Sevdiğim insanlar gidemediğim şehirler gibidir...gidipte göremediğim , , görüpte kalamadağım..sevipte alışamadığım..alışıpta ölemediğim şehirler gibi...sen o şehirlerden İstanbul gibis..
Sen içine döndükçe.. Yüreğin gözlerinden taşardı...Küçüktü ayak izlerin.. Her adımda minyatür göller serpilirdi.. Tuzdan bir çöle...Martının denize dokunduğu gibi..
Gibileri kaldırdım hayatımdan.. Bahçelerimde beslenemez ayrık otları... Gün ışığıyla doğup Gün batımında ölen ne kadar insancık varsa.. çıkardım isim defterinden... Şimdi da..
Her yolun sonuna varıncaVarılan yerin değilde asıl olanın yürünen yolun olduğunu Ve yolun senden ibaret olduğunu.. Ne kadar zavallıysak o kadar çok bakarmışız arkamıza...Ağlamak değil..
Bilmiyorum ...yabancısıyım bu toprağın.. kuşlar kayalar dağlar var çok büyük dağlar.. ayaklarımı sıkıyor botlarım.. tüfeğim ağır geliyor.. nöbette tanımadığım çiçeklerden ..
Güneşi sevmek gibi sevdim seni.. Isıtırken kalbimi , sana dokunamamayı da kabullenerek.. Seni kendime benzetmeye çalışmayarak kendimden bir ben daha yaratmaya çalışmayarak. çünkü i..
Bugün ki sabah diğerlerinden farklı... Bugün yaşadığımız herşeyin biriktirdiği ne varsa anmanın günü.. Bu yüzden doğruldum yatağımdan .. Kalktım kanatarak sabahı.. Koşar adımlarla ..
Vakit ölüm için çok erken..hayat içinse çok geç ortasındayım belirsizliklerin.. saatleri ayarlasam da ayarlayamıyorum zamanı... gelmiyor.. gelmiyor gelmesi gereken... ..
?-Gölge düşen mutluluk- olmaz...belki de bu nedenle çizemediler ''mutluluğun resmini '' ...çünkü mutluluk gölgeliresim gölgesiz olmaz..
Bir ırmak kenarın da bitivermiş zambak gibiydiMütevaziliğin..Bütün özelliğine ve farklılığına rağmen...Tam yalnızlıktan üşürken sıcacık merhabanla kan yürürdüda..