Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '11

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
102
 

94 yaşında anne diyebilmek...

94 yaşında anne diyebilmek...
 

Anne olabilmek..


Keyifsiz bir akşamdı. Keyifsizliğim geceye de sirayet etmiş; uyku denen münafık hala benim yurduma uğramamıştı. Boş beleş internette dolaşmakta izlemiş olduğum filmlerin aklımda kalan heyecanlı sahnelerini tekrar izlemekteydim. Bayram olması münasebetiyle sabah gidilecek bir iş olmaması beni daha da tembelleştirmiş, tembelliğimin saltanatını sürmekteydim.

Ne vakit sonra uykuyla dost olabileceğime karar verip, yanıbaşımdaki yatağıma doğru yumuşak bir iniş yaptım. Yastığa başımı koymamla uykuya dalmam bir olmadığından bir süre yastık ve yorganımla boğuştuktan sonra tüm gün harcamadığım eforu yatakta harcadım. Bir ara dalmışım..Zannımca uykuya dalalı en fazla 2 3 dakika olmuşken duyduğum bir çığlıkla yataktan fırlayıverdim .. Anne !!!!

Ses salonda yatan annannemden geliyordu. Apar topar tüm aile yataklarından kalkmış salonda buluşmuştuk. Işığı yakmış olduğumuz halde annanem can hıraş şekilde "Anne, Anne" diye sayıklıyordu. Belli ki bir kabusun içindeydi. Sonra "düşüyorum" demeye başladı. Annem yanında oturdu; "anne düşmüyorsun yanındayız."dedi; ama o hala kabusun içinde "düşüyorum anne."diye sayıklıyordu.

Bir süre sonra kendine geldi; suyunu verdik. Etrafa boş gözlerle baktı, uzun zamandır da iyi duymuyordu zaten. Bu sebepten söylediklerimizin, telkinlerimizin ne kadarını duydu ya da anladı hala tam olarak bilmiyorum.

Annem bir süre daha salonda kaldı, babam yatağına döndü, kız kardeşim biraz söylenip odasına doğru yöneldi. Ben salonda kalmıştım. Hani Allah biliyor ya kendimi bildim bileli hayatımın içinde olan annannemle frekanslarımız hiç uyuşmamıştı. Her dediğinin yapılmasını isteyen hatta emreden bir kadındı. Bu yüzdendir ki ona daha 10 yaşında "padişah" diye başkaldırışım.

Ama son zamanlarda iyice elden ayaktan düşmüştü; o gece de salonda ona bakarken bu kadar zıtlaştığım insanı üzülerek izledim. Tam salondan çıkarken anneme seslendim; "94 yaşında ama hala anne diyor. Bu çok enteresan." Annem öyle bir başını salladı. Ses etmedi.

Evet, bu 94 yaşındaki kadın, hala annesini özlüyordu. En kötü anında ne kendi kızının ne damadının ne de biz torunlarının adını söylememişti. Anne Anne diye haykırmıştı. Belli ki annesinin yanında olmak istiyordu. Geçtiğimiz günlerde de annemin, kendi annesini "Anne geliyorum" diye sayıkladığını duyması da bundan olsa gerek.

Son söz: Anne sevgisini ya da anne olmanın ayrıcalığını zaten yazanlar yazmış; anlayanlar anlamış. Belki bir bebek ilk çıkardığı seslerden "ba ba" dese de ilk mantıklı kelimesinin anne olması ne kadar manidar. Bir bebekte olsak 94 yaşında bir ihtiyar da hepimizin ilk aklına gelen annemiz olmuş. Kimsenin aklına babası gelmemiş. Bu ne büyük şansızlık ben ve diğer erkekler için.

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başlık çok güzel, biraz daha derin işlenebilirse yazı da daha okunur olacak diye düşünüyorum.

Kaan Akoba 
 10.11.2011 20:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1586
Kayıt tarihi
: 11.07.11
 
 

Metin ve haber yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster