Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
535
 

Sustum;

Sustum;
 

netten alıntı.


Sustum;
Sıranın bana geleceğini bile bile sustum. Haykırmak isterken sustum.
Suskunluğumda bir şeyler arandı, yorumlar yapıldı ama ben yine sustum.
Susmak erdem olduğu için değil aksine saygı duyduğum içindi. Kabullenmişlik veya susmanın ikrardan gelmesi de değildi.
Sadece sustum.
Yaşanmışlıklarıma saygıdan susmaya devam edecektim.

Konuştum;
Kafa, göz yarmaktan korkmadan konuştum. En son söylenmesi gerekeni en başta söyleyerek, lafı dolandırmadan konuştum. Kelimeleri süslemeden konuştum. Hani söylenecekleri söylediğinde sanki daha az acı vereceği düşünülür ya, işte onu yapmadım. Çirkine, direk çirkin dedim. Kaşı yamuk, ağzı bozuk, bakımsız demedim, doğrudan çirkin dedim.
Yaşamak birazda edebiyat yapabilmekmiş. Ağzı ne kadar çok laf yaparsa, o kadar haklı görünüyormuş kişi. Hani ürünü kötü olduğu halde allayıp, pullayıp en güzel reklamı yapıp satması gibi. Ben yapmadım bunu ve doğrudan ürün kötü dedim.
Sen misin ürüne kötü diyen. Bir recm edilmediğim kaldı. Bu sefer susmadım konuşmaya devam ettim. Çirkinleşti sözler. Çirkinleşti duygular.
Susayım mı, konuşayım mı bilemedim.

Bilemedim;
Özeleştirinin bir değeri kalmadığını bilemedim. Kafalarda ki sansürü bilemedim.
Bizlere biçilmiş kıyafetlerden sıyrılamamanın ne demek olduğunu bilemedim.
Biçilen rolleri ısrarla sürdürmenin anlamsızlığını bilemedim. Hâlbuki o kadar büyük geliyordu ki bu rol, ama yinede sürdürülmesinin anlamını bilemedim. Daha dün tu kaka denilen şeylerin, hemen bu gün erdem sayılabileceğini bilemedim. Kişilerin önemli oldukları bir dünyadan biz olmamayı öğrendiğim halde, aksine direnilmeyi bilemedim ve anlayamadım.


Anlayamadım;
Öğretilerin yozlaştırılmasını ve bundan övünç duyulmasını anlayamadım.
Bireylerin bozuk para gibi harcanmasını anlayamadım.
Sadece kendine önem verip diğerlerini yok saymayı ise hala anlayabilmiş değilim. Hâlbuki birlik olmanın gücüne inanmıştık ve bunu da defalarca görmüştük. Bunun ayaklar altına alınmasını anlayamadım. Şimdi herkes bir yerlerde kendi başına özgür bireyler olduğunu sandı ama bir hiçbir şey olamadı. Ve o sihirli gücü yitirdiğimizi hala görememenizi, anlayamadım. Bu gün bir yerlerde hala önder gibi dolaşmanızı ise hiç anlayamadım. Bu değerlere verdiğiniz kayıplardan dolayı sizleri protesto ediyorum.

Protesto edip susmuyorum;
Evet, başım her daim yukarıda ve dimdik duruyorum karşınızda.
Gözlerinizin içine mağrur bakıyorum.
Ben dün ne dediysem bu gün yine ayni değerleri savunuyorum hem de kimseyi recm etmeden.
Mangalda kül bırakmayan sözler söylemiyorum. Mangalı tutuşturacak ateşi oluşturuyorum. Varsın konuşup yazmaya devam etsinler, ben o güne kadar sizleri protesto edip susmuyorum.
Ve;
Protesto edip susmuyorum….


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gönenç duymalı insan... eğilip bükülmeden... böylesine onurlu ve dik ayakta duruşundan...
Sağlıcakla kal...

TEKBAŞINA 
 29.10.2010 18:58
Cevap :
Teşekkür ederim yorumunuzdan dolayı . Saygılarımla..  30.10.2010 18:27
 

"Susma, sustukça sıra sana gelecek!.." Miting meydanlarında sık sık haykırdığımız, ancak yeterince duyuramadığımız bir söz. Bu yazında bir başkaldırış var, biraz da anarşizm de kokuyor gibi... Ne olursa olsun, bir insanın onurlu seslenişini duyuyorum. Emeklerine sağlık Güher hanım,.

SEBAHATTİN ÇILBIR 
 29.10.2010 8:17
Cevap :
Anarşizim asla. Belki pretosto ediyor olmak, bunu çağrıştırsada. Bu yazı, okuduğum bir devrin anılarına olan tepkimdir. Yaşanmaması gerekn ama malesef ki yaşadığımız olumsuzluklara karşı tavrımdır. Ama bunları yaşamış olmak her türlü eksikliğe rağmen güzeldi. Değerlerimizi ayaklar altına almamalıyız. Saygılarımla. sevgilerimle Sebahattin bey onur verdiniz katılımınızla..  29.10.2010 12:13
 

"Hiç kimseye kötülük etmedim. Yakınlarımı bahtsızlığa sürüklemedim. Gerçeğin evinde alçaklık etmedim. Kimseyi gücünün dışında çalıştırmadım. Benim yüzümden kimse korku duymadı, yoksulluk ve acı çekmedi, bahtsız olmadı. Tanrıların kötü gördükleri şeyleri hiç bir zaman yapmadım. Kölelere kötü muamele etmedim ve ettirmedim. Kimseyi aç bırakmadım. Kimseye gözyaşı döktürmedim. Kimseyi öldürmedim ve kimsenin kahpece öldürülmesini emretmedim. Kimseye yalan söylemedim. Hiç bir utandırıcı davranışta bulunmadım. Zina etmedim. Yiyecekleri pahalı ve eksik satmadım. Terazinin dirhemi üzerine hiçbir zaman elimi bastırmadım. Teraziyle tartarken hiç bir zaman hile yapmadım. Süt çocuklarının ağızlarından sütü uzaklaştırmadım. Hayvanları çalmadım. Tanrının kuşlarını avlamadım. Ölmüş balığı tutmadım. Hiç bir arkın suyunu başka yöne çevirmedim. Ben temizim, temizim, temizim." MISIR ÖLÜLER KİTABI... Esin verdiniz, teşekkürle, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 29.10.2010 5:36
Cevap :
Güzel bir katkıydı. Böyle bir esine yol açtıysa yazım ne mutlu bu sayede güzel bir anımsatma yaşamış olduk yazınızla. Değerli katkı ve katılımınız için teşekkür ederim Mehmet bey. Saygılarımla..  29.10.2010 12:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 562
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2178
Kayıt tarihi
: 13.06.06
 
 

Hayata güleryüzle bakmaktır felsefem ama polyannacı değil. 1961 Sivas doğumluyum, evliyim 2 kızım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster