"Mustafa" filmi / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '08

 
Kategori
Sosyoloji
 

"Mustafa" filmi

Son günlerde izlemiş olduğum bir film üzerine izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. Başlığı okuduğunuzda yazacaklarımın içeriğini anladınız.

Bileti gerçekten çocukça bir heyecanla, alabilmenin mutluluğuyla aldık ve izleyeceğimiz saate kadar oldukça yüksek bir motivasyonla, sabırla bekledik. Atatürk’ ün resimleriyle büyümüş ve ailesinde Atatürk’ le tanışmış büyükleri bulunan ve bunu hayatlarının en değerli anı, bunu en büyük servetleri olarak nitelendiren kişilerin büyüttüğü bir çocukluk, gençlik geçirdim.

Türkiye’ nin içinde bulunduğu şu dönemde, filmin konusu oldukça ilgi çekici. İnsan doğası gereği, sahip olduklarının değerini anlamakta ve kavramakta sorun yaşar, çoğunlukla sonuç olumlu olmaz. İnsan sahip olduklarını ne zaman kaybeder veya kaybetmeye doğru adım adım yaklaştığını hisseder, durum o zaman farklılaşır.

Artık herkesin ezberi anlam kazandı, Marşlarımız daha istekli (playback’ siz), bayrağımız artık her yerde, Atatürk resimleri her yerde, Atatürk’ ün hayatını daha irdeleyerek, anlamını ve derinliğini kavramak üzere yaşamımıza kattık. Kısaca herşey daha anlamlı artık.

Ama film bu yüksek beklentiyi cevaplayacak nitelikte ve içerikte değildi. Beğenmek ve bu şekilde yapılmış olması için neden bulmak için kendimi çok zorladım, ama sonuç olumsuz.

Filmdeki yalnız bırakılmış, terk edilmiş, içkinin ve aşkların esiri olmuş biri değil, benim ülkemin kurtarıcısı. Elbette aşkları vardır, içki içer, hayattan zevk almaktan mutlu olur, herkes gibi. Ama bu kadar önemli, değerli ve çok yönlü bir kişiyi tasvir ederken dikkatli olmak gerekir diye düşünüyorum. İnsani yönlerini verirken daha sağduyulu davranılmalıydı.

Mantıkla ve verilerle açıklanamayan bir zaferin mimarının hayatını ve duygularını anlatmak için çok daha fazla araştırılmalıydı diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Filmi baştan savma, kulaktan dolma bilgilere fazlaca yer veren şekilde oluşturulması, yıllarca çok ciddi entelektüel birikimi bulunan, çalışkan ve usta bir araştırmacı-gazeteci olan Can Dündar adına yakışmadığını düşünüyorum.

Film bence hatalarla, zorunluluktan doldurulmaya çalışmış boşluklardan, kurgu hatalarından doluydu. Süreyi doldurmaya çalışırken gelişi güzel verilmiş bilgilerin dağınıklığı beni çok rahatsız etti.

Yıllar önce TRT’ nin yapımcılığını üstlendiği ve Atatürk rolünü usta oyunculuğu ile kotarmış Rutkay AZİZ’ in baş rolünü oynadığı “Cumhuriyet” filmi gelmiş geçmiş bu konuda verilmiş en değerli ve güzel yapıt olmaya devam ediyor.

Ama şunu belirtmede yarar var ki, bu girişim kesinlikle desteklenmeli ve bu furyayla arkadan gelen nesiller, konunun uzmanları daha iyiyi üretmeye ve ürünlerini bu değerli konuda vermeye bilenirler. Ve bu bayrak yarışı başarılı bir şekilde sürer gider….

Zeynep Elif

 
Toplam blog
: 7
: 542
Kayıt tarihi
: 03.11.08
 
 

İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünde öğrenim gördüm. Seyahat etmek, kitap okumak en büyük hobim. ..