Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
811
 

Zaman Bankası

Zaman Bankası
 

Bilirsiniz, internette bazı yazılar sürekli maillerle dolaşıma girerler. Bazen arkadaşlarınızın neredeyse hepsi aynı yazıyı kopyalarlar size, okumadan silersiniz. Bugün böyle bir yazı gelmiş bir dosttan, ilk kez okudum ve ne yalan söyleyeyim çok hoşuma gitti. Maille yollamak yerine sizlerle paylaşmak istedim, belki de bugüne kadar zaman kavramına bu açıdan bakmamış olabilirsiniz diye...

Her sabah hesabınıza 86.400 Lira yatıran bir banka düşünün. Gün boyu istediğiniz kadar parayı harcamakta veya harcamamakta serbestsiniz.

Parayı istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Oyunun sadece tek bir koşulu var: harcamayı başaramadığınız meblağ ertesi güne devretmez ve akşam hesabınızdan geri çekilir. Bu paranın hiçbir bölümünü ne sebeble olursa olsun saklayamazsınız. Bir önceki günün tutarının tamamını harcamış veya hiçbir bölümünü harcamamış da olsanız ertesi sabah hesabınızda yine 86,400 Lira bulacaksınız. Nasıl keyifli değil mi?

Farkında olsanız da olmasanız da aslında, hepimizin böyle bir bankası var.
Adı ZAMAN.

Her sabah 86.400 saniye hesabınıza yatıyor ve o gün daha fazlasını asla harcayamıyorsunuz.
Kullanamadığınız kısım ise akıp gidiyor ve hesabınızdan siliniyor..
Hiç devretmiyor.
Her gün size yeni bir hesap açılıyor.
Her akşam günün bakiyesi siliniyor.

Eğer günlük hesabınızı kullanmadıysanız, bu zarar sizindir.
Geriye dönüş yok, yarından avans çekmek yok.
Bugünü, bugünkü hesaptan yaşamalısınız.
Ona yatırım yapın ki, size sağlık, mutluluk ve başarı olarak geri dönsün.
Zaman akıp gidiyor gününüzü gün etmeye bakın!

BİR SENE'nin değerini anlayabilmek için sınıfta kalan bir öğrenciye sorun.
BİR AY'ın değerini anlayabilmek için, prematüre bir bebeği dünyaya getiren anneye sorun.
BİR HAFTA'nın değerini anlayabilmek için, haftalık derginin editörüne sorun.
BİR DAKİKA'nın değerini anlayabilmek için, treni henüz kaçırmış bir kişiye sorun.
BİR SANİYE'nin değerini anlayabilmek için, bir kazayı kılpayı atlatmış bir kişiye sorun.
BİR MİLİSANİYE'nin değerini anlayabilmek için, olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan kişiye sorun.

Şunu unutmayın ki zaman hiç kimseyi beklemez.

Dün artık mazi oldu.
Yarın ise muamma.
Bugün ise avuçlarımızın içinde bize sunulmuş bir armağandır.

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dost, bu senin yazdığını Nazım Usta şiir diye yazmıştı. Bilirsin.... "Ben içeri girdiğimden beri/ 10 kez döndü dünya güneşin etrafında..." şiiiri Hani evren için mikroskopik zaman, dünyanın dönüşü. "Bir kurşun kalemim vardı ben içeri düştüğümde / yaza yaza bir hafta tükendi." Benim için bir ki hafta hadi canım, onun için bir ömür... Senin düzyasından daha güzel anlatmış usta... Saygımla...

UFUK KESİCİ 
 11.01.2011 21:02
Cevap :
Örneklediğin şiir benim de çok sevdiğim şiirlerdendir. Elbette daha güzel anlatacak, yoksa gerçekten büyük şair sıfatıyla anar mıydık O'nu. Sevgi ve selamlarımla...  12.01.2011 15:40
 

Zamanı iyi kulanabilmeyi başaran siz, bu açıdan bakınca eminim daha da iyi kullanacaksınız. Bu mailin saat versiyonu var bir de, bilgisayarınıza indiriyorsunuz, siz bilgisayarı açtığınız anda çalışmaya başlıyor ve saniyeler hızla ilerliyor. Bir ara kurdum ben kalpten gidecektim;) dayanamadı yüreğim;) Sevgiler.

mea culpa 
 12.12.2010 22:02
Cevap :
Elimden geldiği kadar zamana karşı yarışıyorum:) Ay, ben o saati hiç istemem doğrusu:) Bir de kavanoza atılan taşlar öyküsü vardır. Her cumartesi için bir taş eksiltilir kavanozdan. Hiç istemem öyle denemeler yapmayı:) Sevgiler...  13.12.2010 15:37
 

... görüş, düşünce fikirler, yaşamını kendisi düzenleyecek kadar mal-mülk, kariyer edinmiş kişilere mahsustur ve yazar sadece kendi hayat penceresinden baktığı zamanı değerlendirmiştir. Fırında çalışan bir kürekçi, hafta boyu açık olan bir marketteki kasiyer, köşe başındaki lokantanın aşçısı, toptancı halindeki çay ocağında çay demleyen, çayı dağıtan ayakçı... Bir de bunların penveresinden geçen zamanı değerlendirmek gerek. Söyler misiniz, bunlar hangi dünden, hangi bugünden bahsedeckler?. Paylaşım için teşekkürler, saygı öncelikli sevgiler.

Yüksel ÖNAÇAN 
 11.12.2010 14:37
Cevap :
Yazdıklarınızın aksi bir durum göremedim aktardığım yazıda. Aynı şeyleri anlatıyor bana göre. Saygı ve selamlarımla...  13.12.2010 15:35
 

Zamanı nasıl geçirdiğimiz ve o geçip giden zamanın arkasından elimize neler kaldığı önemli olan galiba...Pişmanlık duymayacağımız ve keşkelerimizin olmadığı yaşantılarla dolu zamanlar diliyorum...Hepimize...:)) Sevgilerimle...

fatma iyibilgin 
 11.12.2010 14:15
Cevap :
Barış Manço öldüğüne eşi demişti ki; Barış aslında 100 yaşındaydı...Gerçekten de öyle dolu dolu yaşamıştı ki, eşi haklıydı bence de. Dileğine de ' Amin ' diyorum:) Sevgiyle...  13.12.2010 15:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2079
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster