​ "Ermeni Soykırımını" Anma Günü anısına / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '09

 
Kategori
Dünya
 

"Ermeni Soykırımını" Anma Günü anısına

"Ermeni Soykırımını" Anma Günü anısına
 

Malum bugün, 1915 yılında yaşanan bazı acı olayların –ki o yıllarda bu topraklarda ve dünya genelinde pek tatlı olay yaşanmamıştır ama durup durup o olaylar kaşınır nedense- “soykırım” gibi bir iğrençlikle, en insanlık dışı uygulamalardan birini tanımlayan bir adla yaftalandırılıp anıldığı bir gün.

Hepimizin kulağı Sam Amca’nın ülkesinden gelecek haberlerde. Acaba B.Hüseyin Obama isimli Amerikan Başkanı, bugün yapacağı konuşmasında “soykırım” diyecek mi, demeyecek mi? Derse, yandı gülüm keten helva. Belimizi doğrultamayız maazallah. Yok demezse, işte bir diplomatik başarı öyküsü daha sizlere. Ballandıra ballandıra yazar, sulandıra sulandıra anlatırız.

Öyle ya, bu Hüseyin Bey; seçim kampanyası döneminde yaptığı tüm konuşmalarında, 1915 olaylarının bir “soykırım” olduğunu ifade etti. Bakmayın o zaman Kendisi’ne kızdığımıza falan. Biz aslında pek severiz Zat-ı Alileri’ni. Nasıl da çoraplarıyla gezdi ama Sultanahmet Camii’ni. Bakın dün gündeme nasıl da bomba gibi düştü, yeni atadığı türbanlı-tesettürlü Beyaz Saray danışmanı.

Vallahi açık söyleyeyim, o bunu demiş, şu bunu demiş, benim vicdanımda vız gelir tırıs gider. Ha diplomatik ilişkilerde ve uluslararası politik dengelerde etkisi olmaz mı, olur tabi. Olmaz dersem, Bana, uluslararası ilişkiler dersi okutan üniversite hocalarım yakama yapışırlar.

Ama bu hadise, onun bunun hadisesi değildir. Bu toprakların, bu coğrafyanın ve bu insanların, yani bizim hadisemizdir. Bugüne dek onlarca Ermeni tanıdığım, arkadaşım, dostum oldu. Ne ben birine düşman oldum, yakasına yapıştım; ne de biri benim ayağımı kaydırmaya çalıştı. Hepsi de insan gibi insanlardı.

O yıllarda pek çok sıkıntı yaşandı. Ve hep birlikte yaşandı. Milletleri ve halkları, insanlar oluşturur. Ve bu sıkıntıların, bunalımların tarafları da insanlardı. Devletlerdi, yönetimlerdi. İttifaklar, milisler, komitacılar, eşkıyalar, askerler, kahramanlar, hainler. Hepsi insandılar. Hatalar yaptılar, bedel ödediler. Kimileri de yapmadıklarının bedelini ödediler. Hatta halen de ödemeye, aşağılık uygulamalarla ödettirilmeye çalışılıyorlar. İnsanlık tarihi boyunca binlerce kez olduğu gibi.

Başlıkta da belirttim; sözde “24 Nisan Ermeni Soykırımını Anma Günü” anısına, 31-Ocak-2007 günü kaleme aldığım “Su Çatlağını Buldu” başlıklı yazımı yeniden, vicdanlarınızın sesine sunmak istiyorum. Ve koskocaman, yürekli harflerle belirtmek istiyorum ki bu kutlu coğrafyanın insanlarını çok ama çok seviyorum. Birini yek diğerinden ayırt etmeden. Yeter ki altımıza dinamit lokumları yerleştirmemiş olsunlar ve hep birlikte canımıza ve geleceğimize kastetmemiş bulunsunlar.

“ <ı>SU ÇATLAĞINI BULDU

Hrant Dink'in, daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış bir röportajını, geçen günlerde bir televizyon kanalında tesadüfen seyretme imkanı buldum. Röportajında Dink, yaşanmış bir olayı anlatıyordu ve anlattığı hikayeden etkilenmemek mümkün değildi.

Kökleri Sivas'ta olan ve Fransa'da yaşayan, yaşlı bir Ermeni kadını; her sene belirli dönemlerde köyüne geliyor ve belki kendisinin de ama özellikle atalarının doğup-büyüdüğü toprakları ziyaret ediyor, Sivas köyünün havasını teneffüs ediyor, suyu ile kısmetleniyordu.

O sene de Fransa'dan kalktı geldi ve aziz bildiği toprakların kucağına bıraktı kendisini. Ancak acı bir vakıadır ki Sivas'ın o köyünde, ecelle randevulaşıp, hastalandı ve can verdi. Köylüler, uzun süre herhangi bir yakınına ulaşmayı başaramadılar ve kendi mezarlıklarında bir kabre, yaşlı Ermeni kadınını defnettiler...”


Yazının devamı için: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=23709

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 37 kez görüntülenmiştir

 
Toplam blog
: 898
: 3759
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..