Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4817
 

Ramazan Bayramı mı ? Şeker Bayramı mı ?

Ramazan Bayramı mı ? Şeker Bayramı mı ?
 

Bayramlar şeker gibidir. Tatlı ve damağınızda tat bırakan


Gün dönmeye görsün, gazetelerin başlıklarını enteresan başlıklar süslüyor. Kimileri yedi sütuna manşetten, kimileri, çerçeveden.. Bunların birçoğu da siyasilerin haberleri oluyor. Bu sefer ki haber, sayın Başbakan’ın Harran Üniversitesi’nin açılışında etti laf manşet olmuş gazetelere. Ne demiş peki Başbakan?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, <ı>''Bakıyorsunuz, bayram adını değiştirdi. Ne oldu bayramın adı? Tatil. Olmaz. Bu bayram tatil değil, tatil başka bir şey. Adını bir başka türlü de değiştirmişler şimdi; Şeker bayramı. Bu dört dörtlük bir ramazan bayramı, ne şeker bayramı... İlginç şeyler oluyor bu erozyondur aslında. Yani buna bir kültürel erozyon denir. Bunlara fırsat veremeyiz, vermemeliyiz'' demiş.

Sayın Başbakan’ın sözlerinin bir kısmına katılmamak elde değil. O da bayramların, bayramlarda çalışılmayan günlerin “tatil” gibi algılanması. Evet tatil başka bir şeydir, bu günler bayram havası içinde ve geleneklerimizde olduğu gibi geçirilmesidir arzu edilen ama işin bir de gerçekten tatil ve dinlence tarafı da yok mudur aslında ? Herkesin bunu böyle algıladığını tahmin ediyorum. Eğer öyle değil ise, o zaman neden 9 gün resmi tatil ilan ediyorsunuz kardeşim? Bu uzun zamandır tartışılan bir konu değil midir Türkiye’de? Kim, hangi şartlarda gün Bayram yapacak? Bunu ziyaretlerle, bayram coşkusu içinde geçirecek? Mümkün mü ?

Ben çocukluğumun bayramları ile karşılaştırıyorum da şimdiki bayramları, özellikle yeni gençlik ve zamane çocukları bihaber yetişiyorlar. Biz bayram sabahlarını arifeden zor getirirdik ve 3 bayram günü de dolu dolu geçerdi. O zamanlar daha tanımamıştık 9 günlük bayram tatilleri !.. Resmi olan 3 günlük (eğer hafta sonu ile birleşmemişse) tatil bayramlaşma ve bayram coşkusuna yetmezdi bile. Ama şimdilerde, insanlar arifeden hemen toz oluyorlar ortadan ve gittikleri yerlerden telefonla kutluyorlar, yakınlarının bayramlarını. Bu anlamda bir yozlaşma vardır, doğrudur. Ama, bir konuda yozlaşma olduğuna inanmıyorum, o da bu önümüzdeki bayramın adının “Ramazan Bayramı” değil de ‘Şeker Bayramı’na” olarak anılması !..

Ben de, herkes gibi çocukluğumda, sokak sokak olmasa da mahallemin evlerini dolaşarak şeker topladım. Sokak sokak dolaşmazdım, çünkü utanırdım. Bu bayramın ta o zamanlar “Ramazan Bayramı” dendiğini bilirim. Fakat, şeker bayramı demesinin de bence hiç bir mahsuru yok. Ayrıca şeker bayramı denmesinin bir sebebi de, çocukların kapı kapı dolaşıp şeker toplamasından kaynaklanması olabilir mi ? Peki Kurban Bayramı’na neden şeker bayramı denmiyor? O bayramda da şeker toplanmaz mı diyenleriniz olabilir. Adı üzerinde Kurban bayramı.. O bayramda herkes kurban kesmekle meşguldür ve çocuklar da bunu bildiğinden olsa gerek, evleri pek dolaşmazlar, dolaşanlar da azdır. Sonra, bayramlarda, gelen gidene, misafirlere, "ağız tatlansın" diyerek, en güzel şekerleri tatlılar ikram edilmez mi ? Edilir. Hatta bu bayramda daha çok ikram edilir. Neden? Çünkü uzun bir oruç maraton koşusundan çıkılmıştır. Tatlılar daha güzel bir yenir. Öyle düşünülmüştür herhalde.. İşte bu yüzden bence çok şeker bir durum.

Bizim geleneklerimizde, kültürümüzde bazı isimlerin, ilişkilendirilmiş olaylarla arasında illiyet bağı (sebep-sonuç ilişkisi) oluşturulur. Belki de işimize öyle geliyor olabilir. Ramazan bayramının bayram olmasının sebebi de ramazan ayının bitimini simgelemesinden kaynaklanmaktadır. Otuz gün boyunca yapılan her türlü, kısıtlamanın artık sona erdirildiğini simgeler bu bayram. Adı da, Ramazan’ı takip etmesinden dolayı “Ramazan Bayramı “ olmuştur. Sayın Başbakan’ın vurgulamaya çalıştığı gibi bu bayrama Şeker bayramı denmesi ile hiç kimsenin bu bayramın dini yönünü göz ardı etmeye çalıştığını ve bayramın anlamını küçümsediğini zannetmiyorum.

Bu madalyonun bir yüzü. Bir de başka bir yönü var. Ama ondan önce şunu ifade etmek isterim. Bildiğiniz gibi Ramazan kelimesi Arapça kökenli bir kelimedir. Bunun yerine daha Türkçe bir kelime düşünüldü mü bilmiyorum ama belki de daha Türkçe olsun diye bu bayramın adına Şeker Bayramı denmiş olamaz mı ? Eğer bu savım gerçek ise, Sayın Başbakan’ın çıkışının sebebi de bu olabilir. Neden Arapça bir kelimeyi kullanmadığımız noktasında, Türkçe bir kelime kullanmamıza “yozlaşma” demiş olabilir mi? B bayrama “ Ramazan bayramı “ demek elbette ki farz değildir, dolayısı ile isteyen istediğini söyler. Bunu kısıtlayan ne bir kanun maddesi var, ne de yozlaşma yaşadığımızı gösteren bir kanıt. Sayın Başbakan b söylemiyle kimlere yüklendi acaba ? Ben hakikaten merak ediyorum.

Ramazan bayramının dini yönünün görmezden gelindiğine dair oluşan düşünceler, yıllardan beri tipik bir muhafazakâr kesimin basit hazımsızlığıdır. Zira bunun ramazan ayı ertesinde yapılan bir bayram olduğunu bilmeyen Müslüman’ın da olmadığını düşünüyorum. Adına ister Ramazan Bayramı, ister Şeker bayramı densin. Kim neyi istiyorsa öyle desin. Kim kendini hangi etiket içinde mutlu görüyorsa, bırakın, karışmayın. Başbakan’ın söylemini eleştirirken, aşağıdaki sözlere katılmayanın da olmayacağını düşünüyorum..

<ı>''Bu Ramazan Bayramı'nda da bu birliğimizi beraberliğimizi teyit eden gidiş gelişlerimiz olacak. Küçükler büyüklere muhakkak gitmeli. Bunu ihmal etmeyelim. Anneler, babalar bunları çok bekler. Annelerimizi babalarımızı bunlardan mahrum etmeyelim. Bunlar bizim geleneklerimizin, kültürümüzün güzel örnekleridir, ama ne yazık ki bunları büyük ölçüde kaybettik. “

<ı>

Adını nasıl anarsanız anın !.. Herkese mutlu bayramlar..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2466
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster