Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '15

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
64
 

Yolun sonu ''Yeşil Yol'' Olmalı

Yolun sonu ''Yeşil Yol'' Olmalı
 

Memleketimin hemen her köşesinde, aklımızı başımızdan alan, bize kucak dolusu güzellikler sunan yerleri mevcut. Ancak öyle bir bölge var ki; belki de aklımızı başımıza devşiren, “al sana cennetten bir kare” dedirten, aldığın nefese nefes katan, seni yeşilin delisi, oksijenin manyağı yapan bir yer Karadeniz.
 
Bu sene içerisinde bizzat gitmiş, ilk defa doğayla bu kadar kucaklaşmış, gözlerime inanamamış, “Karadeniz Günlüğüm” adlı yazımda tabi ki gördüklerimi bire bir aktarmam mümkün olmasa da, yaşadığım hazdan naçizane demetler sunmaya çalışmıştım.
 
Şimdi; son iki yıldır var olan ve bu yaz herkesin bileceği şekilde, halk ve doğa gönüllüleri tarafından gündeme getirilmiş bir projeden haberdarız. Karadeniz’in tüm yaylalarını birleştirme hedefinde “Yeşil Yol” adı altındaki bu emrivaki proje sahipleri, milyon liralık projelerini hazırlaya dururken, doğal olarak en çok da yöre halkının sesi yükselmişti.
 
Hedef: Karadeniz bölgesinde turizm alt yapısını oluşturmakmış, yapılaşmaya izin verilmesi, desteklenmesi gerekiyormuş ya da isteniryormuş. O yüzden, yani tamamen turizme katkısı açısından doğanın katledilmesine seyirci olunması bekleniyormuş.  
 
İçimiz dışımız yıllardır yol olmuş iken, hala yaylaların ortasına atılacak olan asfaltlara, ortaya çıkacak hem görüntü hem havasal kirliliğe, etrafa dikilecek şaşaalı otellere, eko sistemin içine edilişine, tarihi dokuların gömülüşüne göz göre göre alkış bekleyen, bu betonların beyne atılmış insanlarına, biraz kalp fikri ile düşünce diliyorum.
 
Turizm mi, bak şimdi:
Ben yerli turist olarak bindim aracıma, altımda vızır vızır asfalt kayıyor. Karşıdan görebildiğim yeşilliğe el sallıyorum, camdan sarkıyorum iki gram oksijen alayım diye, hele ki turla gittiysem rehberimiz “ işte şurası Fırtına Vadisi orada Ayder, serbest zaman hadi foto zamanı…”
Şimdi ben ormansız ormanlarda gezmek, terkedilmiş köy yıkıntılarını görmek, yapılan lüks otelleri çekmek için mi gelirim! Yoksa; binlerce bitki çeşidini görmek, yeşilin her tonunu, çayırları, yaylaları, sayısız derelerini, su kaynaklarını, sığınıklarını, halkın güzelliğe kurmuş olduğu yaşamlarını yakından görmeye mi gelirim! Belki ben dağ, bayır, yaylayı yürüyerek gezmek, oksijeni o şekilde gezerek her yerimde hissetmek istiyorum allaallaaa.
 
Doğu Karadeniz’ in adı doğaldır, yeşildir, yayladır. “Yeşil Yol” adı altındaki bu şirin takma isimle “ zarar yok, koruyacağız,” lafları yalnızca zırvadır ve ''Karadeniz yaylaları yalnızca orada yaşayan insanlara ait, ne halleri varsa görsün,'' diyeceğimizi bekleyen zihniyetler yalnızca yanılmaktadır...
 
Huzur diyarına sahip çıkmak ümidi ile!
Pınar Çağlayan
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 251
Kayıt tarihi
: 20.07.15
 
 

Hayat bir mikroskoptan bakmak gibi; küçüçük bir şeye yakınlaşmayı bilirsen onu gerçekten görebili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster