Görürüm gidişini gündüzün bir kapı eşiğinden bir kuşun uçuşundan, çiçeğin kokuşundan tam vakti, derim, görev vakti. Duyarım dalışını kentin bir bulanık ırmağın ağır havasına
İnsan evrenin bir parçası bu iş bilginin doğrusudur Nereden geldik, nere gideriz, bu bir ahret sorusudur. Bir katre içinden Tanrım seni seçti, seni gönderdi Ne için, görevin ney..
İnce bilekli bir kekliktir yüreğim Kanlı ayaklarıyla bağrımda gezer Ne dostlar duyar kanat vuruşlarını Ne de ibiğinden kimseler öper.. Bir garip selvidir yüreğim Narin yaprakları..
Yukardaki kısaltmalara bakıp, FIR hattı diyince, hadi diyelim, uçaklarımızın uçabileceği sınırları gösteren bir hat..olabilir ama, TIR Hattı nedir? Diye soracaklardır… Haklılar. Onu da ben uydurdu..
Acıyla dolu türküler yakılmak istenir bir yandanBir yandan kalplerimiz güzel dilekler dilerBir yandan kara günler bırakmaz ki gülelim. Trenler koşar gider koca kapılı evlereKapılarda ..
Bak bugün fakiriz ama umutlarımız varYarın çocuklarımız olacak bu parkı dolduracakSana pembe renkli perdeler alacağımBak göreceksin ne kadar mutlu olacağızİki kız, bir oğlan bir dut a..
Bir zamanlar akıllı büyükler ne derdi : ”öyle etliye, sütlüye karışmayacaksın..” Etliye sütlüye dokunmayınca da herhalde havadan, sudan sözetmek gerekiyor. Oysa okumuş yazmış bir kişi toplumuna..
Öğretmenim derken içim sızlar, yurdun mimarıdır onlar Köyde kentte bıkmazlar durmadan arı gibi çalışırlar. Kış yaz, soğuk sıcak demeden yürürler köy yollarında Elinde kitaplar, ..
Şu tepeyi de aşarsak artık yakındırKan ter içinde kaldık ama mutlaka oradaBizi bekliyor belli ki, dokuz doğuruyorKalkıp kalkıp oturuyor ufku gözlüyorŞu köşeyi dönünce belki görünür
Yağmur insanı serseme çeviriyor bir köşede unutulmuş un çuvalı yel değirmeninin dönen kolu gibi insan, yalın, süzgeçlerden geçen şekersiz bir çay, bekler kapısında tutsaklığın.<..
Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..