​ Yazıklar olsun! / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '06

 
Kategori
Haber
 

Yazıklar olsun!

Yazıklar olsun!
 

Böyle bir akıl ve iz’an dışılığı, aklı başında ve sağduyulu birçok Fransız bilim insanı bile red ederken, hatta içlerinden çok çok önemli bir Fransız tarih profesörü, kendi fanatik ve bilim düşmanı insanlarını protesto etmek amacıyla Türk vatandaşlığına geçme başvurusunda bulunmuşken; siz bir Türk kadını olarak bunun hesabını tarih önünde, bu millete ve duyarlı insanlığa nasıl verebileceksiniz?

22 Ekim’de Hollanda’da milletvekili genel seçimleri var. Söz konusu seçimlerde yedi Türk aday da yarışmaya hazırlanıyorlar. Buraya kadar her şey gayet normal. Türk adayların sözde Ermeni soykırımını tanımamaları durumunda seçimlere giremeyeceklerini ilan ediyor, süper demokrat(?) ve çağdaş(?) ve de medeni(?) Hollanda’nın, özenilesi(?) hukuk devleti. Buraya kadar da normal değil tabi ki ama olağan. İşte asıl bizi yüreğimizden kanatan olay bu aşamadan sonra cereyan etmeye başlıyor.

Seçimlere girecek yedi Türk’ten altısı bu durumu onurlarına yediremiyor, kanları almıyor, seçilme ihtimalleri de çok yüksek olmasına rağmen ve elde edecekleri bir dolu getiriye karşın, övülesi bir duruş sergiliyor, sözde soykırımı kabul etmeyerek seçimlerden çekiliyorlar. Sizlere helal olsun.

Kimlik kartının milliyeti hanesinde Türk yazan, Nebahat Albayrak isimli bir bayan var ki kanımızı donduruyor. Kendileri, solcu Hollanda Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin milletvekili rozetini taşımaktalar. Bugüne kadar ki yaptıkları konuşmalarda, verdikleri demeçlerde, medya bildiri ve beyanlarında sürekli olarak sözde soykırımı inkar eden, bu konunun politikacılardan çok tarihçilerin işi olduğu yönünde bir duruş sergileyen, bir anlamda Türk devlet tezinin ve Türk kamuoyunun genel görüşünün tam paralelinde bir noktada durmakta iken parlamenter koltuğunun tehlikeye girmesi ihtimali mevzu bahis olunca birden bire kulvar değiştirdiklerini üzülerek ve utanarak izliyoruz.

Ne denilebilir ki? Ancak bazı sorular hemen aklıma geliyor. Sayın Albayrak, -bilmiyorum vatan kelimesi sizin için ne anlam ifade ediyor ama- vatanınıza gelip, gümrük kapılarında soyadınızla müsemma Al bayrağımızı gördüğünüzde hiç mi içiniz sızlamayacak?

Memleketinizdeki ailenizin, akrabalarınızın, eşinizin, dostunuzun ve kanınız, canınız insanlarınızın yüzüne nasıl bakabileceksiniz?

Hollanda’daki Türk’lerin temsilcisi olduğunuzu hangi hak, duygu ve hisle iddia edip, beyan edebileceksiniz?

Şayet varsa, çocuğunuz yarın size “anneciğim sen yıllardan beri soykırım yok derken ne oldu da birden bire Ermenice, Hollandaca, Fransızca düşünmeye başlayıp da var diyebildin” diye sorduğunda nasıl bir cevap verebileceksiniz?

Böyle bir akıl ve iz’an dışılığı, aklı başında ve sağduyulu birçok Fransız bilim insanı bile red ederken, hatta içlerinden çok çok önemli bir Fransız tarih profesörü, kendi fanatik ve bilim düşmanı insanlarını protesto etmek amacıyla Türk vatandaşlığına geçme başvurusunda bulunmuşken; siz bir Türk kadını olarak bunun hesabını tarih önünde, bu millete ve duyarlı insanlığa nasıl verebileceksiniz?

Ne diyelim sayın parlamenter? Eminim ki bu ve benzeri sorulara verebileceğiniz çok ince politik üsluplu cevaplarınız vardır, olacaktır. Ne demişler: Minareyi çalan kılıfını hazırlar.

Bugün Fransa meclisi, sosyalist Ermeni Daşnak Partisi’nin yandaşı Fransız sosyalistlerinin verdiği ırkçı ve bilim dışı yasa tasarısını görüşecek, oylayacak, kabul ederse de yasalaşma süreci devam edecek. Siz de bu sözümona enternasyonal arkadaşların ideolojik tarafgirliğini alkışlamaya devam edeceksiniz. Peki ama ne için?

Son söz: Yazıklar olsun!

 
Toplam blog
: 898
: 3759
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..