Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
61234
 

Zihniyet meselesi

Zihniyet meselesi
 

Bazen niyet iyi olabilir ama fiile yansımayabilir. Niyet ve işlevsellikteki farklılığı sezebilme hususunda kişi bocalar...................


Zihniyet farkını ortaya koyan her şey, gerek sosyal yaşamda gerekse Mistisizm alanında kendini hissettiriyor.

Ama sadece açığa çıkarmakla kalmıyor, kimi insanları birbirine kırdıracak, çok daha etkili sonuçlar verecek düzeye ulaştırıyor.

Ne kadar farkındayız bilmiyorum, ama hepimiz gün be gün böylesine duyguların uyduları haline gelebiliyoruz.

İdeolojisi ne olursa olsun, kimilerinin takındıkları tavır son derece dikkat çekici ve düşündürücüdür.

Ve sağlam temellere dayanmadığı, açık ve net görüşleri ortaya koymadığı gibi, güvensizlik anlamında bir endişeye de dönüşüyor sonuçta.

Ancak bu görüşler, yine de şiddet ve baskıyla susturulmayı meşru kılacak seviyeye gelmemelidir.

Bunun birçok örneği vardır. Ama anlatılanlar, genel anlamda bazı kimseleri ‘yapıcı olarak eleştirmemizi, bunun arkasında yatan hikmeti açıkça’ göstermemizi engellemez.

Bu ayrı bir şeydir.

Burada basit gibi görünüp, atlanması mümkün olmayan düzeyde detaylar oluşur.

Nitekim “eleştiri mahiyetinde savunulan tezlerle birlikte bu ince ayrıntılara” da dikkat etmek gerekecektir.

Yoksa işin mahiyeti değişir. Çünkü abartıda yalan vardır.

Tek taraflı bir bakış açısı doğurur.

Aradaki ‘haksızlık ve adaletsizlik’ burada yatar.

Bazen niyet iyi olabilir ama fiile yansımayabilir. Niyet ve işlevsellikteki farklılığı sezebilme hususunda kişi bocalar.

Ve toplum, kendiliğinden bazı şeyleri değiştirmeye başlar.

İnsan kendini güvende ve huzurda hissetmiyorsa hiçbir anlamı olmaz.

Bu aşamada tavsiye edilmesi gereken şey şudur;

Birey daha verimli, üretken olabilmek için, aklına gelen hemen her şeyi uygulamada dikkat göstermelidir.

Veyahut yapacağı bir girişimi sistemle etüd ettikten sonra uygulama alanına sokmayı tercih etmelidir.

Çünkü paylaşımlar bazen o kadar canlılığını korur ki siz fark etmediğiniz anlarda bile bu hareketlilik devamlılık gösterebilir.

Bu süreç ilerledikçe çevresindeki herşeyi kendi dümen suyuna alır.

Ne kadar anlamlı sayarsak sayalım, yapılan her işlevin veya bilgi paylaşımının tüm sorumluluğunun üzerimizde olduğunu aklımızdan bir an dahi olsa çıkartmamalıyız.

Zira bazı kimselerin, insanları zayıflatmak, dengesini bozmak için birçok yöntemlere başvurduğunu, durduk yerde mantıkla izah edilemeyecek olayları çıkartabildiklerini görebiliyoruz.

Böylesine bir asilik davranışları belirir. Onlar aslında bir yerde kendilerini gösterirler.

Korkuya bilgisizliğe dayanan hareketleri ile bir bakıma “kendilerini devre dışı” bırakırlar.

Bunun yanı sıraSistematik akıl, akıl tutulmalarına sahip bu isimlerin, teşhir edilmesini istemez. Ve ortamın utanç vereceği şartlara bulaşmaması için gereken önlemlerini alır.

Fazlaca uzatmadan kapanmasını temin eder. Geniş çapta “cüretkâr bir hamleye hazır olanları” bir anda susturur.

Bir anlamda susmanın, gerisin geriye gitmek olduğunu çok iyi bilir.

Bu tür zihinsel zafiyetlerin topluma anlatılması gereklidir.

Kabul etsek de etmesek de durum böyledir.

Ahmed F. YÜKSEL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerek başlık ve gerekse içerik, hakikaten de günümüz toplumsal sorunlarımıza o kadar uymuş ki:))) Bir ''GEZİ '' olayı tutturdular. ve karşılıklı safların bu kadar birbirlerine kızması tamamen ZİHNİYET MESELESİ!.. ve ben günlerdir, kendime karşı görüşte olanlarla konuşuyorum, elimden geldiğince. Maalesef hiiç kıpırdama olmuyor fikirlerinde. Demek ki ZİHNİYET meselesi çok önemli ve kolay kolay değişmiyor...Üzgünüm...

Ümit Oltu 
 25.06.2013 13:21
 

Çok önemli bir tespit var yazınızda: Sağlam temellere dayanan, açık ve net olarak ortaya konan ve aynı zamanda karşı tarafta endişe ve kaygı hissi uyandırmayan görüşler rağbet bulacak taraftar toplayacaktır. Bu nedenle de bence de görüş bildirecek kişinin iyi düşünmesi, araştırmasını yapmış ve sağlam doneleri elde etmiş olması ve dolayısıyla konuştuklarıyla karşısındakine fikrini kabul ettiremese bile en azından onda saygı uyandırmış olması gerekir ki, görüşmeler sağlıklı ve akılcı ortamlarda ortaya çıksın. Teşekkür ederiz önemli tespitlerin bulunduğu bu yeni yazınız için.

sena nurdan 
 13.06.2013 18:37
 

Size katılıyorum, zihniyet farklılığı sağlıklı tartışma ve fikir alışverişlerinin olduğu bir toplumda, gelişme için müthiş olumlu bir etken olabiliyorken, farklılıklara saygı duymayan, ötekileştiren toplumlarda kavga unsuru olacaktır. O zaman sizin de yazınızda bahsettiğiniz şekilde kişilerin endişe ve kaygı gibi duygusal yaklaşımlar yerine, sistematik akla yaklaşabilecek bir aklı kendilerine rehber edinmesi en doğrusu olur.

vacip dora 
 13.06.2013 18:34
 

Sayın Ahmed Fevzi Yüksel yazılarınız için çok tşk ederim.umarım kapsamlı bir şekilde değerlendiririz...

Erdinç Yıldız 
 13.06.2013 16:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 611
Toplam yorum
: 1979
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10240
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Akşam Gazetesi, Radikal Gazetesi, Piyasalar Dergisi, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Yeni Dünya, Popüle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster