Yorgundum, suskundumOolmadık yerde olmadık zamandaVe bir cümle bölünmesiTelaşlı cümleler, hayata dair sorularOturasımda yoktu hani aslında Gidesim gelmişti çoktanVe gitmiştim..
Kulaklarımda bir ahmet kaya türküsüVe gözlerimde korkular titrekdamlalar kaçışmış herbiryanaYüreğimde sen asılı, idam sehpasındaNe fırtınalar geldi. Neler geçtiTerkedenler oldu..
Hangimiz istemezki bir kaç zaman geriye gitmekKısa bir an'a, belki biraz daha uzun bir zaman diliminebenlerden hangi ben' e dönmeliyim? peki bendeki hangi sana?artık aynı değilim...
ve ben yüreğime dönmüyorum artık aynalardan kaçıyorum, yansımalardan uzaklardayım kendimden, ailemden, herkesden dağların ardında bir taşın ucunda oturuyorum. ayaklarımı de..
hoşgeldin dostum bende hep çok kalan, gittiğinde çok durmayan otur gel şöyle. deniz kenarında bir taş üstünde yak bir cigara, yak bilirsin içmem ben. Bilirsi..
pek konuşasım yok bugünlerde yine ne kendimle tartışasım, ne sevdaya öfke Nisan yağmurları başladı bu senede kışın son gözyaşları diyorum onlara bilirsin yazı sevmem..
Bugünlerde adımlarımı daha bir sessiz atıyorum. yine sessiz kalıyorum hayata susuyorum yine aynıyım alıp başımı usulca gidesim var dünyanın bir ucuna en sessiz kuytu..
sanırım bazen hayatı yeniden yazmak gerekiyor, sabahları yürüdüğüm yoldan değilde bir başka sokaktan geçmek gerekiyor yolları yeniden çizip farklı yürümek tozlu eski gardrob..
yaşam perdesindeki maskeli balolar yoruyor artık beni kırgınlıklarımın toplamı, omuzlarımı ağrıtıyor sanırım yaşlanıyorum, herkes gibi zaman zaman deniz kenarına gittiğim gi..
Gece yarısı, Saat 12 yi çoktan geçmiş Evime çok uzak olmayan bir parkta, Soğuk bir bankta oturuyorum Hava gündüz ki gibi değil tabi daha bir serin Oyun alanı..