EYLÜL… Otogardan indiğimde saat gece 10’u çoktan geçmişti. Üstelik deli gibi bir yağmur sanki peşimden kovalıyor, kovalamakla kalmayıp banyo yaptırırcasına bütün bedenimi ıslatıyordu. Bekâr e..
Uyandığında Servet yatağın hemen yanı başındaki koltukta uyuyordu. Yatağında doğruldu, yastıkları sırtına verdi. Seyretmekten hoşlanırdı Servet’i. Sakalları birkaç günde bu dağ evinde hemen uzamaya..
Yaşlı bir adam… Yüzünde saklıyordu yaşadığı yılları Ve saçlarında, beyaz mı beyaz... Temiz giyinirdi oldum olası, Kitaplara tapardı rahmetli eşinden sonra… Gece yarıla..
CAN… Merhaba. Şehre bugün döndüm. İşlerim aksadı da aksadı. Bazen öyle olur, iş bir ters gitmeye başladı mı devamı çorap söküğü gibi gelir. Mutluluğu kaçırmanızın bir sebebi olarak ..
CAN… Hoş bir doğum günü kutlaması olmuşa benzemiyor farkındayım. Yarın belki bir özür mail’i göndermek zorunda kalacaksınız biliyorum. Olur, böyle şeyler boş verin o kadar kafanıza takmayın..
Bir sürü mahkeme salonunun giriş kapılarının bulunduğu koridor oldukça kalabalıktı. Yan yana dizilmiş banklarda oturan insanlar mübaşir tarafından salona davet edilmeyi bekliyorlardı. Orhan uzun za..
Önüne katıp dört tekerlekli arabasını, iteleye iteleye bütün kasabanın hurdalarını toplardı Fazıl Dayı. Çocukluğumdan beri haftada birkaç kez görmeye aşınaydık onu. Kimse bilmezdi nereden geldiğini..
CAN… Aslında yaşamın boyunca kimsenin beni belli bir kalıpla damgalamasına aldırmadım dostum. Kuralcı insanların kalıplarına da sığmayı denemedim hiç. Sadece bazen aklıma takılır, düzenli b..
Her akşam ki gibi parktaki yerimdeyim. Park birkaç yıldır benimle özdeşleşmiş sayılabilir bile. Bütün mevsimlerde aynı saatte, aynı bankta bir süre karşımdaki bir noktaya dalarım. Bazen sevdiğim şa..
CAN… Ne bahar, ne ilkbahar; ikisinin arasında bocalıyor mevsim. Öykülerden, şiirlerin ilk mısralarından; şairlerin doyulmaz sarhoşluklarından geçiyorum. Birkaç metrelik toprak parçasına çiç..
Emekliyim, köpekleri çok severim. Fotoğraf ama anlam saklayan fotoğraflara bayılırım. Yazmak uzun..