Oğuz Atay benden az önce gitti. Korkuyu biraz fazlaca bekledim. Beklettim. Birlikte gittiler. Sen kal, dediler. Şimdi sana babandan mektup gelecek. Önce ben yazsaydım... Şöy..
Toprağımda kendi müziğimi dinliyordum... Topraklarımıza uzaklardan geldiler. Cicili bicili idiler. Ağızları iyi laf yapıyordu. Ellerinde dolu dolu kitaplar ve süslü püslü hediyeler. Güldük ..
Karga var, karga!....diye bağırdı çocuk. Kocaman, diye devam etti kalabalık. Sokakta kavga vardı. Karga. İnsanlar ayaktaydı. Ayakta insanlar. Ortam sıcaktı. ..
Acele balık olmalıyım. Suda mavi.... Acele sende elbise giymeliyim. Tende sarı.... Acele su içmeliyim. Bende berrak.... Acele tren olmalıyım. ..
Bir, iki, üç film birden seyrettim. Bir, iki kitap birden okudum. Bir, iki dergiyi karıştırdım. Karıştım. Boyumu ölçtüm. Yanımdaydın. Gülendin karışlarımda. Kimsem yok, demedi adam, ama kim..
Geyik oradaydı. Adam anlatıyordu. Geyik kadına bakıyordu. Kadın gözünü boynuzlardan alamıyordu. İmge sarı bir şarkıydı. Savaş vardı, ilk adamı savaşta kaybolmuştu kadının ve adamın da bir b..
Adam vurdu, top direkten döndü. Öyleee bakıyordun. Kalede ne işin vardı? Bugün 30 kg. sıkmalık portakal gelecek, domates, limon; c.tesi-pazar çok iş olacakmış. Kalede sağlam dur, işte, işinin başın..
İdil gürül gürül anlattı seni. Güneş'in dalgalı sesiyle sevdim seni görmeden. Aslında öyle güzel anlattı ki seni Şiir, hemen tanıdım, anladım ve sevdim. Sonra seni Bol Yıldızlı Gece'nin avu..
Cesaret. Ceset. Her şey bir cesaretle başladı ve bir cesetle sona erdi. İmge, senin evinde resimdi. Benim evimde fareler kedilerle dans ediyordu. Filme alıyordum benden geri..
Bence sen çok kötüye gidiyorsun... Diyorsun yani, ben bittim. Onların arkasında durduğun sürece... Süreç, desem, işte dünya böyle, ne söylersen söyle... Oturma, kalk..