- Kategori
- Güncel
2013 – 2014 eğitim ve öğretim yılı hayırlı olsun

Zil çalıyor
Bugün, 2013 – 2014 Eğitim öğretim yılının başladığı gün. Bugün, eğitim öğretim hatıralarımın çağladığı gün. Bu gün duygularımın doruk yaptığı gün.
İlkokula 1952 -1953 Eğitim yılında başladım. O günden 1999’a kadar öğrenci ve öğretmen/yönetici olarak bil filli eğitim ve öğretimin içindeydim.
Emekli olduktan sonra eğitim ve öğretimin ne içindeyim, ne de dışındayım.
İnsan, bazen ne yazacağını önceden kestiremiyor. Sözün gelişiyle önceden düşünmediğinizi yazabiliyorsunuz. Örneğin ne içindeyim, ne dışında kelimeleri Tanpınar’ın şiirini çağrıştırdı. Gel de yazma:
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.
Eğitim, benim için yek pare bir an. Yukarıda ilkokula başladığım tarihi yazdım; ama ondan önce mahallemizin Kur’an Kursuna gittiğim de düşünülürse kendimi bildim bileli eğitimin içinde olduğumu söyleyebiliriz.
Bazen torunumun okuduğu okula uğruyorum. Açılış törenlerine katılıyorum ( Bkz. http://blog.milliyet.com.tr/okullar-acilirken-tazelendim/Blog/?BlogNo=326329)Bugün de açılış törenine katıldım. Müdür başyardımcısı ve ardından Müdür Bey öğrencilere “Nasıl başlarsanız, öyle biter.”dediler. Ve beni gerilere gönderdiler. Ben de yöneticilik yıllarım da buna benzer vurgular yapardım. Eski Milli Eğitim Bakanlarımızdan Hasan Ali Yücel’in Başarının Sırrı başlıklı bir yazısından aldığım bir paragrafı da sık sık kullandığım olmuştur:
“ Başarının sırrı iyiye başlamak, iyi başlamak ve başlanılan işi iyi bir yoldan takip edip iyi bitirmektir.”
Milli Eğitimde yapılan değişiklikleri yakından takip edemedim, medyadan hareketle eleştirmek de istemem; onun için dua ediyorum sadece:
İnşallah sevgili yavrularımız, gözbebeklerimiz, geleceklerimiz iyiye başlamışlardır. İyi başlamışlardır ve iyi bir yoldan devam edip iyi bitireceklerdir. Bunun aksi olursa, üzülmek ne kelime kahroluruz. Umarız ki Milli Eğitim görevlileri ve yetkililerimiz bu bilinç içindeler. Şu kesin olarak bilinsin ki eğitimle oynanmaz.
Ya, neler demişim. Aslında eğitimi yönetenlere tam güven hali içinde Tanpınar’ın mısralarını okumaya devam edebilmeliydim:
Başım sükûtu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.
71. yaşına girmek üzere olan birinin Milli Eğitimin içinde olması düşünülemeyebilir; ama 35 yıl okullarda öğretmen ve yönetici olarak çalışmış birinin eğitim dışında olması da olanaksız. Onun içindir ki duygu ve düşüncelerimi sarmaşık gibi olmuş.
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
Işığı görmek umuduyla eğitim öğretim yılının hepimize hayırlı olmasını dilerim.
Sabahattin Gencal, Başiskele - Kocaeli