Bazen bu “Vatandaş”ın, daha doğru bir ifade ile “Ayak takımı”nın, devlet ricaline[1] karşı takındıkları tavırlara, sergiledikleri edaya, sarf ettikleri laflara “İfrit”[2] oluyorum… Bakın neden…
Bu gün Pazar... Tatil günü, iş güç yok ya (sanki başka gün var da) oturdum düşündüm ve sonunda bir karara vardım. Ben “Kadınları eve kapatacaksın, burunları bile dışarı görünmeyecek. Eğer il..
Haberi okuyunca “Dur… Bu konuda bir yazı yazayım” dedim. Sonra “Sana ne adamın üç karısından, alan memnun veren memnun. Devlet de gereğini yapmıyorsa… Sana ne…” dedim. Demesine dedim de..
İktidar ve muhalefet partileri, bir taraftan gündemi yaratırken, diğer yandan da gündem üzerindeki görüş ve düşüncelerini ve varsa muhataplarına cevapları, TBMM çatısı altında gerçekleştirdikler..
Bugün[1], Milliyet Gazetesindeki köşe yazısında Hasan Cemal üç soru soruyor. Yazınsın başlığı da şöyle:“Yargısal darbe sürecinde akla takılan üç soru... AKP’ye alternatif, darbe süreçlerinde ara..
Bilindiği ve izlediğiniz gibi Türkiye’de “Medya” kısım kısım… Her bir kısım da kendi görüşlerini anlatmak için gerek “Manşetten” gerekse “Köşelerden” milletin hem zihninden, hem de damarından gi..
Hemen herkesin, bir şekilde bildiği bir fıkradır “Oduncunun odunu” ile “Terzini Makası” fıkrası… Canı çok yanan terzi, meselenin ortasına “Makası”nı koymuştu da oduncu da “Olmadı” demişti.<..
Bu laf, aslında bu yazıya yakışmaz. Adanalı Celal, Celal SERİN… Adana’nın renkli kişiliklerinden biri… İktisat fakültesi mezunu, gazetecilik yapmış, Adana gece hayatının ünlülerinden ve Adan..
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nden beklenen, ısmarlama bildiri yayınlandı. "Yargı bağımsızlığına saygı ilkesinin önemine" vurgu yapılan bildiride, "Bununla birlikte, çoğulcu demokrasinin..
Önce bir fıkra… Tur otobüsü şoförü, omzuna dokunulunca hafifçe başını çevirmiş, bakmış ki elinde bir avuç badem, yaşlı bir kadın... Teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş. 15 da..
Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..