O, pek konuşmaz. Konuşsa da soyut bir zirvedeki yalnız insanın ses tonuyla konuşur. Sanki kendisine en yakın bulduğu kişiler, başkaca soyut zirvelerdeki başkaca yalnız insanlardır. Dünyanın en iyi i..
Sahaf dükkanlarındaki kitap kokusunu bilir misiniz? Merdivensiz yetişmekte zorlandığınız o eski kitap raflarından aldığınız bir kitabın sayfalarını kokladınız mı hiç? Kağıdın yapıldığı ağacın kokusunu..
Yaşadığım yerde bir talandır gidiyor. Görüntü kirliliği yaratıyor diye gecekonduları yerle bir eden zihniyet, bilmem kaç katlı yapıları birbiri ardına dikerek denizin mavisini kapattığı gibi, gökyüz..
"Atımı bir yerde durmamanın güzelliğine bağladım." diyordu Kemal Özer, bir şiirinde. O, şiirlerini severek okuduğum şairlerden biri. Bir ağaç var. Çam gibi, ladin, köknar, söğüt, ardıç gibi bir ağaç. ..
"Alev sarısı" bozkırlara düştü yolumuz yine. Başımızın üzerinde dost selamı, Hidalgo'nun terkisinde binbir çeşit kır çiçeğinin rengi, dolu dizgin yollardayız. Tepemizde sarı sıcak bir güneş. Güneşin..
Matilla bir yazı yazdı. Destan demek daha doğru olur. Oku, oku bitmiyor. Başa gelen çekilirmiş. Yine de okudum o ‘destan’ı. Ben de bir zamanlar Troçki’nin yazdığı, daha doğrusu henüz tamamlayamadan,..
Balkondayım. Gökte ay, yusyuvarlak. Taş yığını yapılar... soğuk, nemli bir hava... aşağıdaki yolda gelip giden arabaların farları... uzaklarda bir iki köpek havlaması... kaldırımda yürüyenlerin ayak..
Bir gün Tanrıya sorarlar "yağmurları neden yarattın" diye. "Gökyüzü başka nasıl yıkanırdı ki?"der. Bu kez yıldızların niye yaratıldığını sorarlar. Tanrı, yanıtlar: "Geceyi aydınlatmak için. ..
"Bir tek insan ayrılır sizden Ve dünya çöle döner" (Lamartine) “Okumayı sökememiş çocuklar gibiyim. Hep başkalarının hayatını yaşamaktan yorgunum. Sımsıkı kundaklara sarmış..
Kim bilir hangi esrik günümde çıktım yola.. Düş atımın terkisinde heybem, heybemde yazı başlıkları... Güneşli, güzel bir gün. Bilmediğim diyarlara doğru, tanımadığım insanların yaşadığı coğrafya..