Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '06

 
Kategori
Genetik
Okunma Sayısı
758
 

Ruh ve genetik - 2

Ruh ve genetik - 2
 

Seçimlerimizin ne kadarı bize ait? "Ben" dediğimiz şeyin ne kadarı bize ait? İçimizden geldiği için yaptığımız bir şey, gerçekten, neden içimizden gelir?

Ya İlkokulun sonları ya da Ortaokulun başlarında keşfetmeye başlamıştım. Özellikle boş veya sıkıcı derslerde bulduğum boş bir kağıda desenler çiziyordum. Genelde tek bir noktadan başlıyor, onun etrafından başlayan dairesel, çizgisel veya kesik kesik figürleri yavaşça dolduruyordum. Bu esnada ne çizeceğimi, çizim sonrasında ortaya ne çıkacağını ben bile hiç bilmiyordum. Tek bildiğim zihnimin inanılmaz derecede dinlendiği ve boşaldığıydı.

Hatta Hazırlık sınıfıydı yanılmıyorsam, resim dersinde bu özgün formatta bir yılbaşı kartpostalı bile hazırlamıştım. Bu soyut çalışmanın içinde ortada belli belirsiz bir geyik ve hediye motifi vardı.

Orta üçüncü sınıftayken din dersinde bu defa "Sonsuzluk" kavramını işleyen bir resim çizmiştim. Yine içiçe girmiş yüzlerce motif ve desen, hiçbiri birbirine benzemeyen, hiçbiri hem çok şey ifade eden, hem hiçbir şey ifade etmeyen.

Açıkçası okul çağı bittikten sonra bu ilgi alanım da kendiliğinden kapandı. Ondan sonra belki zoraki bir iki kurs gibi bir ortamda bulunduysam çizme gereksinimi duymuşumdur.

Böyle bir yönelimi şahsen ben kendimden başka hiçbir arkadaşımda görmemiştim. Yalnızca benimle doğmuş ve benimle ölmüş bir soyut sanat biçimiydi adeta. Ta ki iki yıl önceye kadar...

İki yıl önce uzun yılların ardından ilk defa başka bir şehirde yaşayan kuzenime misafirliğe gitmiştim. Orada kalırken bir gün onun onbeş yaşındaki küçük kızının odasında asılı bir resim gördüm. Gözlerime inanamıştım ama bu aynen benim çizdiğim resimlere benziyordu. Kendisine sorduğumda, bunu okulda bir ders için "Sonsuzluk" kavramını anlatmak maksadıyla çizdiğini söyledi.

Bir önceki yazımda anlattığım amcamla olan ilginç paralelliğimiz ve şimdi burada dile getirdiğim yeğenimle olan paralellik, genlerimizin bizi düşündüğümüzden daha fazla şekillendirdiğini düşündürmeye başladı. Bir şekilde düşünme tarzımız, algılarımız, değerlemelerimiz ve buna bağlı olarak seçimlerimiz genetikten bağımsız değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 1835
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Yazar 1975 Ankara doğumludur. Monterey Postgraduate School / California'da bilgisayar bilimi dalı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster