Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
440
 

Turkuaz değil Türkü az forma

Turkuaz değil Türkü az forma
 

İçini doldurmak lazım...


Turnuva öncesi ne oynayacağımızdan çok ne giyeceğimiz konuşuldu durdu. Yıllar sonra bir futbol kulübü zihniyetiyle standardımızın dışında birdenbire formalara (şortlara ve konçlara) turkuaz rengi konuldu. Fanilayı (yada atleti herneyse) andıran bir sevimsizlik içindeydi formalar...

Ama geçen akşamki futbol ortaya çıkınca turkuaz formalar değil Türkü az oyuncular dikkat çekmişti. Şimdi kimse formayı değil içindekileri konuşur oldu. Yani forma bahane oyun şahane demek isterdik ama olmadı.

Turnuvaya katılmak için mucizeler gerçekleşmişti, aynı mucizeler direklerde devam ediyordu ama bu kötü futbola mucize de biryere kadar dayanırdı... Turnuvaya kabus gibi başladık.

Sahi ne oynadı milli takım Allah aşkına ? Terim’in maç sonu “kafa kafaya oynadık” açıklamasına bakarsak birşeyler oynadığımız kesindi ama buna “futbol” demek içinde “bin şahit” gerekirdi hani.

Maça doğru 11 le başlayıp başlamadığımızı bile tartışabiliriz ama en azından oyuncuların yerleri ile ilgili sorunumuz olmasaydı keşke. Yani Terim hoca doğru oyuncuları doğru yerlerinde oynatsaydı keşke.

Mesela Hamit. Hamit’in sağ bekde görev alıpda başarılı olduğuna ben hiç rastlamadım. Üstelik kendiside bu yeri yadırgayıp “benim en iyi olduğum yer orta sahadır” demiyormu ? Bayern Münih’li Hamit’i portekiz karşısında aciz ve komik düşürdü Terim. Hamit için oldukça azap verici olsa gerek.

Mesela Sabri. Hernekadar kamikaze gibi olsa da Gökhan Gönül’süz bir 11’de kulübede değil, sağbek de olmalıydı. Oyuna girdikten sonra o bölgeye bir hareket getirdiği net bir şekilde görüldü.

Mesela Tuncay. Evet Tuncay Fenerbahçe’de Ümit ile birlikte sol koridordaydı ama o bir yıl önceydi. Premier Lig’de 1 yıldır sahanın o bölgesinde değil. Üstelik hazırlık maçlarında da çok etkili olmadığı belli olan Tuncay’ın kötü oynadığı maçı 90 dakika tamamlaması oldukça düşündürücüydü.

Mesela Nihat. İspanya’nın Türk boğası gerçek “Turco” Nihat’ı Villarealdeymiş gibi seyredememek onu Villarealdeki gibi oynatamayanların yüzünden olmasın sakın. Tek forvetli Semih’in arkasındaki Nihat’ın gücü çok daha yüksek olacaktır.

Mesela Semih. Bu adamın kaderi kulübe herhalde. Herkes onun nöbetçi golcü olduğuna inanıyor artık. Terim önce 9 numarayı verdi ona sonra da kulübeyi. Bu ne yaman çelişki böyle. Madem 11’de başlatmadın, neden 1-0 olunca hemen oyuna almıyorsun. 61 de golü yedik ama Semih 76’da oyuna girdi. Kimse “değişecek son adam kaldı, o yüzden böyle geç aldı” demesin. Maç zaten bağıra bağıra gidiyorken bir şeyler yapmak lazımdı ve risk almamız gerekiyordu.

Mesela Gökhan. Bu kadar sık sakatlanan bir defans oyuncusu olabilir mi ? Bu kadar ısrar etmesi nekadar doğru. Üstelik elinde birde sakatlıktan yeni çıkmış ve her an sakatlığı nüksedebilecek -ki nüksetti ve nüksetmeseydi o golü kurtarabilirdim diyen- bir servet varken neden Gökhan’da ısrar ediyorsun. Şimdi final maçı sayılan İsviçre’ye karşı defansın göbeğini yeni bir ikiliye emanet edeceksin.

Dünyanın seyrettiği böylesi bir turnuvaya Terim kendi hücum felsefesine ihanet ederek başladı. Kazanmayı ne kendisi ne de futbolcularını inandırmış. 1 puanı başarılı görmüş ki maç sonrası “Nerdeyse berabere kalıyorduk” diye de tuhaf bir açıklama yaptı.

Biz de, reklamdaki çocuk’da boşuna bekledi Turko’ları...

Gene İsviçre maçı öncesi sinirlerimiz gergin. Üstelik deplasmandayız. Hadi hayırlısı...

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ

08.06.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu ana kadar oynanan maçlarda en berbat futbolu biz oynadık... Hele de Almanya - Avusturya maçını gördükten sonra, o kaliteli oyunu ve iki takımın verdiği seyir zevkini alınca, orada olmaktan gurur duymaz oldum... Bu halimizle çeyrek finale seyirci olmaktan öte gidemeyiz diyorum... Sevgiler...

Efsane FB 1907 Baterist Metin 
 09.06.2008 18:02
Cevap :
Haklısınız ne diyeyim. Bende dün akşamki, Almanya-Polonya maçını şu ana kadarki en güzel maç diye nitelendirdim. Hele Löw'e baktıkça içim sızlıyor. O bizden gittiğinde çok üzülmüştüm...Birçok insan aynı düşünüyordu. Şimdi de Zico'nun kaderini ona benzetiyorum. Saygılar...  09.06.2008 19:08
 

Ahmet Abi, Arada ciddi bir kalite farkı görüyorum ben ve bu fark ancak yürekli bir oyunla kapanabilir. Fakat sahada bu yüreği ortaya koyabilecek bir takım göremedim. Tuncay tel tel döküldü, ayakta kalan tek isim Kazım gibiydi. İsviçre maçında daha kişilikli bir oyun bekliyoruz. Orçun

Orçun Orgül 
 09.06.2008 13:10
Cevap :
İsviçre maçı daha farklı olacak ama ben maçı 11 kişi tamamlayabilecekmiyiz diye şüpheleniyorum. Zaten sakatlar var birde cezalılar olmasın...Sevgiler...  09.06.2008 15:31
 

Ahmet Bey ne formaları nede ruhları Türklere benzemeyen bir takım vardı sahada.5-0 yenilseydikte böyle mahkum oynamasaydık.Feldkamp cimbomu nasıl karıştırdıysa Terim'de takımı öyle karıştırdı.Kimse yerinde oynamıyor.Terim karpuza yumurta dememizi istiyor.Kendi kendini tüketiyor farkında değil.Yazdıklarınıza katılıyorum.Selamlar,sevgiler.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 09.06.2008 13:02
Cevap :
Valla hiç hazırlık yapmadığımızı anladık. Turnuvaya katılmamız son anda gerçekleşti. Ondan sonra da pek çalışmamışız anlaşılan. Turnuvanın başlamasına birkaç gün kala hala kadro kurmaya çalışmışız. Takke düştü sanırım. Yorumunuz için teşekkürler. Saygılar...  09.06.2008 15:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 252
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 932
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster