Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '09

 
Kategori
Futbol
 

14 Şubat bize çok yakıştı

14 Şubat bize çok yakıştı
 

14 ŞUBAT BİZE ÇOK YAKIŞTI

Valentine 14 Şubat'ın tohumlarını bir fenerin bahçesine ekerken, aklından geçirmiştir kesin; yılın birinde adına “FENERBAHÇE” denilecek sarı-laci bir sevdanın yüreklere kibrit çakacağını. Kim bilir, belki de tüm 14 Şubat'lar sarı-laci sevdalıları olan bizler için yaratılmıştır. Çok tanrılı yıllarda aşkı, Kaf Dağı'nın ardına ve denizlerin dibine saklamak isteyen diğer tanrılara inat, Zeus'un yüreğindeki adres bellidir; sarı-laci sevdaların yaşandığı Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadyumu...
 

Günün anlam ve öneminden dolayı, sevgilisinden kırmızı gül beklerken, eline tutuşturulan bir kombine kartıyla kandırılan kızın gönlünü tek bir cümle alabilir; ”Seni FENERBAHÇEM kadar çok seviyorum sevgilim...”
 

Valentine'nin 14 Şubat'ları karşısında boynu kıldan incedir süper lig fikstürümüzün. Bir hafta önce yaşanan melankolik İstanbul gecesinin imdadına yetişmiştir bu kez 14 Şubat. Rakip, ligin kör kuyusuna mor menekşe diken Hacettepe.
 

Tribünlerdeki 15 bin sarı-laci sevdalısı tedirgin, taa ki 10'uncu dakikaya kadar. Haftalardır hasret kaldığı partnerinin katkılarıyla dört dakikaya 2 gol sığdırırken Alex, stat dışı farklı bir telaşa sahne oluyor. Bahçe kapısından içeri giren Daianne'nin kulakları anons görevlisinin “De Soğuza” çığlığına pür dikkat kesilmiş durumda. “Acaba Alex mi, yoksa Deivid mi?” sorusuna en güvenilir cevap tribünlerden geliyor. Hatta bunu anons görevlisi yaptığı anonsları ters-düz ederek tasdikliyor. Locasına çıkmak için kullandığı asansörün içindeyken bir “De Souza” anonsu daha. “Yok canım, herhalde bu sefer Deivid atmıştır” ihtimalini çürütmek yine biz tribünlerin işi.
 

Attığı iki golü eşinin göremediğini hisseden Alex, bir gol daha atmaya ant içiyor. Golün dakikasını ve asistanının kim olacağını düşünürken, kral partner maçtaki ilk golünü atıyor. Ardından altın saçlı, melek yüzlü stoper Lugano attığı golle, bir krampon boyu önüne geçiyor okçunun. Devre bu skorla biteceğini sanarken, meşin yuvarlak beşinci kez Migros yöresindeki kale fileleriyle tokalaşıyor. 435 gün aradan sonra gelen frikik golü Deivid'e kısmet oluyor. Skorboard'ta tebessüm eden 5-0'lık skor maç sonucu gibi görünse de, kimseyi aldatmasın, bu yalnızca ilk yarının profili...
 

İkinci yarı bıraktığımız yerden devam ediyor. Kimilerince; “Orta saha oyuncusu” olarak anılan kral partner Semih, bir gol daha atarak ucu buseli bir mesaj gönderiyor tribündeki sevdiceğine. “Bu goller senin için sevdiğim.” diyor sanki. Bu golden sonra “El Clasico” ve “6 Kasım” mağdurlarından olan ezeli rakibin yüreği çınlatılıyor; “Kulakların çınlasın...”
 

Kaptan Alex'in yemini var eşine De Souzagillerden en azından bir gol izletmeye. Gol dakikasını 58 olarak seçip, asistanlığa da bu sefer Emreciksin Gökhan'ı layık görüyor partner Semih'e göz kırparak.
 

14 Şubat'a çok yakışan bu gollere noktayı Aragones koyuyor adeta yaptığı değişiklerle. Rakip, sanki 7 gol birden yememişçesine çıkıyor kabuğundan. Daha çok açmaya başlıyorlar yarı alanımızda solgun mor menekşeler. Böylelikle sekiz farklı galip gelme heveslerimiz kalıyor kursaklarımızda. Arşivlere şöyle bir göz attımda; meğer daha önce hiç sekiz farklı galibiyetimiz olmamış orta yaşlı süper ligimizde.
 

Sevginin dünyaya sözünü bir günlüğüne de olsa geçirebildiği bu kutsal güne yakışan kareler vardı ki; “Sözün bittiği yer” deyimine en güzel tanım olsa gerek. Nobre ve Bobo'nun eşleri, Danianne'nin yanına ne kadar yakıştılarsa, atılan her gol sonrası oyuncularımızın yedek kulübesine koşuşları bir o kadar yakıştı. Kısaca elde edilen bu 7-0'lık galibiyetle birlikte bu yıl 14 Şubat bize çok yakıştı... 

 
Toplam blog
: 130
: 740
Kayıt tarihi
: 05.12.07
 
 

İlk önce şunu belirteyim; yürüme engelliyim fakat hayata pamuk ipliği ile değil, LACİVERT YÜREĞİM..