Mal ve can çoğu kez yan yana yaşarlar. Bazen biri öne geçer bazen öteki. Can; iyi-kötü, sıkıntılı-sıkıntısız da olsa herkesin kendisine ait, o da ”nazik bedenden” çıkıncaya kadar. Ama malı edinme..
Dayak cennetten çık… Orhan Alp, Fethiye Ortaokulunda matematik öğretmenimdi. Her öğretmenin davranışlarına özel bir lakabı vardır ya…Biz bu öğretmenimize lakap bile takamamıştık, duyarsa bir..
Anılar, kocayan beyinlerin koltuk değnekleriymiş. Öğretmenin anısı çoğu kez ya çocuk üstünedir ya da müfettiş üstüne. İşte müfettiş üstüne bir koltuk değneği: Yıl, 1983-84 ler, Fethiye Atat..
Fethiye Ortaokulundan 1959 yılında mezun olanlar, 18 Ekim Salı akşamı Fethiye Yakamoz Restoranda toplanarak bir akşam yemeği yedik. Elli iki yıl sonra gerçekleşen buluşmada çok duygulu anlar yaşand..
(Geçen sayıdan devam…) Eski günleri şöyle bir düşünüyor da insan… Ekmek yapacağın unu elde etmek için, buğdayını çuvallar koyar, bu çuvalları ata katıra veya eşeğe yükleyerek dağlar..
-Eve niye temizlikçi tutuyorsun? -Onun da paraya ihtiyacı var, varsın o da kazansın, hem camları silmek kolay mı? -Eee…bizim zamanımızda pencerelerimizde cam bile yoktu. -Oo..