Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '09

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
9451
 

Seyit Battal Gazi Türbesi

Seyit Battal Gazi Türbesi
 

Seyit Battal Gazinin mezarı tam 8 m uzunluğunda.


Eğer Afyon’dan Eskişehir’e geçecekseniz Seyitgazi ilçesinden geçen yolu kullanmanızı tavsiye ederim. Yetmiş km kadar dağların içinde ağaçlar arasında bazen daralan bazen genişleyen, bol virajlı ama rahatlıkla gidilebilecek bir yol.

Seyitgazi’ye varınca Battalgazi türbesini sorun. Zaten şehir içinde levhalarda var. Üçler tepesindeki bu türbe külliyeye arabayla çıkabilirsiniz. Arabayı park edip türbeye girin. Büyük bir türbe ve külliye ile karşılaşacaksınız. Şu sıralar büyük bir tadilat var. Umarım tadilat sonunda yapının ihtişamı ortaya çıkacaktır. Benim gibi pek türbe meraklısı olmayanların bile merakını uyandıran bir mekan burası. İçerde en önemli odalardan biri, Seyit Battal Gazinin mezarının olduğu rivayet edilen bölüm. Tam sekiz metre uzunluğunda. Rivayet odur ki Seyit Battal Gazinin boyu oldukça uzunmuş. Hatta mezara ayaklarını bükerek yatırdıklarını söyledi oradakiler. Yanında ise Elenora yazılı başka ve normal boyutlar bir mezar var. Bu kişinin de Seyit Battal Gaziyi seven ve onun kahrından ölen Rum kızı olduğu söyleniyor. Bu odanın karşısındaki bir başka odada ise iki tabut var. İçlerinde kesik başlar varmış. Bu başlar daha önce açıkta iken şimdi tabut içine almışlar.

Bir başka odada bir çobanın mezarı var. Bu çoban Seyit Gazinin mezarını bulan ve yetkililere ileten kişiymiş ve mezarını da bu külliyenin içine almışlar. Bir diğer bölümde de Ümmühan Hatunun mezarı var. Ümmühan Hatun Anadolu Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad'ın annesidir. Onikinci yüzyıl başlarında Ümmühan Hatun bu türbe ve caminin yapılması işine önayak olmuş. Seyit Battal Gazinin Malatyalı olduğu ve İstanbul’un Araplar tarafından kuşatma seferlerine katıldığı ve büyük kahramanlıklar gösterdiği anlatılmaktadır. Bizanslılarla bugünkü Seyitgazi civarında çarpışırken yaklaşık 720 yılında öldüğü rivayet ediliyor. Hikayeleri dilden dile anlatılırken yıllar sonra bir çoban tarafından Seyit Battal Gaziye ait olduğu düşünülen mezar bulunmuş ve bunu duyan Ümmühan Hatun tarafından da bu cami ve külliye yapılmış. Yanına aş evleri ve dershaneler eklenerek geliştirilmiş ve bugüne kadar restorasyonlarla ulaşmış. Güzel bir yer, benim hoşuma gitti ve iyiki gitmişim dedim. Tavsiye ederim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1774
Kayıt tarihi
: 27.05.08
 
 

Yıl 1960. Adana. Çığlık çığlığa geldim bu dünyaya, niyeyse? İlk, orta lise ve Çukurova Üniversitesi...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster