- Kategori
- Çevre Bilinci
"Bir dikili ağacım yok" diyen kalmasın!

Doğanın korunması ya da çevrenin sahiplenilmesi kültürel birikimle ilgili diye düşünüyorum. Doğa uyumlu topluluklar aynı zamanda sosyal ilişkilerini, ahlak anlayışlarını, yaşam tarzlarını da doğadan almışlardır. Hızlı nüfus artışı, yaşanan kontrolsüz göçler, olumsuz ekonomik gelişmeler, hızla büyüyen teknoloji doğaya ve doğa uyumlu topluluklara ani karar verme ve önceliklerini değiştirme zorunluluğu getirmiştir. Dolayısı ile geçmiş dönemdeki yaşam biçimimiz tamamen değişti.
Susuzluktan içi yanan bir insanın susuzluğunu, ona suyun doyumsuz tadını anlatarak ve bir bardak su göstererek gideremezsiniz. Yapılacak iş onun bir bardak suyu içmesini sağlamaktır. Ağaçlandırma ve var olan ormanlarımızı koruma konusunda gençlerimizi, çocuklarımızı da bilinçlendirmeli ve desteklerini almalıyız diye düşünüyorum. Zaten, belki kurtarabiliriz diye çabaladığımız gelecek onların değil mi?
Çocuk, kendisine kazandırılmak istenen güzel ahlakın hayattaki sonuçlarını gözleyebilmeli, kendi yaşantısında da bu sonuçlardan faydalanır olmalıdır. Ona nefis bir orman manzarası önünde saatlerce ağacın faydalarından, gerekliliğinden bahsedebilirsiniz ama bu konuda onu gerçekten etkilemek, çıplak bir tepeye fidan dikmekle mümkün olacaktır. Çevresini düzenlemeyen, her şeye ve herkese karşı ilgisiz bir ahlak anlayışı, çocuk için bir çekim alanı oluşturmaz. Değiştirme gücü ve heyecanı olmayan yaklaşımlar, çocuklar ve gençler için ilgi çekici değillerdir. .
Herkes kendi memleketinin doğasını anlatır ve övünür. Doğa hayranı olan sizlere o sözleri tekrarlamayacagım. Ancak sizlerin dışındaki doğa hayranları, memleketlerinin güzelliklerini anlata anlata bitiremeyen diğerlerinin, çoğu insan gibi lafla peynir gemisi yürütmeye çalıştığını üstüne basa basa söyleyeceğim.Bu tip (ülkemizde çoğunlukta bulunan) insanlar ağaçlandırma yapmanın birşeyleri devam ettirmeye çalışmanın henüz farkına varamamış insanlar..var, devam eder düşüncesindeki insanlar;tıpkı küresel ısınmayla su kaynaklarının yetersiz kalması hakkında da bu tip düşünceye sahip olmaları gibi..
Bir ülkeye, bir şehire, küçücük bir yere bile ağaç dikebilmek, orayı ağaçlandırmak, en basitinden oraya bir fidan kazandırmak dünyanın en güzel şeyi.Küçücük bir fidana hayat verirken ona hayat verilen yerin de ömrünün uzatıldığı unutulmamalıdır.Bu yüzden herkesi bir tane de olsa, koskoca ömürlerinde bir tane de olsa fidan dikmeye çağırıyoruz.. Herşey bizim için, yine bize faydası olacak bir eylem bu! Dünyamıza faydası olan herşeyin, üzerinde yaşayan bizlere de büyük faydası olduğu unutulmamalıdır. Blog Ormanımıza bundan daha fazla katılım olacağından hiç şüphem yok.
Lütfen bir kez daha düşünülsün ve ülkemizde fidan dikmeyen kimse kalmasın..
Sevgiyle kalın, Serap