Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '06

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
21558
 

Su olmazsa!

Bir sabah uyandığınızda sularınız kesilmiş ise ilk tepkiniz allah kahretsin yine mi? Bu durumun sürekli olduğunu düşünmek bile istemezsiniz. Ya da hiç aklınıza gelmez. Fakat bu günlerin artık dünyamız için çok uzak olmadığını biliyoruz. Çevre ve su ile ilgili programlarda ve yazılar da suyun önemi yanında gelecekteki su kıtlığıda önemli bir yer tutar. Bu yazıyı da, tüm teknik konular da olduğu gibi, herkesin olayın önemini kavramasını sağlamak için olabildiğince teknik terimlerden uzak ve sizleri rakamlara boğmadan sorunun önemini kavratmaya gayret edeceğim.

Öncelikle doğada su olmayınca yaşamın olmayacağını herkesin bildiğini düşünüyorum. Bitkileri yaşatan da, ağacı dik olarak kalmasını sağlayan da sudur. Tüm canlılar gibi insan da suya gereksinim duyar. Öncelikle biyolojik olarak, vücudun 2/3 ü su dur. Bu suyun % 1 susama hissi verirken, %5-8 nabızda düzensizlik halsizlik ve vücut ısıında artış, %11-15 böbrek yetmeziliği ve sağırlık gibi ağır sonuçlar doğurur. %20 olduğunda ise yaşamsal fonksiyonlarda ağır tahribatlar oluşur. (Örneğin terle birlikte kan gelmesi deride buruşma vb.) ölümle noktalanır süreç.

Yaşamsal fonksiyonları yanında gündelik hayatta temizlikte ve yemek yaparken su temel bir işlev görür.

Diğer bir kullanım alanı ise tarımsal üretimde suyun kullanımıdır. Tarımsal üretim tüm tüketiciler içinde en yüksek paya sahiptir.

Bir diğer kullanıcı ise sanayidir.

Kısacası suyun kullanımı; 1- evsel kullanım, 2- sanayi, 3- tarımsal amaçlı kullanım. (Balıkçılık dahil) 4-sportif amaçlı kullanım.

Bütün bu kullanıcılara yetecek kadar temiz ve kullanılabilir su var mı; Dünya yüzeyinin 2/3 ü su kaplıdır. Fakat bu suyun %97, 5 i okyanuslarda ve yukarıdaki amaçlar için kullanılamamaktadır. Kalan %2, 5 miktar ise tatlı sudur. Bu suyunda %90 kutuplarda buzul olarak ve yeraltındadır. İşte bizler kalan su ile yukarıdaki tüm kullanıcıları tatmin etmek durumundayız.

En fazla su tarımsal üretimde kullanılmaktadır. %75 yaklaşık olarak, daha sonra %15 ile evsel kullnım ve 10 sanayi tarafından kullanılamaktadır.

Bu kadar kıt ve yaşamsal bir kaynağa karşılık insanoğlunun suya karşı hoyratlığı ise anlaşılamaz boyutlardadır. Bu suyun korunması için; toprağın korunması ve kirletilmemesi, suyun kirletilmemesi gerekmektedir. Kirliliğin en önemli boyutu ise kimyasal kirlenmedir. En zor telafi edileni hatta bazen telafisi imkansız sonuçlar doğurmaktadır. Yaşamı korumak için suyu korumak zorundayız.

Yapabileceklerimiz sınırlı fakat etkilidir. Öncelikler toprağın rant amaçlı kullanımına karşı hepimiz birer savaşçı olmalıyız. Suyu ve toprağı kirletenlere karşı elimizden geldiğince yasal yollardan müdahaleci olmalıyız. Su kullanma ve yönetimini bilimsel bir şekilde işler hale getirmek için baskıcı olmalıyız. Ev ve işyerlerimizdeki suyu olabildiğince tasarruflu kullanmalıyız. Belediyelerin yağmur sularını kanalizasyondan farklı bir sistemle ayırması gerekir. Buna benzer nice öneriler yapılabilir.

Şunu unutmayalım bizden başka canlılarda bu suyu kullanmak zorundalar. Mesela balıklar gibi nice su canlısı., , onun için suyun onlara gerekli kısmını ayırdıktan sonra kullanmalıyız. Yani dereleri kurutmadan ve kirletmeden.

Doğadaki bildiğim tek kirletici canlı insandır.

*Su kirliliğinin sonuçları *(kaynak:dsi.gov.tr)

• Kirli suların açtığı hastalıklardan her yıl 2.2 milyon insan ölüyor, her 8 saniyede bir bebek can veriyor.

• Kirli su kurbanlarının çoğu gelişmekte olan ülkelerde. 1.2 milyar insanın içecek suyu yok.

• Dünya nüfusunun üçte birinin, 2.4 milyar insanın, su arıtma tesisi yok.

• Son yüzyılda dünya nüfusu 2 kat, su tüketimi ise 6 kat artmıştır.

• Kalkınmakta olan ülkelerde sanayi atıklarının %70’i, kanalizasyonun %90’ı doğrudan su kaynaklarına verilmektedir.

• Dünya nüfusunun %40’ı su sıkıntısı çekmektedir.

• Ortalama 2 milyon ton atık her gün nehirlere, göllere ve derelere atılmaktadır.

• 1 lt atık su, 8 lt temiz su kirletmektedir.

• Dünyada ortalama 12000 m3 kirlenmiş su var. Kirlenme engellenmezse 2050’de bu kirlilik 18000 m3’lük temiz suyun kaybedilmesine neden olacaktır.

• Dünya tarım alanlarının %70’i çölleşme tehlikesi altında.

Kaynak: Gleick, P. H., 1996: Water resources. In Encyclopedia of Climate and Weather, ed. by S. H. Schneider, Oxford University Press, New York, vol. 2, pp.817-823.

ga.water.usgs.gov/edu/watercycleturkish.html sitesinden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 383
Toplam mesaj
: 116
Ort. okunma sayısı
: 2641
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Ziraat mühendisi ve iktisatçıyım. yatırım danışmanlığı ve kişisel gelişim konularında  Simurg Con..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster