Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1442
 

Savcı Selim Kiraz neden öldürüldü - 2 : CHP ve DHKP-C arasındaki düşündürücü ilişki...

Savcı Selim Kiraz neden öldürüldü - 2 : CHP ve DHKP-C arasındaki düşündürücü ilişki...
 

Bunlar, Okmeydanı'ndaki DHKP-C'li militanlar. Ama Kılıçdaroğlu, onlara "silahlı maskeli polis" demişti.Acaba neden?


BU İLŞKİ, SANIRIM KILIÇDAROĞLU'NUN GEZİ OLAYLARI SIRASINDA BAŞTA DHKP-C OLMAK ÜZERE DİĞER YASADIŞI ÖRGÜTLERE GÖSTERDİĞİ SEMPATİ VE ONLARA ARKA ÇIKMASI İLE BAŞLADI...

Gezi olaylarına katılan "tüm gençlerin alınlarından öperim" demesiyle de bu ilişki neredeyse dayanışma haline geldi... Böylece, DHKP'nin de, özellikle CHP seçmenleri arasındaki etki alanı genişledi...

Konuyla ilgili olarak yazdığım, "Savcı Selim Kiraz neden öldürüldü ki" başlıklı bloğumda, şöyle bir soru sormuştum; "Elvan'ın katilinin bulunamaması kimin işine gelir?"

Sorunun cevabını da kendim vermiş ve şöyle yazmıştım : "Elvan üzerinden devlete, hükümete ve emniyete yönelik yaratılan 'olumsuz algı operasyonundan' medet umanlar ve bundan siyasi çıkar bekleyenlerin içine gelir".

Bu düşüncemi fazla açmamıştım. Ancak, CHP'nin bu olayda, DHKP-C yerine, öncelikle Hükümeti suçlaması, bana siyasi çıkar bekleyenlerin başında CHP'nin olduğu izlenimini verdi...

Sonra, biraz gerilere gittim... Gezi olayları sırasında başrolü oynayan, yasa dışı  -DHKP-C örgütüne Kılıçdaroğlu'nun gösterdiği sempatiyi hatırladım...

Ne demişti CHP Genel Başkanı?

Gezi olaylarındaki şiddet eylemlerine katılan ve  içlerinde DHKP-C'nin de bulunduğu en etkin yasadışı örgütlerin militanlarına hitaben "Eylemcilerin tertemiz alınlarından öpüyorum" dememiş miydi, Kılıçdaroğlu?

Savcı Selim Kirazı önce rehin alan ve sonra da hunharca öldüren DHKP-C teröristlerinin, oluşturmak istedikleri müzakere heyetine, CHP'nin, Genel Başkan Yardımcısı olan bir üyesinin de katılmasını ısrarla istemeleri ne anlama gelir ki?

Savcı Selim Kiraz'ın şehit edildiği akşam, bir televizyon kanalına çıkan iki CHP milletvekili, savcıyı öldüren katiller için "terörist" diyememişler ve "terörist diye ifade edilen" şeklinde cümleler kullanmışlardır... Ayrıca, bu iki milletvekili konuşmalarında  ölen teröristler ile öldürülen Savcı Kiraz için "kaybedilen üç can" diyerek teröristleri şehit edilen Cumhuriyet Savcısı ile aynı değerde görmüşlerdir. 

Bu arada pek ihtimal vermiyorum; vermek de istemiyorum ama, Savcı Selim Erdem, acaba, Elvan'ı öldürenleri bulmaya çalışırken, aynen CHP ile Gülen Cemaati arasındaki ilişkiye benzer bir ilişkiyi CHP ile DHKP-C arasında da gördüğü için mi öldürüldü?

Şeytan işte, insanın aklına neleri getiriyor...Komplo teorileri de böyle oluşturulmuyor mu?

Ama, geçmişten bir örnek vereyim...Uğur Mumcu'nun öldürülme nedenlerinden bir de, o günlerde ortaya atılan iddialara göre, MİT ile PKK arasındaki ilişkileri meydana çıkarması idi... O günlerde, ben de buna inanmıştım. Çünkü o sıralarda, MİT ile CIA'nın ortak çalıştığı iddiaları da söyleniyordu.

SONUÇ :

Bu konuda, daha önce yazdığım blogda da belirtiğim gibi, Elvan'ın katillerini bulmaya çalışan Savcı Selim Kiraz'ın öldürülmesi, en çok, hükümete yüklenmenin bir aracı olarak kullanılan "Elvan davasının yarattığı olumsuz algının" devam etmesini sağladığı için muhalefetin işine yaramıştır. Özellikle de CHP'nin...

Fakat bu olayda, İstanbul Emniyet'in ve Çağlayan Adliyesi'nin kendi güvenlik sisteminin ve bu sistemi yönetenlerin ihmalini ya da bu sistemin yetersizliğini de göz ardı etmemek lazımdır...

Ancak, yalnızca bu konuyu ele alarak, bu olayın bütün sorumluluğunu, hükümete ve onun alt birimlerine yüklemek; hata "bu olayı hükümetin bilerek planladığını" ima etmek de doğru değildir.

cdenizkent

7 Nisan 2015

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

CHP dediğiniz gibi DHKP-C gibi bir kanlı terör örgütünü destekliyorsa CHP'ye de karşı olalım. Biz önemliyiz. Bizim aydın olarak duruşumuz önemli. Halk yanılabilir. Bilmeden ya da kandırılarak bu partilere oy veriyor olabilir.Bizler yanılmamalıyız. Ve yanlış neredeyse kimdeyse karşı durmalıyız. Ben dört partinin dördüne de karşıyım. Bağımsız yeni bir Türkiye hareketi istiyorum. Bunların hepsi faşist düzen partileri.

Kerim Korkut 
 11.04.2015 9:37
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Keşke öyle olsa...Koca bir dozer yapılsa ve bu dozer ve arkasında da aynı büyüklükte bir kepçe, Doğu Anadolu'dan bir girse ve Ege Denizine kadar tüm toprağı sürse ve arkasındaki kepçe de çıkan toprak ve molozları Ege'den deniz dökse. Sonra da bu tarla haline gelen topraklarda yeni bir Türkiye kurulsa...75 Milyon insanımızdan da süsmeler yapılarak, 10 milyonluk bir aklı başında insan bırakılsa, ne iyi olur. Ancak, bundan önce yapılacak bir iş daha var. O da, Başkanlık sistemini denemek. Bu sistemde, Türkiye'deki sayıları 80'i bulan tüm siyasi partileri kapatmak ve yalnızca iki parti bırakmak gerekir. ABD'de olduğu gibi...Ama partilerin adı olmayacak. "İktidar" ve "muhalefet" partiler. Muhalefet partisi, başkanlık seçimini kazanırsa, adı olacak "iktidar partisi"...İktidar partisi de olacak muhalefet partisi...Özetle, saçı sakalı karışmış pejmürde bir adamı hamama sokacaksın ve temiz yüzlü ve yeni kılıklı bir adam çıkaracaksın...Selamlar.  17.04.2015 12:13
 

Sayın Denizkent arkadaşım, CHP söz konusu olaylara sarılarak halkın oyunu alamayacağını gördü ve biliyor. Bu bakımdan bu DHKC olayı ile ilişkilendirilemez CHP... Görüşlerinize katılmıyorum üzgünüm... CHP artık halkı kavrayarak iktidar olunacağını öğrendi. 19 nisan'da açıklanacak olan halkı kavrama paketine dikkat etmenizi size öneririm... Bu bağlamda diğer tüm söylemler dedikodudan öteye gitmez ve CHP'ye iktidar getirmez! CHP kendisine iktidar getirmeyecek saplantıların içine girmez! Saygı sevgi selamlar...

Halil Güven (Sökeli) 
 07.04.2015 12:07
Cevap :
Merhaba Halil Bey...CHP'nin bu olaya destek çıkar görünmesinin ona bir şey kazandırmayacağını ben de biliyorum...Hatta, partilerle ilgili yaptığım özel bir ankette( ki bunu bir bloğumda yazdım) CHP'ye bol keseden verdiğim %35 ile bile bir yerlere vermeyeceğini yazdım. Bu bloğumu da, CHP'nin buna rağmen, hükümeti eleştirmek için, önüne ne çıkarsa çıksın, içeriğine,öncesine ve sonrasına bakmadan üzerine atıldığını ve puan kazanmaya çalıştığını anlatmak için yazdım...Gezi olayları, Berfin Elvan'ın simge olarak kullanılması, Kobani Eylemlerine destek vermmesi,Ekmeleddin İhsanoğlu'nu cumhurbaşkanı adayı göstermesi,DHKP-C yanlısı avukatlara destek vermesi, devlete ve hükümete yönelik her türlü eylemin yanında yer alması, nöbetçi milletvekillerini hemen oralara göndermesi- daha da sayabilirim- CHP'ye bir şey kazandırmamıştır...Ama, aynı tutumunu bu olayda da göstermiştir. Bu olay nedeni de puan kaybetmiştir...Bu bloğu da, aslında biraz hizaya gelmeleri için yazdım...Selamlar.  07.04.2015 16:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 916
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster