Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '11

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
2681
 

Yabancı Dil Öğretiminde unutulan bir Yöntem

Yabancı Dil Öğretiminde unutulan bir Yöntem
 

Yabancı Dil Öğretmenleri, Fakülte yıllarında Dil Öğretim Yöntemlerini bir çok derste incelemişlerdir. Bu yöntemlerin tümü de kendilerinin bir bilimsel temeli olduğunu iddia eder. Ama, hiç kimse demez ki “Madem ki bu kadar bilimsel temeli olan Yöntem var; peki niye sık sık Dil Öğretiminde Yöntem değişiyor..?”  Bu sorunun kolay bir cevabı yoktur. Belki verilecek en tutarlı cevap; her kitap sahibi kendine özgü bir yöntem getiriyor ve aslında bu yöntemler “MODA” bazlıdır… Bir süre teorisyenler tarafından savunulur sonra, tarihin derinliklerine gömülürler:

Şimdi aşağıda sayacağımız yöntemlerden hangilerini İngilizce Öğretmenleri çok iyi bilirler ve sınıf içinde hakkını vererek kullanırlar? Bunlardan bir bölümünün adını duymuşlardır ama sınıf içinde uyguladıkları kuşkuludur. Genellikle sınıf içinde yapılan, kullanılan kitabın yazarının öngördüğü yöntemi körü körüne uygulamaktır.

Grammar ;Translation ; Grammar-Translation; Reading Method; Audio-Lingual Method
Mimicry and Memorization Method; Cognitive Method;Silent Way; Eclecticic; The St.Cloud Method; The Microwave Device; Situational Reinforcement;Aural Discrimination Method;
Stilized Mnemonics; Structured Tutoring; Total Physical Response(TPR); Suggestology;
Counceling Learning Method; The Gouin Method; Basic English; Natural Method; Psychological Method; Phonetic Method; Unit Method ; Language Control Method;
Cognate Method; Dual Language Method; Monitor Method; Common Core English
Comprehension Method; Heuristic Method; Community Language Learning;Berlitz Method;
Corective Method; Army Method; Callan Method; Bilingual Method; The reproductive-Creative Method; Cummings Device; Direct Method…

Bir de Yaklaşımlar vardır:

Communicative Approach (CLT); Mastery Learning; Spiral Approach; Cyclical Approach
The Functional Notional Approach; Inductive Approach; Deductive Approach;Humanistic Approach; Competency Based Approach; Accountability Approach; Structural Approach;
Structural-Situational  Approach; Super Learning; Programmed Learning; Individualized Instruction; English for Special Purposes (ESP); Modular English; Information Processing Approach; Direct Method;  Language Laboratory; Generic Approach;Content Based Lang. Teaching; The Verbal Active Approach

Neyse teknikleri filan … bırakalım. Epey ukalalık yaptık, ama. Savımız şu… Bu kadar yöntemin olduğu yerde, dil öğretiminin tam bir bilimsel açıklaması yoktur… En esaslı açıklamalar, yine psikologlardan gelmiştir. .. “Ödül ve ceza” ilkesi en çok çalışan ilkelerden biridir… Bu ilkeyle; köpeklerin; yunus balıklarının ve bir çok hayvanın çok çeşitli becerilerini kazandığını görüyoruz. Diğer bir ilke , “Yapılan doğru bir davranışın pekiştirilmesi…” Bunlar psikologların… Dil öğretmenlerine verdiği yararlı ilkeler. Diğer bir ilke ise, “İnsan yaptığı şeyi öğrenir..” .. Yani bir insan yavrusu dili, konuşa konuşa, yapa boza ; öğrenir… Zaman içinde, kuşkusuz, psikolojinin kuramları geliştikçe insan öğrenmesine dair daha yararlı bilgiler elde ediyoruz.

Şimdi, genellikle sınıflarımızda yer alan, uygulamalarda, öğretmen bir şeyler öğretmek için kendisini parçalamakta; durmadan örnekler vermekte… Oysa öğrenci, pasif durumda öğretmenini incelemektedir… . 1960’larda hüküm süren M.M. (açılımı nedir gençler?) yönteminde, amaç öğrenciyi harekete geçirmek , durmadan onu konuşturmaktaydı. Onun için seçilmiş “KERNEL” cümleler durmadan tekrarlanır; öğrencinin beynine ve diline yerleştirilmeye çalışılırdı… Öğrenci etkinliği dil deneyliğinde de sürerdi… Hatta, deneylikten çıkarken öğrencilerin, “Öğretmenim, cümleler kafamda yuvarlanıp, dilimde, kulağımda dönüp duruyor …” dediklerine şahit olmuşumdur… Öğrenci sınıf içinde çok etkindi… Ama bu, yöntemin temelinde geniş ölçüde tekrar ve ezberleme vardı… Tabii bu yöntem de literatürde oldukça eleştirilmiştir. Ama bana biraz çok çabuk vazgeçildi gibi geliyor…

Şimdi, dil deneyliği dil eğitiminde yer almıyor… İnternet, çok güzel bir kaynak oluşturuyor.. İletişime fırsat veriyor ama sınıf içi çalışmalar hala oldukça klasik bir düzen içinde yürüyor. En son yöntem nedir “Communicative Approach” mu?

Bu yaklaşımın temeli , “Konuşma”dır… İletişimdir. Ama öğretmenin çabaları çoğu kez bunu geliştirmeye yetmemektedir.

Neyse, bugün biraz mesleki bir konuya girdik… Bizim ülkemizde “Yabancı Dil Öğretimi” başlı başına bir sorundur… Bu konuda, ne öğretmen, ne öğrenci, ne de Bakanlık ne yapacağını bilememektedir. İş, sonuçta yabancı uzmanlara, ve kitap yazarlarına bırakılmakta ; onlar da ticari bakımdan bağlı oldukları şirketlerin sözcülüğünü yapmaktadırlar…

Her şeyde olduğu gibi burada da yabancı şirketler ve katreler bu alanda söz konusudur… Ne doğru durüst kendi ders kitabımız vardır… Ne de kendi yöntemimiz… Onun için çocuklar yabancı dil öğrenmek için, 8-10 yıllarını okullarda harcarlar ama okuldan çıktıktan sonra, gidip bir turistle doğru dürüst konuşamazlar…  Ne kadar çok, zamanımız ve paramız var ki, korkunç bir şekilde bu alanda savurup duruyoruz… Bir çoklarına göre boşuna…

(Hatırlatayım  M.M. yönteminin açılımı , “Mimicry and Memorization”dır.. Bazen literatürde ordu yöntemi diye de geçer…)

 


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anadolu'da düz bir Lise'den mezunum. Hukuk Fakültesini bitirdim ama öğrenim hayatım boyunca dediğiniz gibi ingilizceyi hep kendi gayretimle öğrenmeye çalıştım. Yıllardır da kendi kendime, bazen kısa süreli kurslarla ilerletmeye çalışıyorum. Yabancı dil öğrenmeyi seviyorum. Şu anda hangi kursa başvursam advanced düzeyde çıkıyorum ama öyle akıcı ve rahat konuşamıyorum. Fırsat buldukça ingilizce kitaplar okuyorum, filmleri Türkçe alt yazıyla seyrediyorum ama yetmiyor.Bunun tek çaresi hep ingilizce konuşulan bir yerde bir süre yaşamak mıdır? Türkiye'de yaşamak zorunda olan bu durumdaki birine ne önerirsiniz? Sevgiler...

Hasbel Kader 
 23.11.2011 14:05
Cevap :
Yabancı dili uzun yıllar yabancı dil sınıflarında oturanlar değil; hasbelkader, bu işi dert edip , büyük bir motivasyonla bu işin peşine düşenler öğrenmişlerdir. Daha da geliştirmek için, niçin internet'ten arkadaş bulmuyorsunuz. Böylece karşılıklı gider gelirsiniz. Artık sözlü olarak da konuşmak mümkün... Bunun için bilgisayarınızı biraz geliştirin.. İyi bir dersanenin "konuşma" kurslarını izleyebilirsiniz...İyi derecede y.dil bildiğinize inanıyorsanız,ders verin...Saygılar..  23.11.2011 18:52
 

Değerli üstadım, bu konu beni biraz teğet geçtiği için yorum yapamı, yorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 22.11.2011 21:51
Cevap :
Bu bizim mesleki sınırlarımız içine girer. Zaman zaman eğitime ilişkin yazılar yazdım. İşte amatörce. burada ancak o kadar oluyor. Ama yine de ilgine teşekkür ediyorum. Sağol Şahin...  22.11.2011 22:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 811
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster