- Kategori
- Magazin
"Kanat takmayı, gelinlik giymekten daha özlüyorum"

Defile mi, seksüel gösteri mi hiç belli değildi. Muhteşem bir geceydi. Erkekler "Vay canına" dedi.
Yılbaşının en şakrak, en verimli, en neşeli ve en seksi programı, bir yıl sonu defilesinde bir araya geldi: Dünyaca ünlü modaevi Vıctoria’s Secret’n çılgınlar gecesinde ne kadar uçukluklar varsa, hepsi de bir arada yaşandı. Nasıl başladıysa, aynı heyecanla aynı tempoda bitti.
Bir ulusal kanalımızda sergilenen bu görülmemiş güzellikteki podyumda, davetiye bulabilenler, ön locaları doldurdular. Elinde kağıt kalem olan modistler yoktu, görebildiğimiz kadar. Bir tatlı curcuna, bir dünyayı boş vermişlik, akıp giden seksilik rüzgarı içinde, birbirinden güzel, dalından koparılmış güzel kızlar, bu sefer bedenlerini, bildiğimiz mayolarla ortaya çıkardılar.
Podyumda sel gibi akan bir hareketlilik, göz kamaştıran renkler ve çılgın müzik eşliğinde defileden öte, “show” başladı. İçinde seksilik vardı. Hem vahşi, hem cennetlik, hem ateşli, hem şirin, hem de uçarı.
Melekler geçti gitti gözler önünden. Yeni kanatlananlar da sevinç çığlıkları arasındaydı cıvıl cıvıl. Spikere şöyle diyor bir kanatlı melek “Kanat takmayı, gelinlik giymekten daha özlüyorum” Burada mankenlere kanat takılınca, melek olunuyor. ( Sevgili Sabiş’in melekleri, böyle daldan eğme değil, kökten sürme melek.)
Kanat takarlarken, melek unvanı alıyor manken. Baş melek Miranda Kerr, bu yıl hamile. Katılamadı. Bir aralık gözümüze Paris Hilton takıldı. İki kız arkadaşı ile merak dolu gözlerle izliyordu sahneyi.
Bizim mankenlerimiz aklıma geldi seyrederken. Onlar böylesi ses getirecek podyumlarda neden yoktular? Biz anlamıyoruz ama, TV’de bu gördüklerimizle her şey, dört dörtlüktü. Mankenlerin her şeyden önce, kendilerine güvenleri vardı. Podyumda yürüyüşler, dönüşler, reveransları, bakışları, süzüşler, gülüşler uyulması gereken müzik notası değerleri gibi peş peşe ve birbirleriyle ilintiliydi.
Bu yıl Heidi Klum, kanatlarını çıkararak yerini, Adriana Lima’ya bıraktı. Ama yepyeni kanatlar, Ambrosio, İ.Goulart, ve K. Kurkova kadroya eklendiler.
O gece yeni kanat takan melekler için “ melek” şarkısı söylendi, gözler yaşlı olarak. Sanki “acılı Adana” isimli opera aryasıydı söylenen ( Nerden nereye.)
Bütün erkekler, “ vay canına” demiş!.. Spiker söylüyor. Bizde olsaydı, “vay anasını sayın seyirciler” der miydi? Bir zamanlar böylesi inciler de döktük.
Ört ki, ölem!