"Şiirler yazarım, şairlik ederim, hainlik etmem!" / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '11

 
Kategori
Blog
 

"Şiirler yazarım, şairlik ederim, hainlik etmem!"

"Şiirler yazarım, şairlik ederim, hainlik etmem!"
 

Kitap, İzmir Fuarında ilgi görmeğe devam ediyor


Şairimiz İsa Küçük, kitabının başında böyle diyor. Yukarıdaki başlık gibi giriş yapmış. Adına da “Şair yasası” koymuş:”İnsan kardeşlerim” diye başlıyor, “hainlik etmem” diye de bitiriyor.

Yazar İsa Küçük, son kitabı “Bütün Hürriyetler Serbest Bu Akşam”’ın her satırından vefa akıyor. Bunu önsöz gibi kısa ve özel olarak belirtmiş. Mana dolu: “Yazmamı kolaylaştıran sevgili eşim, kızım ve oğluma teşekkürlerimle. Ve can tomurcuğumuz Burcu’muza hasretle.” Diyor.

Alışılmamış; vefa dolu, özlem dolu, saygı dolu bir hitap şekli bu. Daha öncede yazar, “Halet Abla Destanı” isimli eserinde, yer yer böylesi duygulu satırları vardı. O kitabında vefanın, kadir kıymetin, sevginin bilinçli olmanın destansı hikayesini anlatıyordu.

“Bütün Hürriyetler Serbest Bu Akşam” kitabı için diyor ki: “Hep yarım kalmış benim şiirlerim. Her okuyuşumda onları tamamlamaya onların diğer yarısını bulmaya çalışırım.. Bu defa “ diğer yarısını” tamamlamaya, bulmaya çıkıyorum. İşte! Bizlerin de, çok saklı köşelerimizde böylesi şiirlerimiz yok mudur. Kimi yarım kalmış. Kimi ha bitti ha bitecek veya bir paragrafı var, gerisi yok olarak. Değil mi?

“Yıllardır defterler, dosyalar arasında saklanmış şiirlerimi paylaşmaya karar verdim. Canlanıp tamamlansın, ses versinler diye” diyor.

Eser, “Hayal Yayınları” ndan çıkmış. 108 sayfa. İmza günü için İzmir Kitap Fuarında rastladık kitaba. Oradaki görevliden sorduk. yazarını sorduk. Gelmemiş İzmir’e. Tanışma fırsatını, böylelikle kaçırmış olduk. “Yazın” dünyasından tanıyoruz kendisini.

İsa Bey 1957 doğumlu. 1980 yılında (SBF) sini bitirmiş. Halen Devlet memuru. “Hem gerçek, hem düş” diye tanımladığı “Halet Abla Destanı” isimli bir kitabı var. Kendisi dememiş ama, biz belirtelim. O şimdi Bartın Valisi. Kendisiyle yüz yüze tanışmıyoruz. Edebiyat dünyasından tanışıyoruz.

Kitapta yer yer lirik deyişler var. Yıllar öncesinde yazılmasına rağmen, şu satırlar, bu günleri bir müneccim gibi göstermiyor mu?

Hayat ucuz / Dolar pahalı / Her şey alınıp satıla / Ateşe barut / Sevgiye kin katıla / Sokağa atıla / Akşam, güneş batınca / Oylar karanlığa atıla / Üstüne yatıla…” ne hoş değil mi?

Kısa özdeyişler de var kitapta: “İki kadın vardı / Biri bana ateş etti / İki kadın vardı / Biri bana ateş etti / Diğerine vuruldum. Bir başkası : “Yukarıda Allah var / Aşağıda insan / Arada bir kırlangıç / Çılgın / Bir değeri de şöyle “ Otuz yıldan beri / H. Konağındaki bedenimden / Geceleri çaldım kendimi / Saklaya saklaya buralara kadar geldim / Denize atın gayri beni…Ve de :: “Şair Yasası : “İnsan kardeşlerim. / Size / Şiirler yazarım / Şairlik ederim / Hainlik etmem..” En son olarak: "Kaç mimar astı Marmaris / Şimdi mimarsız / Şimdi imarsız..."

Yazar, görev yaptığı yer için “ Bartın Türküsü” nde kullandığı dilin, ustalığına bakın siz. Bartın Irmağı, Koskoca Karadenizi “çay demler gibi” nasıl demlermiş bakın:

“Bartın Çayı’nı içince Karadeniz

Bir Paflagon rüyaya dalar

Ferhat’la Şirin buluşur yanar

Sular ilâhisi giyinir, ışık elbisesini

Denizden çıkar

Bir sağnak eser

Ihlamurların kokusu karışır havaya, suya

Balıklar geçer sürü sürü, bölük bölük

Balıklar mavileşir

Bartın Çayı’nı içince Karadeniz

Demlenir.

Mor menevşeler açar kuytularında

Sonra Maviş Ana’nın sesi duyulur:

Sen bir saz olaydın

Bütün türküleri çalaydın

Benim sesim duyunca

Alev alev yanaydın

Bartın Çayı’nı içince Karadeniz,

Dinlenir."

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..