Çingene kızı o! Adını bilmiyorum. "Karakız" diyorum ben ona. Yaşını da tahmin edemem. Lakin henüz küçük olduğu yüzünden belli. Munis, sevecen bakıyor gözleri. Kendi kendine şarkılar sö..
Geçmişime baktığınız zaman evimde kendi çapımda ufak tefek sakarlıklar yapmış olduğumu öğrenebilirsiniz. Bulaşık yıkarken çay bardağı ya da su bardağı kırmışlığım vardır. Hatta o gün içinde kırd..
İki arkadaş... Limoncu ile balıkçı... Karşıya karşıya tezgah açmışlar sohbet ediyorlar. Yağmur dimdik, kararlı ve telaşlı yağıyor. Limoncu pazar şemsiyesinden tıp t..
-Benim ayakkabılarım yürürken neden ses çıkartmıyor?" -Çıkartır kızım, çıkartmaz olur mu hiç?" -Hayır çıkartmıyor... Çok sessiz.. Yürüdüğüm hiç belli bile olmuyor" -Nasıl ses çık..
Yolculuk boyunca onsuz yapabilir miyim diye çok düşündüm. Bir arkadaşım, "onu özlediğinde gökyüzüne bak" demişti ama kafi gelir mi, üstelik bu konuda kendimi ikna edebilir miyim bilemiyorum..
Önceden, yani küçüklüğümde eski Türk filmlerini izlerken ağlardım. Fakat yıllar geçtikçe dahası gurbete çıktıktan sonra daha bir sulu gözlü oldum. Kavuşma sahneleri, ayrılık sahneleri,duygusal sahnele..
İçinde bulunduğum minibüse iki küçük çocuk bindi. Kara kaşlı, kara gözlü, esmer... cin gibi.. Sanki büyümüş de küçülmüşler. Bir tanesi, yedi ya da sekiz, öbürü taş çatlasın on yaşlarında... Nas..
Başbaşa kaldığımız zamanlarda olduğu gibi, yine denizin kenarına oturduk elimize aldığımız şarap kadehleriyle.. Karşıda tarafta Kumbağın ışıkları güneşte parlayan cam kırıkları gibi..
Şimdiki gibi aklımda.. Bahardan çıkıp da, eriklerin olgunlaştığı, Asmaların salkım salkım kara üzüm olduğu, Tarlalardaki tohumların boy boy ürün verip rüzgarda nazlı ..
Her gece yatağıma yattığımda, Penceremde bir yıldız görürüm... Bir yanar bir söner, Bir yanar bir söner... "Sen" diye düşünürüm... Sen saçlarımı usulca okşarken, B..