Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '09

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
1556
 

Şair sözü doğrudur: "Dünyayı hele sen barış olsun da gör"

Şair sözü doğrudur: "Dünyayı hele sen barış olsun da gör"
 

Barış Çiçeği


Yılda bir kez de olsa adı güzellikler çağrıştıran, umudu devindiren, aydınlığı çoğaltan günlerin anılmasını, kutlanmasını seviyorum. Bugünü de... Çünkü bugün 1 Eylül ve bugün Dünya Barış Günü... Öyleyse kutlu olsun hepimize, tüm barış severlere, tüm dünyaya.

Savaş ne denli sevimsiz, acımasız bir sözcükse, barış o denli sıcak, sevimli, dost bir sözcük…Evde, sokakta, işte, gezide yüzü gülen insanlarla olmak, erinçli insanlarla buluşmak neden güzel olmasın ki…Ortalığı kan revan içinde bırakan savaşları, iletişim tekniğinin sonsuz olanakları içinde izlerken, Melih Cevdet Anday’ın Olsun Da Gör şiirindeki şu dizeler bağlamında nasıl da özlüyoruz barışı:

O gün gelsin neşemiz tazelensin de gör

Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör

Seyreyle gülü bülbülü

Çifter çifter aylar gökyüzünde

Her gece ayın on dördü

Salt bugün mü, keşke dünyada her gün barış olsa…Keşke her güne yüzlerimiz gülerek, umutla, sevinçle, erinçle uyansak…

Evet bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü… Barış için kalabalıkların katıldığı mitingler düzenlenecek, söylevler çekilecek bir yerlerde. Umarım bu mitingler gerçekten barış, kardeşlik, sevgi, birlik duygularını içerir. Gerçek barışın insanın içinde oluştuğuna inanıyorum. Barışı gerçekten istiyor muyuz, önce gözlerimizin derinliğinde görmeliyiz o ışığı. Kavgadan, kıyımdan, kandan, silahtan uzak durmalıyız hep birlikte. Sade insanlar olarak istiyoruz da barışı, bizi yönetenler, dünyayı kavga, kargaşa, savaş ortamına sürükleyenler istiyor mu acaba? Ona bakalım, onları zorlayalım. Barışçıl eylemimizi o yönde geliştirelim.

Evet bugün 1 Eylül…Dünya Barış Günü… İkinci Dünya Savaşının da başladığı, yani Nazilerin Polonya'yı 1 Eylül 1939’da işgal ettiği gün! Tam 70 yıl önce, bu azgın savaş elli milyon insanın ölümüne, milyonlarca yaralıya mal olur. Ardında moloz yığını haline gelmiş kentler, onarılmaz acılar, gözyaşları bırakır!

Yıllar sonra aklına gelir birilerinin, insanlık tarihinin bu en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşının başladığı 1 Eylül’ü, Dünya Barış Günü olarak kabul etmek…Edilir edilmesine de , barışa uzak durulur hep. Birileri karıştırır ortalığı;tetiğini çeker silahın, barışı savunanların, barış içinde yaşamak isteyenlerin üzerine boşaltır kurşunları.

Bugün barışa daha çok gereksinim duyuyoruz. Gerçekten seviyoruz barışı. Ailemizle, arkadaşlarımızla, komşularımızla, küstüklerimizle, kavga ettiklerimizle barış içinde yaşamak istiyoruz. Barışın ardına saklanıp namlunun karanlıklar arasından doğrultulmasını istemiyoruz, insanların üzerine.

Şair de barışçıdır oldum olası. Sevgiyle, barışçıl duygularla, aşkla kurmuştur şiirini. Savaşlardan uzak, barışın egemen olduğu bir dünya özlemi içindedir şair;barışa tutkundur, sevdalıdır.

Barış adlı ünlü şiirinde Yannis Ritsos tüm insanların ortak duygularını, özlemlerini, beklentilerini öylesine güzel anlamlandırmış ki, söyleyecek bir şey bırakmamış sanki bize. Ritsos bu anlamlı şiirinde ana , baba, çocuk kavramlarını barışla özdeşleştirir.Doğanın yenilenmesini ister; barışı yaşamın diyalektiği olarak anlamlandırır. İyilik, doğruluk, dostluk, güzellik, aşk, sevgi, ele yürümek olarak algılar barış kavramını.Özdemir ince’nin çevirisiyle o güzel şiirden kimi bölümleri paylaşalım istiyorum yeniden:

annenin gördüğü düştür barış,
ağaçlar altında sevdalıların sevda sözleridir barış.


(…)

Akşam üstü eve dönen babadır barış,

(…)

Eşikten eşiğe bir türkü yükseldiği zaman
geceleyin,
Cumartesi akşamları mahalle berberinden çıkan yeni tıraş olmuş
bir işçi gibi baharda ay buluttan çıktığı zamandır barış;

(…)

buğday ve güller yüklenmiş geleceğe doğru yol alan bir trendir barış,
Kardeşlerim barış içinde derin derin soluk alıyor tüm dünya bütün düşleriyle
verin ellerinizi kardeşlerim işte budur barış…

Kuşkusuz barışa değgin çok şiir yazıldı, yazılacak da. İçimizde, yakınımızda, uzaklarda savaşlar sürdükçe, silahlar susmadıkça, kurşunlar uzaktan kumandayla adreslere gönderildikçe, şairlerin barış özlemi de bitmeyecek, barış şiirleri yazılamaya devam edilecektir.
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, terörden arınmış bir dünyada, mutluluğa, sevgiye, hoşgörüye, kardeşliğe ve evrensel güven ortamına, dayanışmaya öylesine çok gereksinim duyuyoruz ki… Bunun özlemi, beklentisi içindeyiz.

Öyleyse Dünya Barış gününüz kutlu olsun dostlar. Barışın tüm dünyada düş değil, gerçek olmasını diliyorum.Dünyayı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

... sözlüklerde, şiirlerde, vecizelerde, özel günlerde, özlemlerde umutlarda bekleyişlerde kendine yer bulabilen bir isim bir kelime bir kavram olmaktan öte, her daim yaşanılası ve korunulası bir vazgeçilmez olsaydı... İktidar hırs güç çıkar menfaat yanında o kadar masum çelimsiz ve naif kalıyor ki... Saygıyla,

Yeşim E. Narter 
 02.09.2009 18:21
Cevap :
Sözcüklerde,şiirlerde,söylevlerde kalmamalı elbette barış. Gerçeğe dönüşmeli.Size katılıyorum. İçten,sıcak,dost yaklaşımlarla sağlanmalı barış olgusu toplumlarda diye düşünüyorum. Barışçıl duygularla paylaşımınız için teşekkür eder, saygılar sunarım Yeşim Hanım.  03.09.2009 22:41
 

İnşallah dünyadan barış eksimez... selamlar sevgiler.

Sokrates 
 01.09.2009 12:08
Cevap :
Tüm dileğimiz barışın dünyaya egemen olması. Bu olguya her geçen gün gereksinimimiz daha çok artıyor. Gelecek günlerin daha yaşanası olmasını umarak,bekleyerek,özleyerek...  01.09.2009 21:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 180
Toplam yorum
: 261
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1145
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster