için teşekkür eder;yeni yılda,esenlikler dilerim.  06.01.2018 22:00
 

Değerli arkadaşım, bu anlamlı yazınızla 1955-1960 yılları arasında o zamanki adıyla Aydın Erkek Sanat Enstitüsü okuduğum beş yılda yarım gün atelye çalışması yarım gün dersane olurdu. Meslekler daha bilinçli öğreniliyordu. Sağlık, mutluluk dileklerimle hoşça kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 29.12.2017 23:42
Cevap :
Şahin Bey,1950-1960' lı yıllarda,endüstri meslek lisesi gibi teknik okullarda,proje eğitimine önem verilirdi. Eğitim,uygulamalıydı.Ortaokullarda,iş dersleri vardı.Basit araç ve gereçler yapardık.Esenlikler dilerim.  30.12.2017 22:12
 

Evet, eğitim olacaksa 'proje ve atölye' ile tamamlanabilir. Yoksa ezbercilikten ve şablonlaştırmaktan öteye gidemez:( Selamlar

Kadri KANPAK 
 29.12.2017 17:16
Cevap :
Kadri Bey,yıllarca teknik eğitim denildi;ama teknik eğitime gereken önem verilmedi.Son yıllarda,teknik eğitimden hiç söz edilmez oldu;oysa,ülkenin gereksinme duyduğu nitelikli insan gücü,nitelikli teknik okullarda yetişir.Esenlikler dilerim.  30.12.2017 22:19
 

Sayın Başdoğan size katılıyorum, bu güzel yazınızla eğitimin amacını çok güzel izah ettiniz kutlarım sizi.Selam sevgi ve saygılar. Yeni yılınız hayırlı uğurlu olsun sağlıklı mutlu olun inşallah.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 29.12.2017 7:26
Cevap :
Nahide Hanım,amacım,eğitime bir ışık tutabilmek..Yeni yılda sağlıklar diler;Selam ve saygılarımı iletirim.  30.12.2017 23:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 322
Toplam yorum
: 1169
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1780
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster