Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '18

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
93
 

Türkçenin Şiveleri, Lehçeleri

Türkçenin Şiveleri, Lehçeleri
 

Dil, düşüncenin temeli. Her türlü gelişmenin yolunu aydınlatan ışık. Dilin aydınlattığı evrende ilerleyen bilginler, yazarlar, sanatçılar.... Ürettiklerini dil aracılığıyla topluma iletir, gelecek kuşaklara aktarırlar. Bu özelliğiyle dil, bir iletişim aracıdır. Bu aracın doğru sağlıklı kullanımı toplumsal huzuru, barışı sağlar. İletişimin sağlıklı işlemesi, dilin açık, yalın, ustalıkla kullanılmasıyla olanaklıdır. Bu da dil kurallarının bilinmesi, uygulanmasıyla sağlanabilir. Dil konusu, kuralları dilbilgisinin konusudur. Ne var ki bu alandaki inceleme, araştırma çalışmalarının yoğunluğuna karşın tartışmalı konularda birliktelik sağlanamamış; her dilbilgisi yazarı bu konuları kendine göre yorumlamış ve değerlendirmiştir.
  
Bölgeler, kentler, beldeler, köyler; toplumun değişik sınıfları arasındaki söyleyiş farklılığına ağız denir. Ağızlar, bir ana dile dayanır. Zamanla ana dilde, bölgeler, kentler, beldeler, köyler… Arasında söyleyiş farklılıkları ortaya çıkar. Kayseri, Konya, Kars, Karadenizli, Gaziantep… ağızları gibi. ağızlar yereldir. Belli bir bölge ya da yöredeki söyleyiş özelliğini yansıtır. Ağızlarda bazı ses değişiklikleri görülür; ancak bu değişiklikler yazıya geçmemiş, söyleyiştedir.
 
Örneğin,’g’ sesi, Karadenizlinin ağzında c’ye dönüşür :Celdüm, cittum… Konya, Kayseri yöresi sözcük başlarındaki k’yi çoğu kez’ g ‘olarak çıkarır: Gonya, Gayseri, gardaş,galın…
Rumeli, Selanik ve Bulgaristan Türkleri, a ve b seslerini sözcüklerin başına getirirler. Sözcüklerin başındaki h’leri atar, ö’leri de ü’ye dönüştürürler:
 
Er gün aber yollarım Asana. A be süledim yapasın bu işi…
 
Gardaşımla barabar yaylıya (yaylaya) gideceğdiğ (gidecektik). Uyuyuf(uyuyup)galmışım. (A.Göktepe,Kars ağzı)
 
__Hele Mehmet Usta,bizim küçüğe cici bir yemeni veresin daha…                                                     __He verek gardaş…(Gaziantep ağzı).
  
 El ediyi el ediyi kaşların gel gel ediy.    
Senin o güzel bakışın beni burda deli ediy. (Arguvan ağzı)
 
Şive
 
Şive”,”lehçe” konusunda, üniversitelerin görüşleri farklılaşmaktadır.
Ağız,dilde ses  değişmelerinin başladığı küçük ayrılıklardır.Ağızlar arasındaki söylem farklılığı  derinleşerek büyürse şive oluşur. 
 
Ağızlarda ses değişikliği olduğu halde şivelerde hem ses, hem şekil değişikliği bulunur. Anadilde; ses, şekil, sözcükler bakımından birtakım farklılıkların oluşmasına şive denir. Dünyaya yayılmış olan Türkçenin birçok şivesi vardır: Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Kırım Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Kazak Türkçesi, Uygur Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Irak Türkçesi, Özbek Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Tatar Türkçesi 
 
Günümüzde lehçe terimiyle şive terimi konusunda, üniversiteler arasında görüşler farklılaşmaktadır. Türk Dil Kurumu, yayınlarında. Önceleri Türk lehçeleri adını benimserken sonraları Türk dilleri deyimini kullanmıştır. Ankara Üniversitesi, Türk dilleri için lehçe terimini kullanır. İstanbul Üniversitesi yalnız Çuvaşça ve Yakutçayı lehçe sayar.” Türkçeden bilinmeyen zamanda ayrılmış olan Çuvaşça ve Yakutça Türkçenin lehçeleri; Kırgızca, Kazakça, Özbekçe, Azeri ve Osmanlı Türkçesi vb. Türkçenin şiveleri” dir. (Ergin,1990,s.9) 
 
Talat Tekin, yaptığı bir araştırmada, Yakutça ve Çuvaşçanın öbür Türk dilleri arasındaki anlaşılabilirlik  oranının sıfır olduğunu, Türk dilleri ailesi içinde başlı başına bir grup oluşturduklarını belirtir.(Tekin,1994,s.18-27)
 Kimi sözcükler, Türk şivelerinde değişmemekte, kimilerinde de az da olsa ses, şekil değişiklikleri görülmektedir. 
 
Türkiye, Azeri, Başkurt, Kazak, Tatar, Türkmen Türkçelerinde “al”;Kırgız Türkçesinde “kızıl” Özbek Türkçesinde “kızıl”;  Uygur Türkçesinde,”kıpkızıl”dır. Türkiye, Azeri, Kazak, Tatar, Özbek, Uygur Türkçelerinde,”ana”;Başkurt Türkçesinde,”aşa”; Kırgız Türkçesinde, ”epe” ;Türkmen Türkçesinde,  “ece, ene” dır .. Ece, ene” Türkiye Türkçesinde de kullanılır. 
 
Bu örnekler, Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Kırım Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Kazak Türkçesi, Uygur Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Irak Türkçesi, Özbek Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Tatar Türkçesi’nin lehçe (diyalekt) değil; “şive” olduğunun kanıtıdır; çünkü bu Türkçelerde kullanılan sözcükler aynı ya da ses, şekil ayrılıkları vardır. Oysa lehçeler arasında ses, şekil, sözcük farklılıkları köklüdür. 
 
Lehçe  (diyalekt) 
 
Lehçe bölgeleri aşan konuşma farlılığıdır. Sözdiziminde benzerlik görülür; ancak ses, şekil, sözcükler bakımından köklü ayrımlar vardır. Anadilde; köklü ses, şekil, sözcük ayırımlarının oluşmasına lehçe denir. Yakutçadan ve Çuvaşçadan örnek tümceler:
     
Türkiye Türkçesi                             Yakutça                         
 
 Nasılsınız?                                      Haydah oloroğut.
 Sen çok hızlı konuşuyorsun.           En olus türgennik sangarağın.
 Biz sabahleyin erken kalkarız.           Bihigi sarsıarda erte turabıt.
 
    Türkiye Türkçesi                         Çuvaşça
      
     Öğrenciler okula gittiler.          Vireneksem şkula kayriş.
     O,iyi iş yapar. Vıl layıh is tıvat.
     Dilin kemiği yok.                        Çilhen şımmi suh. (Tekin,1994,s.26,27)
 
Farklı şiveleri kullananlar,az çok birbirlerinin konuşmalarını anlar,iletişim kurabilirler.Lehçelerde kullanılan sözcükler arasında benzerlik yoktur.Ayrı lehçeleri kullananlar,birbirlerini anlayamazlar.(Türk Lehçeleri Sözlüğü,1991))
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hüseyin Bey, elinize ve emeğinize sağlık. Güzel bir paylaşım. Selam ve saygılarımla.

sündüs akkaya 
 28.04.2018 0:12
Cevap :
Sündüs Hanım,ilgine teşekkür ederim.Selam ve saygılarımla.  28.04.2018 13:32
 

Teşekkürler bilgiler ve emeğinize değerli Hüseyin hocam, Şive ve lehçe dilin zenginliği, yöresel güzelliği, güzel Türkçe'mizin bozulması, yozlaşması en değerli varlığımızın elimizden kayıp gidiyor oluşu buna çok üzülüyorum.Saygılarımla selamlıyorum

Cemile Torun 
 27.04.2018 1:10
Cevap :
Cemile Hanım,dil,bir ulusun temelidir.Bu temele harç koyan her yazara,okura,özellikle de sizin gibi Milliyet Blog yazarlarına selam ve saygılarımı sunarım.  27.04.2018 17:40
 

Hüseyin bey merhaba, kril Arap Latin alfabeleriyle evrilmiş konuştuğumuz TÜRKÇE; orta Asya'dan başlayan yolculuğunda farsça Arapça Anadolu'da yaşayıp ölmüş diller ve Avrupa dillerinden katılmış kelimelerle oluştuğu ve Kırgız, Kazak, Özbek, Türkmen, Azeri ve Türkiye dillerinin % 30 - % 45 aralığında orta Asya kökenli oldukları, bu kapsamda Türkiye'nin dilinin % 30 orta Asya, % 60 Farsça ve Arapça % 10 diğer diller bileşimi olduğu bilinmektedir. Bu doğrultuda Osmanlıcadan sonra Latin alfabesiyle üreyen Türkçeye aslında yeni bir karma dil denebilir. Üzerinde kapsamlı irdeleme yapılması gereken bir konu. Bloğunuzu okuyunca yazamadan edemedim. Selamlar.

Kadri KANPAK 
 13.04.2018 10:12
Cevap :
Kadri Bey,popüler kültürün hızla yayıldığı bu küresel evrende hiçbir dil arı değildir;ama her ulus kendi dilini korumak,yaşatmak için çalışır;araştırma,incelemeler yapar.Türkçe de derleme, tarama,türetme, birleştirme yöntemleriyle zenginleştirilerek Arapça, Farsça ve Batı dillerinin etkisinden uzaklaştırılmalı ki arı bir dil olsun.İlginize teşekkür ederim.Selam ve saygılarımla.  27.04.2018 18:26
 

Dil; düşünmenin ürünü desek :)

Kadri KANPAK 
 13.04.2018 10:00
Cevap :
Kadri Bey,dil düşüncenin ürünüdür.Düşünce de dil arcılığıyla dışlanır.Selam ve saygılarımla.  27.04.2018 18:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 281
Toplam yorum
: 1054
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1279
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster