Milliyet yazarlarından Aslı Perker’in yazılarını çok seviyorum; ciddi anlamda çok samimi buluyor ve yazım dilini de pek beğeniyorum. İzmirlilik çekiyor, sanıyorum! Tam yazı yazmaya ..
Ne zaman canım çok sıkılsa en sevdiğim anıları düşünmeye çalışırım; genellikle de çocukluğuma aittirler, misal: Bir deniz kokusu vardır burnumda! Beş yaşında falandım sanırım, İnciraltı sah..
Yok, ciddi anlamda cümleleri evirip-çevirmeyi, efendime söyleyeyim hangi mantık ve duygu hali ile söylendiğini falan düşünmeyi çoktan bırakmıştım da, her bir beyanat bu kadar mı kin kokar arkadaş?<..
Bundan tam 22 yıl ve 3 gün önce karnım burnumdaydı; ha doğurdum ha doğuracağım halleri, kendini hiç düşünmüyor insan, hani ölür müyüm falan diye doğururken… Tek derdi sağlıklı bir bebek dün..
Pek sevgili hemcinslerim, çok genç olanlarımızın duymamış olma olasılıkları yüksektir, duysalar da mutlaka ya gülüp geçmişlerdir, ya da deli ay bu insanlar demişlerdir tahminen, aynı benim yirmili ..
Kilo hesabı üzerinden birim fiyat belirleyen yerlerin terazileri ayar denetlemesine tabi tutulur; malına göre terazi olur, kantar olur, mühim olan tartının ayarının bozuk olmaması. Amaç ise..
Şöyle keyifli bir Pazar yazısı yazayım istiyordum; Gezi Parkı’na müdahale ve elleri satırlılar yine keyif falan bırakmadı! Hoş, tencere-tava çalmaya kesilen cezalar da can sıkıcı ama bir ir..
Yurt dışından bir okurum soruyor: Lütfen, diyor, sorar mısınız, madem eşi ile buluşacakmış neden eşi on beş dakika evvel orada olup da eşini ve altı aylık bebeğini beklemedi? Ben olsam, diy..
İnsanın içinden birer boy aynası alıp göndermek geliyor: Suçlu arıyorsanız buyurun babında… Başbakan Mehmet Ali Alabora’ya yüklendikçe yüklendi, neymiş oyununda Gezi Parkı ile ilişkilendiri..
İster “Düdüklü tencere patladı!” diyelim, ister “Cin şişeden çıktı bir kez…”, artık bu halkın zorla susturulanları ağızlarına bağlanan bantları çözdü bir kez! Gözleri bantlı, kulakları tıka..
İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..