Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '17

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
963
 

Seçim Özgürlüğü, Tercih Hakkı Kimin Hakkıdır?

Seçim Özgürlüğü, Tercih Hakkı Kimin Hakkıdır?
 

“Kişi seçimlerinde özgürdür” gibi klişe bir cümle duyar, dururuz. Aslında bu cümleyi uyduran her kimse o kişi bu dünyanın en büyük yalancısı olmalı. Kişiler öncelikle iradelerini gerçekten kullanabilecek kadar tam anlamıyla özgür olmadı, olamadı. Öncelikle her insanın yaşadığı bir toplum vardı ve çoğunlukla o toplumun doğrularına göre yaşamayı seçmek zorunda kaldı. Toplumunun düşüncelerine ters bir fikir ileri sürenler çoğu zaman da aforoz edildi, kimi zaman yakıldı, kimi zaman da çeşitli sıfatlarla yaftalandı.

Seçimler yapmak konusunda zenginler fakirlere göre daha özgür olabildi. Para ve güçle bunu çoğu zaman almayı başardılar. Hatta hayatta kalmayı bile maddi güçleri sayesinde başardılar. Fakirler için bizim toplumda genel bir klişe vardır; “parasız adam gereksiz adam” derler. Parasız pulsuz bir adamın yapabileceği seçimlerden ne olur? Aç kalmamak için çalışmayı seçmekten başka ne yapabilir ki? Dünyadaki mücadelelerin esası da aslında daha fazla tercihe kavuşma hakkını kazanabilmek uğruna yapılan bir uğraşlardan ibarettir.

Özgürlük, özgür olmak bu dünyada dünya kuruldu kurulalı insan için sadece ütopya olmuştur. Düşünen insan zaten bunun böyle olduğunu bilir. Özgürlük yani seçim yapabilme, daha fazla tercihte bulunabilme mücadelesinde verilen mücadeleler çok çetin olmuş, kimi zaman Allah, bu uğurda araç olarak seçilmiş, kimi zaman da oluşturulan kabileler seçilmiştir. Daha fazla seçim yapmak sıradan insanlar için, fakir insanlar için asla mümkün olmamıştır ve olamayacaktır. Onlar verilenle yetinmek zorundadır. Azlar çoklara daima galip gelmiş, azlar daima daha organize olmuşlardır. Öyle olması gerekir. Baksanıza;  tüm Batı ülkelerinin politikalarını, kazançlarını birkaç aile belirliyor.

Batının iyi organize olması onlara güç verdiğinden birçok şeyi seçebiliyorlar. Misal Batılı bir emekli ile Türk bir emekliyi ele alalım. Batılı emekli maaşının yarısı ile Antalya’da yaz kış kalıp konaklayabilirken, bizim emekli normal şartlarda aynı otele bir yıllık maaşını verse bir ay kalamaz. O halde iki ülkeye ait aynı statüdeki iki kişi eşit şartlarda seçim yapamıyorsa seçimlerin özgürlüğü konuşulamaz. Bu arada Türkiye dünya üzerindeki gelir sıralamasında ilk yüzde on beş içindeymiş. Dünya gelir sıralamasında İlk yüzde beş ile yüzde on beş arasında bu denli seçim farkı varsa son beşlik dilimi düşünün artık. Özgürlük güçlüler içindir. Eş seçerken, iş seçerken, yemek seçerken, tercih seçerken, seçim yaparken seçme hakkına sahip olmak dahi para ve organizasyon gücüyle alakalıdır. “Parasız adam camiden bile boynu bükük ayrılır” Neden mi? Çünkü camiye bağış yapılırken, siz hiçbir zaman elinizi cebinize atmıyorsunuz. Atamıyorsunuz çünkü yok. Olur mu? Bu cümleye itiraz olabilir ancak birçok yerde sürekli aynı cami cemaatiyseniz ve herkes birbirini tanıyorsa (örneğin bir köyde) bu tür örneklerle çokça karşılaşırsınız.

Özgürlük seçim yapabilme hakkına sahip olabilme yetisidir ve de bu da güçle alakalıdır. Mana maddeden önde ancak maddi güç ise en önemli güçtür.  “Para var huzur var!”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1203
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 201
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster