Taze çay yaptım içeriz değil mi?Ne güzel bir teklif değil mi? içimi ısıttı inanın. Biraz önce bir dizide komşusuna sesleniyordu dizideki anne rolünde ki sanatçımız. Teklif sanki bana yapılmış gibi..
Alıştığımız değerlerimiz var. Bayramlarımız. Kimimizi heyecanlandırır, kimimiz "üff nerden geliyor şu bayram şimdi işin yoksa anne baba gönlü et" deyip, bayramı tatil günü kabul eder atarız kendimizi ..
Evi barkı dağıtıp elinde avucun da kalanları dürüp büküp bohçalayıp oğulların kızların evlerine göçer annelerimiz babalarımız. Ne kadar kıymetlidir eşyaları. Hiç bir şeyi kıyıp atamazlar. Babaanem..
İyi gelir demişlerdi, daha kolay doğum yaparsın, haydi hamama gidelim deyip evin tüm hanımları kayınvalide elti ve hamile gelin tası tarağı toplayıp banyo yapmağa gittiler. yanlarında sarma dolma tu..
Erken kalkmama gerek olmayan bir gün yaşasın diyorum. Sadece bugün mü koca bir hafta için bu geçerli.İzinliyim. Demek ki her gün pazar tadında olacak.Çok fazla uyuyamadım, alışkanlık işte yıll..
Titrek sesli, gücü tükenmiş, çok önceleri en ince ayrıntıları ile anımsayıp bir saat öncesinde ne yaptığını hatırlamayan acıyı yoğun yaşamış insanların o malum sonu bekledikleri bekleme salonudur hüzü..
Yokluğum da yas ilan edilmiştir diye düşündüm. Haydi dedim yazılarımı yazayım yoksa bir kaç kişi telef olup gidecek kıyamam blog dostlarıma. Geldim...Baktım ki hiç kimsenin umuru değil benim yazı ..
Geldi geliyor derken gitti bile ablamız. Güzel günler ne kadar da çabuk geçiyor öyle. Bazı anlar vardır bizi üzen geçmesi için dualar ederiz, dakikalar saat olur ne gece sabah döner ne gündüz gece..
Yine pırıl pırıl bir pazar gününe uyandım erkenden. Bugünü kendime ayırdım. İş güç yapmayacağım. Bahçede güneşe karşı oturup rüzgarla bir o yana bir bu yana eğilen sarıya dönmüş bahçeyi seyredeceğim k..
tak tak tak...Postacı idi gelen. Evin büyük kızı postacının uzattığı zarfı aldı, tam içeri girecek iken postacı; imza atmalısın dedi.Hiç bir şey düşünmeden imzayı attı. Gelen bir tebliğ idi, m..