- Kategori
- Edebiyat
"belirlenmişi aşmak"

Serin bir sabaha terkettiğimiz
ölülerin çırpınmasıydı hayat.
O çıkamadı işin içinden,
ben başardım; üstüm başım kan.
***
Bir şiir kitabı hiç bitmez.
'Şu şairin en son kitabını bitirdim' denemeyeceği gibi.
Ama roman biter.
Şiirler yaşama gelecek aynası tuttuğundan, hep aklımıza bazı olaylarda geliverir. Bazen "hangi şairin dizeleriydi, anımsamıyorum şimdi ama..." diye başlarız ve "o anki" yaşadığımız olaya bağlayan akıldaki hecelerini söyleriz. Evimizde varsa o şairin kitabını açıp baktığımız anda o kitap henüz bitmemiştir.
Daha şiirimsi bir anlatımla;
kapanmaz kapıları şiirin
açıktır gönül kapıları şairin
basit kelimelerle anlatabilirim. Ama biraz kurdalarsak-kurcalarsak-, aslında yaşamımızın kapılarla çok fazla ilintili olduğunu düşündürür. Veysel'in, -yine-
dünya iki kapılı bir han, bir kapıdan girip diğerinden çıkacağız'daki kapılarla,
güncel hayatımızdaki kapıları da işin içine koyarsak;
ne çok kapı var hayatımızda diyebilirim. Gönül kapıları örneğin.
Bazen kendi kendine açılıverir, bazen de siz açarsınız gönül kapılarını... Hep açık tutmaksa insan olmanın son basamağına tırmanmaktır.
Bir şair kendini itiraf eder,
ama kendini yaşamaz, yaşayamaz. Simgelerle, objelerle; doğayla, insanla yer değiştirmeden nasıl o kelimeler bir araya gelebilsindi.
Dediği gibi şairin;
"ben başardım, üstüm başım kan..."
Hayatın başaramadığı ama kan içinde bırakan "başarı" ne olaki? Ayakta kalmak mı? "Dostunun mutlu olmasını" istemekteki samimiyet mi?
Bir serzeniş mi? Başkaldırı mı yoksa? Bilinen yaşanacaklara yalvarmak mı?
Başarı ne o zaman?
Göze alınan hayat, gözümüze sokulan hayat...
hangisini başarmak istersiniz?
****
Bir şiir kitabı hiç bitmez.
Sayın Gökhan Oflazoğlu'nun "belirlenmişi aşmak" adlı kitabını aylardır okuyorum, kitap 172 sayfa! Binlerce yıldır tüm şairlerin günümüze nefes verdiği geleceğin aynasının dizeleri dolu. Büyük bir birikimin ürünü kitap.
ben sevdim...
sağlıcakla kalın.