Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
531
 

Yemin ve demokrasi

Yemin ve demokrasi
 

Türkiye ana muhalefet partisi CHP, Ergenekon adı verilen davanın siyasi tutuklusu iki milletvekilinin Balbay ve Haberal’ın tahliye taleplerinin mahkemece ret edilmesi üzerine mecliste yemin etmediler. 

Balyoz olarak bilinen davanın sanıklarından miletvekili seçilen, Engin Alan için de aynı durum söz konusu iken mensubu olduğu MHP, “Türkiye siyasi bir krize girer” kaygısı ile CHP benzeri bir eylemde bulunmadı. 

Demokrasi zemininde, toplumu aydınlatma ve uyarı amaçlı , yasal eylemler başta yürüyüş, miting, boykot, grev olmak üzere çok. 

TBMM milletvekili yeminine ana muhalefet çapında bir boykot ilk kez. 

Toplumu aydınlatma , bilinçlendirme ve ilgiyi çekme açısından değerlendirildiğinde, eylemin içinde belli bir amaç taşıdığı düşünülebilir. 

Olayın yurt içinde en üst düzeyde ele alındığı izleniyor. 

Ana muhalefet partisinin TBMM açılışı ile yapılan yemin töreninde yemin etmeyişi dünya basınında da haber olarak geniş yer aldı. 

Olay, bizzat ana muhalefet partisi tarafından uluslar arası boyuta taşındı; 

“Konu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, BM, AB, AGİT, OECD, Avrupa Konseyi, İslam Konseyi, AP, Uluslararası Af Örgütü, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü başkan ve yöneticileriyle, Türkiye’deki büyükelçiler ve yabancı gazetecilere "Neden Yemin Etmedik" diye bir mektup gönderdiği bildirildi.”(Milliyet) 

Başta anayasa değişikliği olmak üzere demokrasi adına ülkemizde tartışmalar yapılıyor. Yirmi yıldan fazla bir süredir anayasa değiştirilmesine ve referandumlara gidilmesine rağmen Türkiye’de kimse anayasadan memnun değil. Demokrasi zaman oldu anayasa ile birlikte bol geldi, kesildi biçildi Türk halkına göre düzeltilmeye çalışıldı, olmadı. 

Demokrasi, ülkesine göre farklı uygulanıyor. Basın özgürlüğü, yürüyüş , gösteri, eleştiri, özgürlük ve bunları kullanma hakkı. Hakları kullanırken evrensel sınırlar. 

Türkiye’nin dış görünümü siyasi olarak sürekli zik zaklar çiziyor. 

Dünya ülkeleri demokrasi konusunda birbirini izlerken aynı zamanda değerlendiriyor. Özellikle gelişmiş ülkeler az gelişmiş ya da geri kalmış ülkeler üzerinde etkin rol oynuyorlar. 

Demokrasi, anayasa, insan hakkı, özgürlük, reform gibi terimleri kullanarak o ülkelere baskı uyguluyorlar, halkı ayaklandırıyorlar. Bazen de savaşıyorlar. Başta Irak, Kuzey Afrika ülkeleri ve şimdi de Suriye olmak üzere yakın geçmiş zaman bu örneklerle dolu. Bir zamanlar Mısır’a ve rejimine övgüler sıralayan, Ortadoğu İslam ülkelerine örnek gösteren ABD, Mısır gösterilerine nasıl destek verdiğini dünyaya gösterdi. Bu yüzden uluslar arası zeminler kaygan, fırtınaların estirilmesi, ortama, duruma, şartlara ve zamana bağlı. 

Suudi Arabistan’da kadınlar araba sürmek, kadın iç çamaşırını çarşıdan serbestçe satın almak ve satmak istiyorlar. Bu, onlar için belki de demokrasi. Başka istekleri var mı, yok mu, şimdilik dünyanın önde gelen gazetelerin manşetlerine çıkan bunlar. 

Demokrasinin standardı yok, halkın ihtiyaç ve isteğine bağlı. Çoğu kez eğitim ve bilinçle ilgili. Halkın önünden yürümek zor. Birlikte arkasından gitmek kolay ve pürüzsüz. 

Seçimlerde kaybetmek veya kazanmak biraz da buna göre sonuçlanıyor. 

Aydın olmak ya da aydın sayılmak büyük sorumluluk gerektiriyor böylesi ülkelerde. Hüseyin SEYFİ 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 499
Toplam yorum
: 466
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1467
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster