Yılmaz'ın Hürriyet'teki mektubunu okudum. Sonra yorumları...Ne kadar yaşamaya sevdalımız varsa, ölümede o kadar çok sevdalımız,Yaşamak ne kadar yüreğimizde ise, ölümde bi o kadarımızın yüreğin..
Savaşmak sevişememenin eksikliğimi diye düşünürüm çoğu zaman. Erkeklerin birikmiş öfkelerinin dışa vurumu mu?Eski çağlardan beri yapılan tüm savaşlara, ekonomik, dinsel, ırksal, sömürü, milli çıka..
Tarladan soframıza diye başlamıştım yazmaya. Fakat sonradan gördüm ki bu tanımlama yazdığım konuları bütünüyle karşılamıyor. Daha çok tarım ve tarım sorunlarını irdelemeyi düşünürken kendimi gündelik ..
Siyasal hayatımızın en eski ve köklü partisi, devleti kuran ve bu güne kadar hayatını sürdüren fakat henüz kimliğini bulamamış bir parti, CHP.Aslında yapısına ve gelişimine baktığımız zaman chp so..
Önce çocukluğumuzda yaşarız yalanı. İsteriz kocaman sevgileri, oysa verilmememiştir çoğu zaman. Sevgilerimiz ya bir kreşte, ya bakıcıda yada yaşlı bir büyüğümüzün kollarında kalmıştır. Hayat orada kal..
Yeni yıla cumhurbaşkalığı seçiminin tartışmasıyla giriyoruz. Politikasız muhalefet ve iktidar partileri, militarist bir hukuk anlayışı ile yorum yapanlar vs vs. koca bir yılı temel sorunlarımızdan uza..
Hani vardır ya insanın sabah kalkası gelmez yataktan, işe gidesi gelmez.... işte öyle zamanlara ne kadar çok daldık son yıllarımızda hayatın ağırlığındanmıdır, kendi yorulmuşluğumuz mu? Kaç sabah içte..
Şimdi çok uzaklardan sesler bekliyorum, içime güneş gibi doğacak, evrenin en kuytu köşesinden en uzak köşesine beni götürecek, hayatın tüm yüklerini bu dünyada bırakıp evrenin sonsuzluğunda yürümek..
Hiç dilinize dolandımı nazım hikmet in dizeleri “bu gün Pazar beni ilk defa güneşe çıkardılar” gök yüzünün sonsuzluğuna bakarak bu kadar hasret çekenlere hak vererek yaşamın tüm güzelliklerini içinize..
İnceden bir sızı yayılır hasretlik zamanlarda yüreğimize. Özlemler özlemler içimizden akıp gözlerimize dolan, sonrasında usulca iki damla yaş olan özlemlerimiz. Bir sonbahar hüznü ve güzelliğindeki ö..