Mavi bir İzmir gününe uyanamayınca canı sıkıldı. İyi de, ne olacaktı sanki?.. Sonbaharın son ayı değil miydi; olacağı buydu. Kahvaltı sonrası “daha vaktim var” diye düşünüp daldığı gazetesinden başını..
Bir öğleden sonra ama akşamüzerine doğru, birden işi gücü bırakıp kendinizi sokağa atabiliyorsanız… Ve sekiz dakika sonra denizin kıyısındaysanız… Ve deniz bütün ihtişamıyla mavi mavi göz kı..
Yaşamak...Sevdalanarak,Sevdalanmak kadar, aldanarak yaşamak.Yine de aşkların en güzelini yaşamak. Kavuşmaların en içtenini, bir yandan da,Ayrılıkların en acısını, yüreğin kopartılı..
Bahar gibi bahar bir gündü bugün. İş çıkışı eve gelmek kolay da, kalmak kolay değildi. Evde yemek yokmuş, yapılacak işler varmış, biraz yorgunmuşum… “Amannn” dedim, “boşver”. Böylesi bir gün kaçırılır..
Çok hoş bir sürprizdi; yirmi beş yıl önce mezun olduğum fakültemin Morfoloji binasının en üstüne, sanki göğün mavisine ve ille de maviyle, biz öğrencilerinin ona yakıştırdığı gibi "Ankara Tıp" yazısın..
Ben bir kapıcı çocuğuyum. Ne kadar da şanslıyım! Ben doğduğumda kendi evimizdeydik. Oysa babam işine yeni başlamıştı. Elektrik, su, ısınma da bedavaydı. Hey sen, doktor*! Sen mezun olduğ..
“Düşündüğün şeye bak, önce bir birahaneye götür, içir, sarhoş olunca at bir otele ” diyerek kahkahayı basardım her seferinde. “Amannnn” derdi kızararak, gülerdik. Daha nelere gülmezdik ki!.. Hele her ..
Belki Mithatpaşa Caddesi’nden gideriz düşüncesiyle, ellerimde çiçekler, evimin az ötesinde, köşe başında bekliyorum, “Birkaç dakika geç mi kaldılar sanki” diye düşünürken, telefon çaldı, “Nerdesin, ev..
Her yıl olduğu gibi doğum günü pastasını ısmarlamak, hava durumunun gel-gitlerine göre olabilecek en uygun ama en şık giysiyi ayarlamak, kuaföre gitmek… gibi bildik, kadınsı telaşlarla hazırlandım gün..
Günler öncesinden başlarsınız da hani, büyük heyecanlar yaşarsınız ama… Ama hiç aklınızda olmayan, hatta bire bir sizinle hiç ilgisi olmayan bir şey oluverir ve… Ve olanları bir kadın ille de insan ol..