- Kategori
- İnançlar
“Nasıl bir imamın var” demezler mi adama!

Resmi kendim çektim; duvar yazısını öğrenciler yazdılar; duvar okula ait okul evimin tam karşısında/Yıldızkent/kapaklı/Çerkezköy
Ustaların ustası Mimar Sinan’ın dehasa(farkındayım bu benim kendi üretimim süs olsun diye koydum yazara gülümseyin diye) genleri günümüze ulaşmayı başaramamış gibi görünüyor.
Koca Sinan: Yapı taşları; mermerler; kolonlar; gizemli minare basamakları derken; zürriyet planlamasına vakit ayıramamış demek ki; belki boy boy arkadan geleni vardı; kıymetleri bilinmeyince beyin göçünün rüzgârına takıldılar. Kapağı deniz aşırı ülkelere attılar.
Mimar Sinan’ın sinancıkları yetişmiş olsaydı…
En azından bu denli çarpık bir betonlaşma; apartman kirliliği ya da yeni adıyla; yüzme havuzlu bekçili sitelerin istilasına uğramazdı bu talihsiz Ataülke
O genler devasa olsa, günümüze kadar gelmeyi başarmış olsa ne yazar; canım camilerin minarelerine tırmanan müezzinler olmadıkça…
Sahi müezzin açığımız var mı? Her müezzinin imam olma ihtimali vardır da her imamın sesi müezzin olmaya yeterli midir?
Neden o güzelim minarelere artık müezzinler çıkmıyor.
Çok mu kilolu; çok mu yaşlı başlı oldular?
Gözleri mi zayıfladı dine hizmet edenlerimizin; nefeslerini TV kanallarında mı tüketiyorlar…
Minareye tırmanmayana müezzin denir mi?
Cızırtılı bangır bangır; bakımsız yetersiz sözüm ona modern teknolojik ses sistemleriyle kafa şişiren belki kasetten belki cd den ezan dinlemek istemeyenler vardır.
Din ayet başkanlığı bunu hiç düşündünüz mü?
Caiz midir diye sormayacağım vereceğiniz yanıt ilgimi çekmiyor. Güven: Kuşa benzer uçtu mu uçar!
Minareler ne işe yarar; aksesuar mı yani süs olsun diye mi varlar. Koca Sinan’ın minarelerine sayısız basamaklar sayesinde ulaşırdı billur sesli ezan okuyanlar.
Her semt mahalle kendi müezzinin sesini huşuyla dinlerdi eskiden; bizim çocukluğumuzda…
Günümüzde; bölgede ne kadar cami varsa; imamlar mikrofonları yarıştırıyor havra sokağı misali bağırtılar; en iyi niyetli kulun bile huşusunu araklıyor.
Olmaz böyle şey; bu kutsal dine hizmet gerek; minarelere çıkılmalı bir eli kulağa götürmeli; ezan ezanlar okunmalı…Din ayet kurumu sizi kim denetler bilemem ama siz kendinize şöyle karşıdan baksanız…
İnanın şaşıracaksınız.
Şimdilerde minareler kör; ezan okuduğunu sanan çoğunluğun sesi kulakları tırmalıyor billur yerine bulanık çatlak sesler sinirleri hoplatıyor. Sokağın tüylü çocukları kurtlar gibi uluyarak; felaket gürültüye eşlik ediyorlar.
Elin oğlu çanına sadık kalmış; zamanında çanları çalıyor.
Kaset, cd bilgisayar dinletisi yok.
Ezan: Taze canlı kendine has makamıyla okunmalı.
Klasik olması gerektiği gibi…
Bazı değerler vardır; o değerleri herkes kafasına göre değiştiremez. O değerler olduğu gibi kalırsa bir anlam ifade eder. Ezan ezandır.
Bayrak Bayraktır; vatan vatandır; eskisi yenisi olmaz.
Ananın babanın eskisi yenisi olmadığı gibi…
Alev Meisel
15. Temmuz 2016 Cuma Çerkezköy/Kapaklı Açıkhava