- Kategori
- Eğitim
"Öğyetmenim güyültü yapan şeyefsiz"

Beni bağışlayın, eğitimciliğim üstüne yemin etmiş birisi olarak bunu açıklamak zorundayım. Elimden ancak bu gelir. Mahkemeye veremem ya.
Sınıfta, okul kurallarını saydık hep birlikte. Sınıfı nasıl kullanacağımızı, koridorda nasıl yürüyeceğimizi anlattık. Üst baş temizliğinin önemini vurguladık. Sınıfta gereksiz yere, söz almadan konuşmanın gürültü oluşturacağı ve dersi anlamamızı güçleştireceği hususunu özellikle anlatınca arka sırada oturan öğrencilerden birisi,
“Öğyetmenim, güyültü yapan şeyefsiz” deyince donup kaldım, ne diyeceğimi şaşırdım.
“Yavrum, böyle çirkin sözleri ağzımıza almayalım, sonra alışır sürekli bu sözleri kullanırız” dedim.
Öğrenci, güldü;
“Öğyetmenim, ama televizyondan duydum” dedi
“Sen de televizyonu izleme” diyeceğim. Hep haberleri izlemelerini salık verdiğim için kendimle çelişkiye düşmek istemedim. Düşündüm, ne kötü durumdu bu.
Biliyorum, sokaklarımız ve mahallelerimiz belki de aile ortamımız bu yönlerden yunmuş arınmış değildi. Ama televizyon öyle mi?
Çocuk işte duyduğunu, gördüğünü örnek alıyor, kişiliği öyle gelişiyor. Öğretmen olarak çocuk eğitimine yüzde yüz katkı yapmanız mümkün değil. Bu konuda başka faktörler de var.
Çocuktur, çevresinde gördüklerinden, işittiklerinden, özellikle olumsuz davranışlardan hemen etkileniyor. Olumlu bir davranışı kazandırmanız yıllarınızı alabilir. Ama olumsuz örnek saniye sürmez bazen.