- Kategori
- Haber
"Sarmısak"lı ve "Rakı"lı muhalefet!

Haberi (*) okuyunca, "birileri kafa mı buluyor" dedim.
Bir daha okudum: "CHP, iki ayrı rakı markası için suç duyurusunda" bulunmuş.
Akşamcıların bir deyimi vardır: “yarasın”!
Yaramasa, yararlı olmayacağını düşünseler böyle bir girişime izin vermezlerdi herhalde yetkililer.
Habere göre bu suç duyurusu Baykal’ın bilgisi dahilinde gerçekleşmiş. Muhtemelen bilgisi vardır. Çünkü üst yönetimin “bilgisi haricinde” CHP’de “yaprak kıpırdamamasının” artık nerdeyse kanıksandığı söylenmektedir.
O CHP ki, bir zamanlar, diğer kurumlara göre düşünce özgürlüğüne değer vererek farklı bir kimlik yaratmış ve o sayede yalnız İstanbul’da da değil Türkiye’de yükselmişti.
CHP İstanbul İl Başkanı Şinasi Öktem’in, “Sarı Zeybek” ve “Ata” rakıları suç duyurusunun gerekçeleri arasında; “Bu rakılar tanıtım ve reklamlarında hep Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal'i anımsattı. Alkollü yerlerde halkın bu ürünleri ulu önderin ismini kullanarak istediği görüldü. Bu, ulu önderin şahsiyetini zedeliyor. Para kazanılacak diye Ata'nın isminin hunharca kullanılmasına göz yummayız." demiş… Barvo!..
Hani Şinasi bey, Büyük Atatürk’ün “Nutuk” (“Söylev”) adlı eserini Türkçeleştiren müellifin adını bile anmadan onu bastırıp dağıttırmakla haber olmuştu ya Radikal’e anımsarsınız.
Şimdi bu ne büyük özen!..
Bu iki markanın bire bir Gazi'nin ad ve sıfatını kullandıkları ya da ne ölçüde böyle bir çağırışıma yol açtıkları ayrı bir tartışma konusudur... İlk bakışta da gerçekten öyle bir çağırışım var denilebilir. Gazi’nin ad ve sıfatlarını taşıyan her kuruluş ya da ürünün, önce yasal ve eşanlı olarak da, belli bir kalitede olmasına elbette ayrı bir önem verilmesi gereği de başka bir konudur. Kastedilen sanırım Atatürk’e kimilerinin haksızca yakıştırmaya çalıştığı “akşamcılık” ile bu iki marka ile ürünün niteliğinin bir arada algılanmasının, onu çağrıştırdığı ve bunun da rahatsız edici olduğu savıyla böyle bir suç duyurusunda bulunuluyor.
Ancak, hangi asırda yaşamaktayız?
CHP İl Başkanı marifeti ile böylesine bir “yasakçılığa” davet eden suç duyurusu yapılırsa, zaten bir çok alanda etkin olan IV.Murat mantığının “buyruklar” çıkarması –bilmeden- özendirilmiş olmaz mı?
Neden herhangi bir rakı markası Gazi Paşa’nın (kişisel varlığını) anımsatsın ki? Böyle bir mantık olabilir mi? .. Bu sonuçta ticari bir markalamadır. İngiltere’de mesela “Royal Tea” olsa bu çay mutlak anlamda Kraliyet ailesinin kişisel varlığını mı anımsatır?
Yoksa bunlar, uluslar arasılaşan rekabet piyasasında sadece güçlendirici birer sembolik isim olarak mı yerini alır?
Ancak bu isimleri sembolik anlamda taşıyan başka bazı kurumlar da vardır ki, asıl onların ciddiye alınması gerekir. Vatandaşlarımızın, rakıyı alırken, Atatürk’ümüzü, o suç duyurusunda iddia edildiği gibi anacağını, andığını, sanmam.. ama onun adını taşıyan üniversitelerin (Gazi, Atatürk, v.d.) ya da onunla özdeş kültür sanat yapılarının; Dil ve Tarih kurumları gibi- gerçekten onun mirasına uygun olarak işlemesine ve yaşamasına halkımız büyük bir önem vermektedir ve bu alanlara seçici toplumsal algısıyla yaklaşmaktadır. Ve bu önem, o kurumların yalnız eleştirilmelerini de değil akçalı olarak desteklenmelerini de gerektirir.
Eminim CHP’li yönetici gerçekten Atatürk’e saygı duyuyordur..
Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinin korunmasında örneğin, Sayın Baykal ne derecede katkı yapmıştır, Melih Gökçek’in manevralarına karşı son tahlilde yeterince direnç sergilenmiş midir? ..
O arada, bu rakı işi de Hükümetin ÖTV’yi düşürme kararına denk geldi. Rakıda vergi düşerse, ucuzlayacak ve iç piyasada satışı yabancı ve ithal içkilere oranla yükselebilecek. Ancak bu rakıda rekabetin artması ve korunması ile de ilgili bir durum. Sektöre onca (fiziki, insani, depolama, dağıtım ağı ve reklam) yatırımı yapmış bu iki marka, firma değerleri açısından bu olay nedeniyle toparlanamazsa, piyasa Yeni Rakı’ya kalabilir. Hani şu Amerikalıların aldığı Yeni Rakı’ya! Rus salatası mı Amerikan salatası mı bu işler? Onu her içişinizde Bush’u anımsarsınız belki de!
Eleştirilmesi dahası suçlanması ve belki de suç duyurusunda bulunulması gereken onca başka konu olsa gerek: Mesela Emniyet’te görev savsaklaması yapanlar, faili meçhuller, işkence vakıaları, çocuk istismarı, kaçak işçilik, gasp ve arazi yağması gibi... Kaçak Villa’lar mesela ucu nereye çıkarsa çıksın fikri takip yapılması gereken bir konudur. Belki bu alanlarda da CHP İstanbul İl yönetimi “etkin”dir? Umarım öyledir!
Eski Yunan’da sonu gelmeyen ve gerçek gündemle örtüşmeyen devlet ve toplum meseleleri konu oldu mu, “çelik çomak oyunu” diye bir tabir varmış.
TBMM’nde “sarmısaklı” muhalefetten sonra, şimdi de “rakı”lı muhalefet, AKP’ye Cumhurbaşkanlığı konusunda tasarruf kapılarını ardına kadar açan ya da Irak’ın Kuzeyinde yanan ateşe kimilerinin benzin döktüğü ortamda ne derecede uygundur, etkilidir, takdir sizin…
(*): “CHP'den Ata rakı davası”. Sabah gazetesi. 06.02.2007. http: //www.sabah.com.tr/eko117.html